Yeni araştırmalar, herkesin sürekli bir iç monoloğa sahip olmadığını ortaya koyuyor. Yani çoğu insanın sandığı gibi zihnimiz gün boyu cümleler kurarak ilerlemiyor.
Uzmanlara göre iç ses, aslında ihtiyaç duyulduğunda devreye giren bir mekanizma; tıpkı buzdolabının kapağı açıldığında yanan ışık gibi.
Russell Hurlburt adlı psikolog, insanların kendi iç deneyimlerini çoğu zaman yanlış yorumladığını söylüyor. Ona göre birçok kişi sürekli kelimelerle düşündüğünü sanıyor, ancak gerçekte bu durum çok daha sınırlı.
Araştırmalara göre insanların düşüncelerinin yalnızca yaklaşık dörtte biri kelimelerden oluşuyor. Geri kalan büyük bölüm ise görüntüler, duygular ya da duyusal farkındalık şeklinde ortaya çıkıyor. Yani herkes zihninde "konuşmuyor".