ABD Merkez Bankası'nın (FED) faiz kararına yönelik dalgalanan altın için dikkat çeken gelişme yaşandı. Altın fonlarına ağustos ayında 201 tonluk net giriş gerçekleşti. Bu rakam, altın fonları tarihinde görülen en yüksek üçüncü aylık net giriş olarak kayıtlara geçti. Daha bu denli yüksek giriş yalnızca Şubat 2009 ve Mart 2020 dönemlerinde yaşanmıştı.
ALTIN FONLARINDA TARİHİ HAREKET
Ağustosta fiziki altına dayalı borsa yatırım fonlarına yönelik talep önemli ölçüde arttı. Fonlara bir ayda toplam 201 tonluk net altın girişi gerçekleşti.
Bu büyüklük, küresel finansal krizin etkilerinin sürdüğü Şubat 2009 ve Covid-19 pandemisinin küresel piyasalarda sert dalgalanmalara yol açtığı Mart 2020'nin ardından tarihin en güçlü üçüncü aylık girişi oldu.
Ağustos ayındaki giriş, Rusya-Ukrayna savaşının başladığı Mart 2022 ve ABD Merkez Bankası'nın üçüncü parasal genişleme programını açıkladığı Eylül 2012 dönemlerinde görülen fon girişlerini de geride bıraktı.
BÜYÜK YATIRIMCILARIN ALTIN POZİSYONU DİKKAT ÇEKTİ
Altın piyasasında yatırımcı ilgisi fon girişleriyle sınırlı kalmadı. Vadeli işlemler piyasasında profesyonel para yöneticilerinin altındaki net uzun pozisyonlarının parasal büyüklüğü, kayıtların tutulmaya başlamasından bu yana görülen ikinci en yüksek seviyeye ulaştı.
Söz konusu pozisyonlarda rekor seviye Ocak 2026'da görülmüştü. Mevcut ons altın fiyatının ocak ayındaki tarihi zirvenin yaklaşık 1.000 dolar altında bulunmasına rağmen profesyonel yatırımcıların pozisyonlarının parasal büyüklüğünün rekora yaklaşması dikkat çekti.
Bu tablo, büyük yatırımcıların altının orta vadeli yükseliş potansiyeline ilişkin beklentilerinin devam ettiğine işaret ediyor.
OPSİYONLARDA YÜKSELİŞ BEKLENTİSİ ÖNE ÇIKIYOR
Altın piyasasındaki bir diğer dikkat çekici gelişme ise opsiyon piyasasında yaşandı. Altın fonlarında yükseliş beklentisini yansıtan alım opsiyonlarına yönelik talep arttı.
Büyük altın fonlarından birinde satım/alım opsiyonu oranının son 6 ayın en düşük seviyesine gerilemesi de yatırımcıların yükseliş yönündeki pozisyonlarının güçlendiğini gösterdi.
Ancak bu durum kısa vadede herhangi bir düşüş riskinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Yatırımcıların kısa vadeli gerilemelere karşı koruma pozisyonlarını sürdürürken, daha ileri vadede altının yükselmesinden kazanç sağlamaya yönelik pozisyonlarını artırdığı görülüyor.
ALTINDA GÖZLER ABD VERİLERİNDE
Altın fiyatlarının kısa vadeli seyri açısından ABD Merkez Bankası'nın faiz politikası önemini koruyor. ABD'de ağustos ayında tarım dışı istihdam 162 bin kişi artarken işsizlik oranı yüzde 4,1 seviyesinde kaldı.
İstihdam verileri sonrasında Fed'in eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artışına gidebileceğine yönelik beklentiler güçlendi. Faizlerin yükselmesi, faiz getirisi bulunmayan altının yatırımcılar açısından cazibesini azaltarak fiyat üzerinde baskı oluşturabiliyor.
Piyasalarda bu hafta ABD'den gelecek enflasyon verileri yakından takip edilecek. 10 Eylül Perşembe günü Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), 11 Eylül Cuma günü ise Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) açıklanacak.
ABD enflasyonunun beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi faiz politikasına ilişkin sıkılaşma beklentilerini güçlendirebilirken, enflasyonda belirgin bir yavaşlama altın üzerindeki faiz baskısının azalmasına neden olabilir.