Son Dakika: İran'ın füzeleri ABD-İngiltere ortak üssü Diego Garcia'yı hedef aldı. Füzeler üsse doğrudan isabet etmedi ancak asıl etki çok daha büyük oldu. 2 bin kilometrelik sınırın aşıldığı bu hamle, Avrupa'daki ABD varlığı için yeni bir risk haritasının başlangıcı olarak görüldü.
CNN'in ABD'li bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, İran Hint Okyanusu'nda bulunan ABD-İngiltere ortak üssüne iki adet orta menzilli balistik füze fırlattı. Ancak füzelerin hiçbirinin hedefi vuramadığı belirtildi. Buna rağmen bu girişim, bugüne kadar bilinen ilk Diego Garcia hedefli saldırı denemesi olarak kayda geçti.
"SALDIRI BAŞARISIZ OLDU AMA ETKİSİ SINIRLI DEĞİL"
Uzmanlara göre saldırının başarısız olması, etkisinin sınırlı olduğu anlamına gelmiyor. Aksine İran'ın, daha önce kendi koyduğu 2 bin kilometrelik menzil sınırını aşmış olabileceğine işaret ediyor. Bu durum, Tahran'ın ABD ve Avrupa'daki daha uzak hedefleri vurup vuramayacağına ilişkin soru işaretlerini artırdı.
"2 BİN KM SINIRI ARTIK GEÇERLİ DEĞİL"
Middlebury Koleji'nin küresel güvenlik alanında önde gelen akademisyenlerinden Jeffrey Lewis, İran'ın geçmişte kıtalararası balistik füze geliştirme çalışmalarını uzay programına yönlendirdiğini hatırlatarak, 2017'de dönemin İran lideri Ali Hamaney tarafından getirilen 2 bin kilometre sınırının artık geçerli olmayabileceğini söyledi.
"MENZİL DIŞINDAKİ ÜSLER ARTIK RİSK ALTINDA"
Quincy Enstitüsü'nün kurucu ortaklarından Trita Parsi ise, ABD ana karasının şu aşamada doğrudan tehdit altında olmadığını ancak bu saldırı girişiminin, Washington'ın "menzil dışında" olduğunu düşündüğü üslerin aslında risk altında olabileceğini gösterdiğini belirtti.
Parsi, özellikle ABD'ye üslerini açan bazı Avrupa ülkelerinin bu gelişmeler sonrası tutumlarını gözden geçirebileceğini ifade etti.
Nitekim son dönemde İngiltere'nin ABD'nin talebi üzerine İran'a yönelik operasyonlar için üslerini açtığı, Romanya'nın ise ABD'ye ait yakıt ikmal uçakları ile gözetleme sistemlerine ev sahipliği yaptığı biliniyor.
"FÜZELER ŞİMDİLİK ABD ANA KARASINA ULAŞAMIYOR"
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın yakında ABD ana karasına ulaşabilecek füzeler geliştirdiğini savunurken, 2025 tarihli Savunma İstihbarat Ajansı raporunda Tahran'ın bu kapasiteye ancak 2035'e kadar ulaşabileceği değerlendirmesi yer alıyor.
ABD istihbarat kaynakları da şu an için İran'ın doğrudan ABD'yi hedef alacak kıtalararası füze programı yürüttüğüne dair somut bir bulgu olmadığını belirtiyor.
Buna karşın İran'ın elinde halihazırda 2 bin kilometre menzilli Siccil ve Hürremşehr füzelerinin yanı sıra, 3 bin kilometreye kadar ulaşabildiği belirtilen Soumar seyir füzesi bulunuyor.
RUSYA VE ÇİN İRAN'A UYDU İSTİHBARATI MI SAĞLIYOR?
Saldırının başarısız olmasında hedefleme ve isabet kabiliyetinin de etkili olabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlara göre İran'ın, Diego Garcia gibi uzak bölgelerde yeterli uydu ve istihbarat altyapısına sahip olmaması, hedefleme doğruluğunu sınırlıyor olabilir.
Uzmanlar, başarısız da olsa bu saldırının, İran'ın askeri kapasitesine ilişkin bilinen sınırların yeniden değerlendirilmesine yol açabileceği görüşünde.
"TAHRAN FÜZE KAPASİTESİNİ AÇIK ŞEKİLDE ORTAYA KOYDU"
The Wall Street Journal'ın haberine göre de İran'ın Diego Garcia'ya yönelik saldırısı yalnızca bir askeri hamle değil, aynı zamanda Tahran'ın daha uzun menzilli füze kapasitesini açık şekilde ortaya koyduğu bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Haberde, İran'ın ilk kez orta menzilli balistik füzeleri operasyonel olarak kullandığı ve bu füzelerin menzilinin Avrupa'nın büyük bölümünü kapsayabilecek seviyede olduğu vurgulandı. Bu durum, daha önce "teorik" olarak değerlendirilen tehdidin artık pratik bir gerçekliğe dönüştüğü yorumlarına yol açtı.
"İRAN DAHA AGRESİF ÇİZGİYE KAYDI"
Haberde ayrıca, İran'ın bu saldırıyla birlikte önceki yıllarda izlediği "sınırlı ve kontrollü karşılık" stratejisinden daha agresif bir çizgiye geçtiği yorumu yapıldı. İsrail askeri istihbaratında daha önce görev yapan Danny Citrinowicz, karar alma sürecinin daha "radikal" bir noktaya kaydığını söyledi.
Bu gelişmenin Avrupa açısından da yeni bir güvenlik denklemine işaret ettiği belirtiliyor. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü'nden Douglas Barrie, İran'ın mevcut füze kapasitesini artırmasının uzun süredir dile getirilen bir endişe olduğunu, son saldırının ise bu tehdidi somut hale getirdiğini ifade etti.