İngiltere merkezli Reuters'a göre İran, ABD ve İsrail'e karşı savaşı doğrudan askeri üstünlükle değil, uzun süreli bir "yıpratma ve dayanıklılık" mücadelesine dönüştürerek kazanmayı hedefliyor. Tahran yönetimi, füze ve insansız hava araçlarıyla saldırıları sürdürmenin yanı sıra Körfez'deki enerji merkezlerini hedef alarak küresel petrol piyasalarını sarsmayı ve Batı ekonomileri üzerinde baskı oluşturmayı amaçlıyor.
Reuters'a göre İran, ABD ve İsrail'i askeri üstünlükle değil, uzun sürecek bir dayanıklılık savaşına sürükleyerek yıpratmayı hedefliyor. Tahran yönetimi, enerji hatlarını hedef alan saldırılar ve küresel piyasaları sarsacak hamlelerle Washington'un siyasi iradesini kırmayı amaçlıyor.
İRAN, SAVAŞI DAYANIKLILIK MÜCADELESİNE DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYOR
Habere göre İran, ABD ve İsrail'i doğrudan askeri üstünlükle yenmekten ziyade savaşı bir dayanıklılık mücadelesine dönüştürerek avantaj sağlamayı hedefliyor. Tahran'ın stratejisi; insansız hava araçları ve füzeler kullanmak, hayati enerji yollarını kesmek ve küresel piyasaları sarsarak Washington'ı geri adım atmaya zorlamak üzerine kurulu.
ABD ve İsrail'in saldırılarının yarattığı şok ve üst düzey isimlerin kaybına rağmen, İran Cumhuriyeti'nin en güçlü askeri kurumu olan İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun (IRGC) sahadaki kontrolü elinde tuttuğu belirtiliyor. Reuters'a göre Devrim Muhafızları savaş alanını yönetiyor, önceden planlanan acil durum planlarını devreye sokuyor ve stratejik hedefleri belirliyor.
DEVRİM MUHAFIZLARI SAVAŞIN MERKEZİNDE
İngiltere merkezli Reuters'a göre Devrim Muhafızları yalnızca askeri operasyonları yönetmekle kalmadı, aynı zamanda siyasi süreçte de belirleyici rol oynadı. Kurumun, ABD-İsrail çatışmalarının başlangıcında öldürülen İran'ın lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ardından Mücteba Hamaney'in yeni lider olarak yükselmesinde önemli rol oynadığı ifade ediliyor.
ENERJİ ALTYAPISINA SALDIRILAR STRATEJİNİN PARÇASI
Habere göre bu savaş zihniyeti, İran'ın Körfez bölgesinde Katar'dan Suudi Arabistan'a kadar uzanan enerji merkezlerine yönelik saldırılarını artırmasının temel nedenlerinden biri olarak görülüyor. Tahran'ın amacı, ekonomik aksaklıkları en üst düzeye çıkarmak, ABD ve müttefikleri üzerindeki maliyeti artırmak ve Washington'ın siyasi iradesini test etmek.
Uzmanlara göre ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonlarını tamamlaması durumunda Tahran'ın uzun süre ABD, İsrail ve müttefiklerine karşı kullanabileceği önemli silah kapasitesini kaybetmesi de ihtimaller arasında değerlendiriliyor.
ÇATIŞMA ÖNCEDEN PLANLANDI
İranlı kaynaklara göre mevcut tırmanış, savaşın başlamasından çok önce öngörülmüştü. İngiltere merkezli Reuters'a konuşan kaynaklar, İranlı planlamacıların Washington ve Tel Aviv ile çatışmanın kaçınılmaz olduğunu varsayarak Devrim Muhafızları'nın askeri ağları ve vekil güçleri arasında koordineli, çok katmanlı bir strateji hazırladığını söyledi.
ABD'li yetkililer İran'ın cephaneliğinin büyük kısmının imha edildiğini öne sürse de, bölgedeki bazı kaynaklar Tahran'ın savaş öncesi füze stokunun yarısından fazlasını hâlâ elinde tutabileceğini belirtiyor. Bu tahmin doğru çıkarsa İran'ın birkaç hafta daha füze saldırılarını sürdürebileceği ve bunun Washington üzerinde ekonomik ve siyasi baskıyı artırabileceği ifade ediliyor.
SAVAŞ EKONOMİSİ DEVREYE GİRDİ
Reuters'a göre Devrim Muhafızları'nın etkisi savaş alanının ötesine geçerek İran'daki günlük yaşamı da yeniden şekillendiriyor. İranlı bir gözlemci, geçmişte limanlarda haftalarca bekleyen malların artık hızla gümrükten geçirildiğini, bürokratik işlemlerin ise daha sonra tamamlandığını söyledi.
Yetkililer bu uygulamayı savaş ekonomisine geçişin bir parçası olarak değerlendiriyor. Amaç, baskı altındaki tedarik hatlarını ayakta tutmak ve aynı zamanda Devrim Muhafızları'nın devlet üzerindeki kontrolünü güçlendirmek.
İÇ İSTİKRARSIZLIK SÖZ KONUSU DEĞİL
İran içindeki gözlemcilere göre şu ana kadar protestolar, elit kesimde saf değişimi veya devlet kurumları içinde ciddi bir bölünme görülmedi. Reuters'a konuşan bir kaynak, "İnsanlar İran'ın parçalanmasına hazır değil" ifadelerini kullandı. Aynı kaynak, rejimin uzun vadede ayakta kalıp kalmayacağının belirsiz olduğunu ancak kısa vadede çökmesinin beklenmediğini söyledi.
Tahran yönetimi, enerji fiyatlarını yükselterek ve Batı ekonomilerine mali baskı yayarak Washington'ın geri adım atmasını sağlamayı umuyor. İlk işaretler ise etkilerin hissedilmeye başladığını gösteriyor. Petrol fiyatları yükseliyor, benzin maliyetleri artıyor ve ekonomik baskının ABD'deki ara seçimlerle çakışması Washington'da siyasi gerilimi artırıyor.
TAHRAN İÇİN HAYATTA KALMAK BİLE ZAFER SAYILABİLİR
Uzmanlara göre ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın liderinin öldürülmesi ve ülkenin nükleer ile füze altyapısının büyük ölçüde yok edilmesini gerekçe göstererek zafer ilan edip çatışmadan çekilmeye çalışabilir. Ancak İran açısından yalnızca hayatta kalmak bile yeterli bir sonuç olarak görülebilir. Stratejik altyapısının büyük bölümü zarar görse bile Tahran yönetimi, dünyanın en güçlü askeri güçlerinden birine karşı ayakta kaldığını ilan edebilir.