İnsan ömrü uzuyor, yaş ortalaması arttığı için de hastalıklar artıyor. İlerleyen yaşla birlikte ortaya çıkan kireçlenme riskine karşı önlemler alınması şart. Kalça eklemi kireçlenmesinin 40 yaş üstü kadınlarda daha sık görüldüğünü söyleyen Liv Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Erden Ertürer, kalça protezlerinin hangi durumlarda takıldığını ve kalça protezi cerrahisinde robotik yöntemi anlattı...
Kalça kireçlenmesi (osteoartrit) nasıl başlar?
Artrit eklemin enflamasyonu anlamına gelir. Eklemde enflamasyona veya deformasyona yol açabilecek pek çok rahatsızlık eklem yüzeylerinde kalıcı hasara ve sonuçta artrite sebep olur. Eklem kıkırdağı normalde düz ve kaygan bir yüzeydir. Artrite bağlı kıkırdakta incelme, pürüz oluşumu ve kemiğe kadar inen çatlaklar ortaya çıkar. Kıkırdaktaki bozulma ilerledikçe kemik yüzeyler birbiri ile sürtünmeye başlar. Eklemin kayganlığı azalır, ağrı oluşur.
EKLEM HAREKETLERİ KISITLANIR

Kalça kireçlenmesinin belirtileri nelerdir?
Artritte hastayı rahatsız eden temel şikayet ağrıdır. Ağrı başlangıçta aktivite ve yük verme ile artar, istirahatle genellikle azalır. Kalça bölgesinde hissedilen ağrı, uyluk ve kasığa doğru yayılabilir. Hastalık ilerledikçe eklem hareketleri kısıtlanır ve yürüme güçlüğü ortaya çıkar. Hareket etmediğimiz zamanlarda da ağrı geçmemeye başlar.
Kireçlenme dışında hangi durumlar kalça ağrısı yapar?
Uzun süreli ayakta kalma, alışılmışın dışında egzersizler ve rutin olmayan hareketler kas ağrılarına sebep olabilir. Kalça bölgesinde direkt kemik kaynaklı kanserler görülebileceği gibi, başka bölgelerdeki kanserlerin yayılımları da kalça kemiklerini tutabilir ve ağrıya neden olabilir. Kalça bölgesinde bulunan sinirler bel bölgesinden köken alır. Dolayısı ile bel fıtığı ve kayması gibi hastalıklar, kalçaya yayılan ağrı ile kendini gösterebilir. Tersi olarak pek çok hastada da kalça kökenli nedenlere bağlı bel ağrısı görülebilir.
ROMATİZMAL HASTALIK OLABİLİR
Kalça kireçlenmesinin nedenleri nelerdir?
Kalça ekleminde kireçlenme olan hastaların bir kısmında, bu duruma sebep olacak belirgin bir neden saptanamaz. Bu gruba primer (birincil) osteoartrit denilir. Son yıllarda daha sık tanı konulmaya başlanan kalça eklemindeki sıkışma sendromunun, primer osteoartrit grubundaki kireçlenmelerin nedeni olabileceği görüşü giderek ağırlık kazanmaktadır. Sekonder (ikincil) osteoartrit olarak adlandırılan ikinci grup hastalarda kireçlenmeye sebep olabilecek belirgin bir patoloji mevcuttur. Sekonder osteoartrit nedenleri olarak gelişimsel kalça çıkıklığı, romatoid artrit ya da ankilozan spondilit gibi romatizmal hastalıklar, geçirilmiş eklem iltihapları, kalça kırığı gibi travmalar ve avasküler nekroz hastalığı sayılabilir.
En çok kimlerde görülür?
Primer osteoartit genellikle 40 yaş üstü kadınlarda daha sık görülür. Kısa boylu ve kilolu vücut yapısına sahip olmak bir dezavantajdır. Ailesinde kalça çıkıklığı ya da romatizmal hastalıklar bulunanlarda genetik olarak risk daha fazladır. Bacak boy eşitsizliği bulunanlarda da kalça osteoartriti görülme sıklığı artar. Geçmişte başka nedenlerle kortizon kullanmış olan hastalarda, femur kemiğinin kalça eklemini oluşturan baş kısmında kan dolaşımının bozulmasına bağlı gelişen ve eklemde kireçlenme ile sonuçlanan avasküler nekroz hastalığı görülebilir.
Engellemek mümkün mü?
Osteoartit genellikle ilerleyici bir hastalıktır. Özellikle primer osteoartrit grubunda hastalığın başlangıç aşamasında yapılacak müdahaleler ile ilerleme hızı yavaşlatılabilir, hatta durdurulabilir. Önemli olan kıkırdak hasarı oluşmadan etkenin ortadan kaldırılmasıdır. Örneğin kalçasında sıkışma sendromu teşhis edilen hastalarda, uygulanacak tedavilerle bu durum ortadan kaldırabilirse, eklemde kireçlenme gelişimi de önlenmiş olur. Sekonder osteoartritte ise neden olan hastalıkların erken tanısı veya kalça çıkıklarının yeni doğan dönemimde tedavi edilmesi gibi daha kapsamlı önleme çalışmaları yapılması gerekir. Genel olarak kıkırdak hasarının ilerlememesi için kilo vermek ve kas güçlerini artırıcı egzersizlere ağırlık vererek sportif bir yaşamı benimsemek; tüm kireçlenme hastalıklarından korunmak için faydalı olacaktır.
DİYETLE DESTEKLENİR

