Son Dakika: Yunanistan merkezli SL Press, Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde Atina'nın en büyük endişesinin, NATO'nun yeni Entegre Hava ve Füze Savunma (IAMD) planı kapsamında Türkiye'ye daha geniş bir operasyonel rol verilmesi olduğunu yazdı. Haberde ayrıca, Yunanistan'ın Ukrayna'ya yönelik NATO destek programlarına katkı baskısı ve yerli savunma sanayisinin güçlendirilmesine ilişkin beklentilerin de zirvenin Atina açısından öne çıkan diğer kritik gündem başlıkları olduğu belirtildi.
Habere göre, Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde Atina'nın en büyük endişesi, İttifakın yeni Entegre Hava ve Füze Savunma (IAMD) planı kapsamında Türkiye'ye daha geniş bir operasyonel rol verilmesi ihtimali oldu. Haberde, Yunan hükümetinin kamuoyuyla paylaşmadığı bu konunun eski Başbakan Antonis Samaras tarafından gündeme taşındığı belirtildi.
SL Press'in haberine göre, Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanlığı'nın (SACEUR) operasyonel sorumluluk alanının tamamını kapsayacak yeni IAMD planı, NATO ülkelerinin hava sahalarının bağımsız şekilde izlenmesi yerine merkezi koordinasyona dayalı ortak bir hava ve füze savunma sistemi öngörüyor. Buna göre belirli bölgesel merkezler üzerinden yürütülecek savunma yapısında Türkiye'nin daha önemli bir görev üstlenme ihtimali Atina'da kaygıyla takip ediliyor.
Haberde, Yunan diplomatların Başbakan Kyriakos Mitsotakis'in geçen şubat ayında Atina'da SACEUR Komutanı Alex Grinkewitz ile yaptığı görüşmede, Yunanistan'ın IAMD planına ilişkin önemli kararları engellemeden "yapıcı bir tutum" sergileyeceği yönünde güvence verdiğini aktardığı ifade edildi.
"ATİNA PASİF KALDI"
SL Press'e göre, son aylarda Başbakan Mitsotakis ile Dışişleri Bakanı George Gerapetritis'in, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, NATO Uluslararası Sekreterliği ve SACEUR nezdinde yeni hava savunma planına ilişkin somut diplomatik girişimlerde bulunmaması Atina açısından olumsuz bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Haberde, hükümetin iç siyasete ve iletişim kampanyalarına ağırlık vermesi nedeniyle bu kritik konuda gerekli diplomatik adımların atılmadığı öne sürüldü.
SAVUNMA HARCAMALARINDA YENİ YÜKÜMLÜLÜKLER GÜNDEMDE
Habere göre, NATO Zirvesi'nde Atina'nın yakından takip ettiği ikinci başlık savunma harcamaları. Haberde, geçen mayıs ayında Lahey Zirvesi'nde teorik olarak kabul edilen, 2035 yılına kadar savunma harcamalarının Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'nın yüzde 5'ine çıkarılması hedefinin Ankara Zirvesi'nde resmiyet kazanmasının beklendiği belirtildi.
Yunanistan'ın halihazırda GSYİH'sinin yaklaşık yüzde 3'ünü savunmaya ayırdığı ve mevcut NATO hedefi olan yüzde 2'nin üzerinde bulunduğu kaydedilen haberde, silahlanma harcamalarının da toplam savunma bütçesinin yüzde 20'sini aştığı ifade edildi. Buna karşın Atina'nın asıl sorununun, yüzde 5'lik hedefin yüzde 3,5'inin doğrudan silahlanma giderlerinden, kalan yüzde 1,5'inin ise devletin genel güvenlik ve savunma harcamalarından oluşacak olması olduğu aktarıldı.
UKRAYNA'YA YARDIM KONUSU DA MASADA
Yunanistan merkezli habere göre, NATO Zirvesi'nin bir diğer önemli gündem maddesi Ukrayna'ya yapılacak askeri ve mali destek. Haberde, Ukrayna ordusunun modernizasyonu ve NATO standartlarıyla uyumunun artırılması amacıyla ayrılan 600 milyon avroluk kaynak, Avrupa ülkelerinin yalnızca ABD yapımı silah satın alarak Ukrayna'ya destek vermesini öngören PURL programı ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin üye ülkelerin GSYİH'lerinin yüzde 0,25'i oranında yıllık katkı sağlaması yönündeki önerisinin öne çıktığı belirtildi.
Haberde ayrıca, Yunan tarafının Rusya tehdidine yakın ülkelerin programa büyük katkılar sunduğunu, buna karşılık Türkiye ile yaşadığı güvenlik kaygılarının müttefikler tarafından yeterince dikkate alınmadığını düşündüğü aktarıldı.
SAVUNMA SANAYİSİNDE BEKLENTİLER KARŞILANMADI
Yunanistan merkezli SL Press'e göre, zirvede Atina'nın yakından izleyeceği üçüncü başlık ise NATO'nun ulusal savunma üretim kapasitesini değerlendirmesi, savunma sanayi altyapısının güçlendirilmesi ve silahlanma programlarının hızlandırılması olacak. Haberde, Yunan kamuoyunda ülkenin Avrupa ve uluslararası savunma sanayisinin merkezlerinden biri haline geldiğine ilişkin yaygın bir algı bulunduğu ancak bunun gerçeği tam olarak yansıtmadığı savunuldu.