Washington'daki seçim depremi, dünya siyasetinde taşları yerinden oynatırken en ağır darbelerden birinin İsrail'e gelmesi bekleniyor. Tel Aviv yönetimini yıllardır ayakta tutan ABD desteği büyük bir kırılmayla karşı karşıya. Askeri yardımların kesilmesi, silah satışlarının engellenmesi ve yaptırımların gündeme gelmesi İsrail için yeni bir dönemin kapısını aralıyor. İran ise değişen dengelerden yararlanmanın hesabını yaparken Ukrayna'yı çok daha büyük bir belirsizlik bekliyor.
ABD'de gerçekleştirilen ara seçimlerde Cumhuriyetçilerin ağır kayıp yaşaması, Washington'ın dış politikasında yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
ARA SEÇİMLER ABD'NİN DIŞ POLİTİKASINI NASIL ETKİLEYECEK?
Demokratların Kongre'nin iki kanadında da güç kazanması, ABD Başkanı Donald Trump'ın iç politikadaki hareket alanını daraltırken, ABD'nin İran, İsrail ve Ukrayna politikalarının geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı.
CNN'in analizine göre seçim sonuçları, Orta Doğu'daki savaşın seyrinden Washington'ın Tel Aviv yönetimine verdiği desteğe ve Rusya-Ukrayna savaşına kadar birçok başlıkta belirleyici olabilir.
Trump'ın seçim yenilgisinin ardından nasıl bir yol izleyeceği merak edilirken, dünya başkentleri Washington'dan gelecek mesajlara odaklandı. İran olası yeni saldırılara karşı hazırlıklarını sürdürürken, İsrail ABD desteğinin zayıflaması ihtimaliyle karşı karşıya. Ukrayna ise Trump yönetiminin değişen siyasi dengeler karşısında nasıl bir tutum alacağını yakından takip ediyor.
İRAN'DA SEÇİM SONUÇLARI MEMNUNİYETLE KARŞILANDI
ABD'de Cumhuriyetçilerin yaşadığı seçim yenilgisi Tahran'da memnuniyetle karşılandı. İran yönetimi, Washington'daki siyasi sonuçları ABD kamuoyunun savaşa yönelik tepkisinin bir göstergesi olarak değerlendirirken, olası yeni askeri operasyonlara karşı hazırlıklarını da sürdürüyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Fox News'e yaptığı açıklamada İran savaşının Cumhuriyetçilerin seçim kaybında etkili olduğunu kabul etti.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede yenilginin nedeninin savaş olduğunu açıkça dile getirdi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'deki seçim sonuçlarına ilişkin açıklamasında Washington yönetimini uyararak, Amerikan halkının iradesine karşı hareket edilmesinin ağır sonuçları olacağını belirtti.
Bununla birlikte Tahran, seçim sonuçlarının ABD politikasında köklü bir değişiklik yaratacağı beklentisine girmiyor. İran lideri Mücteba Hamaney, Washington'ın politikasının seçim sonuçlarıyla değişeceğini düşünenlerin yanıldığını belirterek ülkesinin hem diplomatik hem de askeri hazırlıklarını sürdüreceğini bildirdi.
TRUMP'IN ÖNÜNDE İKİ SEÇENEK: ANLAŞMA YA DA YENİ SALDIRI
İran'a yönelik yeni ve daha kapsamlı saldırı ihtimali, bölgede gerilimin yeniden tırmanabileceği endişelerini artırıyor. Trump'ın bazı gazetecilere İran'ı sert şekilde vurmayı değerlendirdiğini, bazılarına ise yakın zamanda yeni bir askeri tırmanış planlamadığını söylemesi Washington'ın önümüzdeki dönemde nasıl bir yol izleyeceğine ilişkin belirsizliği artırdı.
Uluslararası Kriz Grubu uzmanı Ali Vaez, CNN'e yaptığı değerlendirmede Trump'ın İran savaşı nedeniyle siyasi baskı altında kaldığına dikkat çekti. Vaez'e göre Trump, itibarını koruyabileceği bir anlaşmaya yönelmek ile askeri baskıyı artırarak yeniden inisiyatifi ele geçirmek arasında tercih yapmak zorunda kalabilir.
Diplomatik temaslar ise yeniden hız kazandı. Yaz aylarında durma noktasına gelen görüşmelerin son günlerde hareketlendiği, İranlı yetkililerin Katar arabuluculuğunda Washington'a yeni teklifler ilettiği belirtiliyor.
Uluslararası politika ve düşünce kuruluşu Chatham House'dan uzman Sanam Vakil, seçim sonuçlarının Tahran yönetiminde bir memnuniyet yaratabileceğini ancak İran'ın sorunlarını kendiliğinden çözmeyeceğini ifade etti. Vakil'e göre Hürmüz Boğazı'nın açılmasını içeren geçici bir anlaşma, kapsamlı bir uzlaşmaya kıyasla daha gerçekçi görünüyor.
İSRAİL-ABD İLİŞKİLERİNDE TARİHİ KIRILMA
ABD'deki seçim sonuçlarının en dikkat çekici yansımalarından birinin İsrail üzerindeki etkileri olması bekleniyor. Demokratların Kongre'nin iki kanadında da önemli kazanımlar elde etmesi ve Trump'ın seçim günü İsrail'e yönelik askeri yardımı kesme kararını açıklaması, Tel Aviv yönetiminde ciddi endişelere yol açtı.
İsrail'in Gazze'de yürüttüğü saldırılar nedeniyle ABD kamuoyunda Tel Aviv yönetimine yönelik tepkiler uzun süredir artıyor. Demokrat seçmenler arasında İsrail'e verilen desteğin sorgulanması ve Cumhuriyetçi tabanda da ABD'nin İsrail'e fazla destek verdiğini düşünenlerin çoğalması, Washington'daki geleneksel iki partili uzlaşmayı zayıflatıyor.
ABD'nin eski İsrail Büyükelçisi Michael Oren, CNN'e yaptığı açıklamada İsrail'e yönelik eleştirilerin artık hem Demokratlar hem de Cumhuriyetçiler arasında ortak bir siyasi başlık haline geldiğini söyledi.
Oren, askeri yardımların kesilmesinin daha geniş bir sürecin başlangıcı olabileceğini belirterek, ABD'nin İsrail ile istihbarat paylaşımını sonlandırması ve Demir Kubbe gibi kritik savunma sistemlerinin ortak geliştirilmesini durdurmasının da gündeme gelebileceğine dikkat çekti.
İran savaşının da ABD'deki İsrail karşıtı tepkileri artırdığı belirtiliyor. Amerikan kamuoyunun bir bölümünde Washington ve Tel Aviv'in ortak İran'a yönelik saldırıları, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD'yi sürüklediği bir savaş olarak değerlendiriliyor.
Netanyahu'nun İran'a yönelik saldırıların yeniden başlatılması yönündeki girişimleri de Washington'daki siyasi dengeler nedeniyle daha tartışmalı hale geliyor. Savaşın enerji fiyatlarını ve yaşam maliyetlerini yükseltmesi, ABD'de Cumhuriyetçilerin seçim performansını olumsuz etkileyen unsurlar arasında gösteriliyor.
NETANYAHU İÇİN TEHLİKE BÜYÜYOR
Tel Aviv yönetiminin karşı karşıya olduğu baskı yalnızca Washington'la sınırlı değil. İsrail'de ara seçimlerden bir hafta önce yapılan seçimlerde Netanyahu parlamentodaki çoğunluğunu kaybetti.