Kalça kireçlenmesinde tedavi seçenekleri nelerdir?
Tedavide cerrahi çözüm son seçenektir. Kalça eklemindeki kireçlenme hastalarında da, protez kararı vermeden önce, protez dışı tedavi seçeneklerinin (ilaç, fizik tedavi vs.) uygulanmış ve bunlardan fayda sağlanmayacak aşamaya gelinmiş olması gerekir. İlk uygulanacak metotlar basit egzersizler, kilo verdirme çalışmaları ve bazı diyet destekleridir. Ağrının giderilmesi için basitten kuvvetliye doğru ağrı kesici ilaçlar kullanılabilir. Fizik tedavi metotları, hem kalça çevresi kasları kuvvetlendirerek, hem de enflamasyonu azaltarak ağrının giderilmesine katkı sağlar. Eklem içerisine uygulanan enjeksiyonlarda diz kadar olmasa da kalça ekleminde de kullanılabilir.
AMELİYAT SON ÇAREDİR
Kalça kireçlenmesinde kalça protezi ne zaman gereklidir?
Kalça eklem kireçlenmesi tedavisinde son nokta protez ameliyatıdır. Artroz ilerleyici bir hastalıktır. Artroza bağlı oluşan ağrı ve hareket kısıtlılığı şikayetleri başlangıçta hafif olup belirli hareketlerde ortaya çıkar. Hastalık ilerledikçe ağrı artar, dinlenme zamanlarında da ağrı olur. Protez ameliyatı öncesi kilo verme gibi önlemler, ağrı kesici tedavileri ve fizik tedavi uygulamaları ile ağrının giderilmesine çalışılır. Belirli bir aşamadan sonra bu tedaviler ağrıyı geçirmez. Hastalar ağrı nedeni ile birkaç 100 metre yürüyemez hale gelir, her gün alınan ağrı kesiciler de tesirsiz kalmaya başlar. Bu durumda artık protez ameliyatı olma zamanınız gelmiş demektir.
ROBOT CERRAHİSİ MAKOPLASTY NASIL UYGULANIYOR?
Kalça protezi dört parçadan oluşur. Dört parçalı bu sistemin sağlıklı olarak çalışabilmesi için parçaların ideal açılarda yerleştirilmesi şarttır. Robot sayesinde protez parçaları olması gereken açılarda kemiğin içine yerleştirebiliyor. Ameliyat öncesi tomografi üzerinden yaptığımız planlama ile kişiye en uygun protez boyutu saptanıp ameliyat sırasında belirlenen protez kullanılıyor. Böylece gereksiz kemik çıkartımları da önleniyor. Robotik kol, ameliyat sırasında parçaları yerleştirirken hekime kılavuzluk ediyor, hata olasılığını ortadan kaldırıyor.
ROBOTUN AVANTAJLARI

Robot ile ameliyat öncesinde kişiye özel planlama yapılır. Böylece hastanın vücut yapısına tam uyumlu protez boyutları ameliyat öncesinde belirlenir. Ameliyat sırasında ölçüm yapılamasına gerek kalmaz.

Ameliyat daha ufak bir kesiden gerçekleştirilir, çevre dokularda minimum hasar meydana gelir ve ameliyat sonrasında daha küçük bir yara izi oluşur.

Robotik kol, ameliyat sırasında protez parçalarının en ideal şekilde yerleştirilmesini sağlar. Ameliyat sonrası oluşabilecek aksamaya yol açan bacak uzunluk eşitsizliği riski en aza indirilir.

Ameliyat sonrası ağrılı dönem ve hastanede kalma süresi daha kısadır, daha az ağrı kesici ilaç kullanılarak karaciğer ve böbrek fonksiyonları korunmuş olur.