Son Dakika: Yıllar içinde tahkim edilen küçük adalar, bugün Hürmüz Boğazı'ndaki dar geçiş hattını kontrol eden stratejik noktalara dönüştü. Bu yapı, savaşın en kritik cephelerinden birini oluşturuyor.
The Wall Street Journal'ın haberine göre, İran'ın Hürmüz Boğazı çevresindeki küçük adalarda kurduğu askeri altyapı, Tahran'a küresel enerji trafiği üzerinde kritik bir kontrol sağlıyor. Bu durum, boğazın yeniden açılmasının neden son derece zor olacağını da ortaya koyuyor.
HÜRMÜZ KRİZİ
Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı, savaş öncesinde küresel ekonominin can damarlarından biriydi. Ancak ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan süreçte, Tahran yönetimi boğaz üzerindeki kontrolünü artırdı ve petrol tankerlerinin geçişi büyük ölçüde durma noktasına geldi.
İRAN ADALARI "UÇAK GEMİLERİNE" DÖNÜŞTÜRDÜ
WSJ'ye göre bu kontrolün arkasında, İran'ın boğaz çevresine yaydığı stratejik ada ağı bulunuyor.
Tahran yönetimi, aralarında Hark Adası, Keşm Adası ve Ebu Musa gibi noktaların da olduğu yaklaşık 19 adayı adeta "sabit uçak gemilerine" dönüştürdü.
İran'ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ını gerçekleştirdiği bu ada vuruldu ancak enerji tesisleri büyük ölçüde ayakta kaldı ve tanker yüklemeleri devam etti.
Savaşın ilerleyen aşamasında ise dikkatler, doğrudan boğaz üzerindeki kontrol noktalarına çevrildi. Özellikle Larak Adası ve Keşm hattı, gemi trafiğinin izlenmesi ve yönlendirilmesinde kritik rol oynuyor.
ADALAR ÜZERİNDEKİ KONTROL İRAN'A STRATEJİK AVANTAJ SAĞLIYOR
Analistlere göre İran, bu bölgede gemi geçişlerini denetleyen bir sistem kurarak bazı tankerlerden geçiş için ücret talep etmeye başladı.
Denizcilik verileri de bu değişimi doğruluyor. Savaş öncesinde gemiler daha çok Umman kıyılarına yakın rotaları kullanırken, İran'ın artan baskısı nedeniyle artık Tahran kontrolündeki dar koridorlardan geçmek zorunda kalıyor.
Bu durum, İran'ın fiilen boğaz üzerinde "kapı bekçisi" rolü üstlendiği yorumlarına yol açıyor.