Yaz aylarının en güzel yanlarından biri cildimizin sürekli, doğal bir ışıltıya sahip olması. Sonbaharın gelişinin en zor yanlarından biri de bu özelliğin kaybolması. Güneş parladığında, cildinize biraz nemlendirici sürmek ve gün boyu ışıltılı görünmek kadar basit bir işlem yapılabilir. Ama eylül ayının ortalarına geldiğimizde ve güneş kaybolduğunda, geceler çok daha erken kararmaya başlıyor ve cildimiz cansız görünüyor. Özellikle ciltte oluşan renk eşitsizlikleri oldukça can sıkıcı olabiliyor. Peki bunlardan nasıl kurtulacağız? İşte cevabı..
Havaların soğuması ve güneşin kendini daha az göstermesi, bronzluktan açılmaya başlayan cildimizdeki renk eşitsizliği ve kuruluk gibi farklı sorunlara yol açabilir. Ancak sonbaharın bu olumsuz etkilerinden kurtulmanız mümkün.
SONBAHARIN CİLDİNİZ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Sonbaharın gelişinin üç önemli etkisi vardır:
KURULUK VE SUSUZLUK
Daha serin hava ve daha düşük nem seviyeleriyle, sonbahar aylarında hava daha kuru olma eğilimindedir. Bu, cildinizden daha fazla su kaybına yol açabilir, bu da kuruluk, pullanma ve gerginliğe neden olabilir.
AZALTILMIŞ GÜNEŞ MARUZİYETİ
Güneşin yoğunluğu azaldıkça, güneş kremini atlıyor olabilirsiniz. Ancak, cildinizi zararlı UV ışınlarından korumak için güneş koruması kullanmaya devam etmek önemlidir.
PEELİNG YAPIN
Peeling, düzensiz cilt tonlarını yönetmede kritik bir adımdır. Temizleyicileriniz, serumlarınız ve nemlendiricilerinizdeki düzeltici bileşenlerin epidermise nüfuz etmesine ve işini yapmasına yardımcı olmak için, önce yüzeydeki ölü, donuk cilt hücrelerini soymanız gerekir.
Cilt tipinize uygun bir peeling bulun ve haftada iki kez kullanarak hiperpigmentasyonu hafifletin ve koyu lekeleri yok edin.