Ersoy Dede

Ersoy Dede

09 Mayıs 2018, Çarşamba

Uluslararası Proje ve Kişisel Bilgilerimiz

Gezi ile 17/25 Aralık'la ve son olarak da 15 Temmuz işgal girişimiyle istedikleri neticeyi alamayan güçler, şimdi 24 Haziran'dan bir 'kadife devrim' devşirmenin peşinde.. Bahçeli ve Erdoğan'ın ilan ettiği erken seçim kararıyla operasyon erken doğuma mecbur bırakılmış oldu.. Dolayısıyla da işgale açık hale getirmek istedikleri ülkeyi teslim alabilmek adına ellerinde avuçlarında ne varsa sahaya sürdüler.. En önemli kozları ise, MHP'de aradığını bulamayan 'in politi hırsıydı.. Akşener Başbakan ya da Cumhurbaşkanı olabilmek adına herşeyi göze almıştı.. Polis barikatından uzaklaşmasını söyleyen kocasına bile sert çıkan, 'hadi eve gidelim' diyen eşi için, oğluna 'Al babanı buradan götür' diyerek çıkışan Meral Akşener'in iktidar hırsı, her denemede hüsrana uğrayan dış güçler için önemli bir motivasyondu.. Planın eksiksiz işleyebilmesi için, Akşener'in yanına kadar sızmaları gerekiyordu.. Önce Sorosun Turuncu devrimlerinin finansörü CIA bağlantılı NED destekli Denge Denetleme Ağı'nın önemli ismi Selda Tandoğan Demirel partiye katıldı.. Denge ve Denetleme Ağı'nın arkasında, Turuncu devrimlerin motor gücü olarak bilinen National Endowment for Democracy (NED) adlı kuruluş var.. NED, gibi gelişmekte olan ülkelerin sivil toplum kuruluşlarına finans desteği verip, toplum mühendisliği yapıyor.. NED'in Denge Denetleme Ağına aktardığı para, yıllık ortalama bir milyon dolar civarında.. Aynı merkez, 'cü Taraf Gazetesi'nin de finansörleri arasındaydı.. Dahası de zaten, kuruluş ilkelerini kaleme alırken açıkça, "Denge ve kontrol ilkesi üzerine kurulu kuvvetler ayrılığını kurmak" ifadesiyle projenin siyasi ayağı olduğunu kayıtlara geçmişti.. Selda Tandoğan'ın deşifre olmasıyla birlikte partide bir panik hali yaşandı. Zira ithal başdanışmanın nereye hizmet ettiği Türk milliyetçilerine anlatılamayacaktı.. Ümit Özdağ çıktı ve 'bu hanımın partimizle ilgisi yoktur' diye açıklama yaptı.. Tıpkı FETÖ'cü twitleri çıktığında 'bizim böyle bir sosyal medyacımız yoktur' diyerek yolda bıraktıkları Kerim Çoraklık için olduğu gibi..

***

Daha bu proje isimlerin partideki fonksiyonları tartışılırken bir de Taylan Yıldız ismi sıkça duyulur oldu.. Parti adına aylardır ülkenin dört bir köşesine konferanslara yollanan genç bir müzisyen.. Fakat onu tartışılır kılan özelliği, medyada sıkça yer alan, 'Google'daki ballı maaşını bırakıp Türkiye'ye geldi, Meral Ablası'nın partisine girdi' içerikli haberler oldu.. Sahiden de Google Reklam CEO'su Taylan Yıldız, Türkiye'ye gelerek kendisine bambaşka bir rota çizmiş gibi görünüyordu.. ve bu durumunu, 'millete hizmet için fedakârlık' diye satıyordu.. Peki gerçek öyle mi?.. Taylan Yıldız, Massachusetts Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü'nde master yaptıktan sonra tüm dünyadan yılda en fazla iki kişinin kabul edildiği 'ndeki işletme doktorası pazarlama programına tam burslu olarak girdi. 'Neden sizi seçtiler?' diye sorulduğunda; ".. o zaman 'yanlışlıkla seçtiler' diye düşünmüştüm. Çünkü piyango gibi bir şey…" diyecekti.. Oysa o gün onu Stanford bursuna seçen irade ile bugün Türkiye'ye yollayan aynı merkezdi..

***

Facebook kurulduğu günden bu yana en zor zamanlarını, kişisel verilerin seçim kampanyalarında kullanıldığının ortaya çıkmasıyla yaşadı.. Öyle ki bir ara bu krizin Facebook'a kepenk kapattıracağı bile söylendi.. Peki şimdi benzer bir durumun daha yaşandığını söylesem size.. Bakın İyi Parti'nin ithal danışmanı Taylan Yıldız, Google'da ne iş yapıyordu biliyor musunuz?.. Google için, yüksek bütçeli markaların AdWords reklam analizlerini yapıyordu.. Küresel otel rezervasyon firmalarının, uçak biletlerini karşılaştıran yazılımların, gelişmekte olan ülke pazarlarına girmeyi hedefleyen firmaların Adwords analizleri bu ismin elinden geçiyordu.

Adwords özetle 'hisseden reklam' anlamına geliyor. Kullanıcıların alışkanlıklarıyla onların ilgisini çekecek ürün tanıtımlarını birbiriyle eşleyen kodlar üzerine kurulu bir sistem.. Firmalar için bunun analizini yapıyordu anlayacağınız. İnternet kullanıcılarının eğilimleri, eğitimleri, etnik, dini ya da mezhepsel aidiyetleri gibi verilerle ilgi duyduları ürün çeşitliliğini karşılaştıran bir mekanizmayı yönetiyordu yani.. Anlayacağınız partinin bu dahi çocuğu, dünyada az sayıda kişinin sahip olduğu bir datayla geldi Türkiye'ye.. Peki şimdi bu data nerede?. Türkiye'den Google'ı kullanarak çeşitli internet sitelerine yönlenen milyonlarca internet kullanıcısının özel bilgileri şu anda İP'in danışmanın elinde mi?.. Eğer bu doğruysa bu şartlarda İP'in bırakın seçime girmesi, parti olarak faaliyet göstermesinin bile engellenmesi gerekmez mi?.

SON DAKİKA