YAZARA MAİL GÖNDER Serbest Fırkalı Menderes...

YAZARLAR

Adnan Menderes'e hep trajik sonundan yola çıkarak bakarız. Bıçak gibi keskin bir finaldir bu. Vicdanımızı kesip yaralı bırakmış, ülkenin geleceğini uzun yıllar ipotek altında tutmuş bir final...
27 Mayıs yıldönümleri geldiğinde gazeteler geriye saran bir film gibi, Menderes'in hayat hikâyesini darağacından iktidar günlerine doğru giderek değerlendirirler. Televizyonlar sürekli Yassıada günlerindeki sanık mikrofonundan yaptığı konuşmaları gösterir.
Atmosfere hâkim olan keder, pişmanlık, hınç ve utanç duyguları birçok şeyi hakkıyla kavramamızı engeller.
Hatta dikkatimi çeker, iyi niyetle de olsa bazı yayınlarda Menderes "komplo kurbanı zavallı bir politikacı" noktasına indirgenir.
Oysa farklı bir şey yapıp en başa gitsek...
Yani Menderes'in politikaya giriş sürecine baksak... Anlarız ki, o daha baştan bu yola baş koymuş bir "demokrasi şehidi"dir.

***

Yorumlar çeşitli...
Mustafa Kemal belki 1929 ekonomik buhranının yarattığı hoşnutsuzlukları çok partili bir hayatın patırtısıyla atlatmak istediği için; belki Halk Fırkası'nda artan otoriter eğilimi dengelemek ve meclis dışında kalan kesimlerin muhalefetini kontrol altında tutabilmek için Fethi Okyar'a yeni bir parti kurması talimatı vermişti.
12 Ağustos 1930'da Serbest Cumhuriyet Fırkası kuruldu.
Kurucular Halk Fırkası'ndan istifa eden "güvenilir" kişilerdi. Fakat birkaç gün içinde işin rengi değişiverdi. Daha "sivil" bir toplumu özleyen aydınlar, esnaflar, çiftçiler hızla parti saflarına katıldılar.
Serbest Fırka'nın ayağının tozuyla yaptığı İzmir mitingindeki coşkun atmosfer ve muazzam kalabalık demokrasi tarihimizin unutulmaz sayfalarındandır.
İktidar partisinin mitingine gelmeyen kitlelerin Fethi Bey'e "Kurtar bizi!" diye bağırması Ankara'nın gücüne gitmişti.
Ankara gazeteleri mitinge katılanları "cahil kara kalabalık" olarak yaftalayıp yeni partiye katılanları "bulanık suda balık avlamaya çalışanlar" olarak tarif etti..
***

Şimdi "bütün bunların Menderes'le ne ilişkisi var?" diye soracaksınız...
Anlatayım...
Fethi Bey ve arkadaşları partinin İzmir ilçe teşkilatlarının kuruluşunu tamamladıktan sonra önce Manisa'ya, oradan da 10 Eylül akşamı Aydın'a hareket ettiler.
İşte tam orada, yani Aydın'da 30 yaşında gencecik bir adam tarih ve politika sahnesine çıkıyor.
Başlangıç noktası orası...
Sezdiğim şu ki, CHP ve Cumhuriyet'in yönetici elitleri...27 Mayıs ve sonrasında Menderes'e sadece iktidar günlerinin değil, asıl bu köklü "politik fark"ın hesabını sormaya kalkıştılar.
Yarın kaldığım yerden devam edeceğim...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.