İngiliz basınında yer alan habere göre, eski JPMorgan çalışanı Chirayu Rana, eski patronu Lorna Hajdini'ye yönelik açtığı eyalet davasını geri çekerek, ırkçılık, misilleme ve yeni kanıtların da yer alacağı daha kapsamlı bir federal dava açmaya hazırlanıyor. Cinsel istismar ve baskı iddialarını reddeden Hajdini ise suçlamaların asılsız olduğunu savunurken, taraflar arasındaki hukuki mücadele karşılıklı davalarla daha da büyüyor.
İngiltere merkezli The Sun'a göre, Wall Street'in eski önde gelen isimlerinden Chirayu Rana, eski patronu Lorna Hajdini'ye karşı New York eyalet mahkemesinde açtığı ve büyük yankı uyandıran davayı geri çekmeye hazırlanıyor.
35 yaşındaki Rana'nın, avukatlarının "çok daha kapsamlı ve zarar verici" olarak tanımladığı yeni bir federal dava açmak için harekete geçtiği bildirildi. Avukatlar, yeni davada ilave iddiaların yanı sıra "önemli yeni kanıtların" da yer alacağını belirtti.
IRKÇILIK VE MİSİLLEME İDDİALARI GÜNDEMDE
The Sun'a göre, Rana daha önce Hajdini'nin kendisini aşağılayıcı cinsel eylemlere zorladığını, uyuşturucu verdiğini ve kariyerini tehdit ettiğini öne sürmüştü. Ancak yeni hukuk ekibi, ilk başvuruda ırk ayrımcılığı, misilleme ve aile ile sağlık izinlerine müdahale gibi kritik federal ihlallerin yer almadığını savunuyor. Avukatlar, iddia edilen usulsüzlüklerin tüm boyutunun ortaya çıkarılması için davanın federal mahkemede görülmesi gerektiğini ifade etti.
Rana'nın avukatlarından Jon L. Norinsberg yaptığı açıklamada, kamuoyuna sunulan hikâyenin gerçeği yansıtmadığını savunarak, JPMorgan'da yaşandığını öne sürdüğü ırkçılık, taciz ve misillemenin tam boyutunun şimdi ortaya konulacağını söyledi. Avukatlar ayrıca, ayrıntıları henüz açıklanmayan "önemli yeni kanıtlar" elde ettiklerini ve önümüzdeki haftalarda kapsamlı bir dava açmaya hazırlandıklarını duyurdu.
ŞOK İDDİALAR NİSAN AYINDA GÜNDEME GELMİŞTİ
Skandal ilk olarak Nisan ayında Rana'nın açtığı davayla kamuoyuna yansımıştı. Mahkeme belgelerinde Rana, Hajdini'nin kendisini Rohypnol ve Viagra ile uyuşturduğunu, "seks kölesi" haline getirdiğini, kariyerini mahvetmekle tehdit ettiğini ve sistematik cinsel tacize maruz bıraktığını öne sürmüştü.