Demir cevheri fiyatları, zayıf çelik talebi, yüksek liman stokları ve artan arzın etkisiyle küresel piyasalarda düşüş eğilimini sürdürüyor. Uzmanlar, mevcut baskının devam etmesi halinde fiyatların yılın ikinci yarısında 100 doların altına gerileyerek 94-95 dolar bandını test edebileceğini öngörüyor.
Küresel çelik üretiminin temel hammaddelerinden biri olan demir cevheri, başlıca tüketici pazarlardan gelen zayıf talep sinyalleri ve üreticilerin daralan kârlılıkları nedeniyle değer kaybetmeye devam ediyor.
Gayrimenkul sektöründeki durgunluğun etkisini artırması ve limanlardaki yüksek stok seviyeleri, hem spot hem de vadeli piyasalarda satış baskısını güçlendirerek fiyatların gerilemesine neden oluyor.
Uluslararası emtia piyasalarında demir cevheri fiyatları, son dönemde ulaştığı zirve seviyelerden uzaklaşarak ton başına 101,37 dolar seviyelerine çekildi.
En yoğun işlem gören vadeli kontratlar günü yüzde 0,20 düşüşle 760 yuan/ton seviyesinde tamamlarken, diğer önemli vadeli piyasalardaki gösterge kontratlar da yüzde 1,22 gerileyerek 103,95 dolar/ton seviyesine indi. Böylece fiyatlar son ayların en düşük seviyelerine yaklaşmış oldu.
MEVSİMSEL YAVAŞLAMA VE ARTAN ARZ FİYATLARI AŞAĞI ÇEKİYOR
Demir cevherindeki düşüşte, çelik üretiminin yoğun olduğu bölgelerde etkili olan aşırı yağışlar ve sıcak hava koşulları önemli rol oynuyor. Açık alanda yürütülen inşaat faaliyetlerinin yavaşlaması, çelik talebindeki mevsimsel durgunluğun beklenenden erken başlamasına neden oldu.
Buna karşın büyük üretici ülkelerden yapılan sevkiyatların sürmesi ve yeni düşük maliyetli maden projelerinin üretime katılması, piyasadaki arz fazlasını artırarak fiyatlar üzerindeki baskıyı güçlendiriyor.
ÇELİK ÜRETİCİLERİ YENİ ALIMLARDA TEMKİNLİ DAVRANIYOR
Yüksek hammadde maliyetleri ve zayıf nihai ürün talebi, çelik üreticilerinin kâr marjlarını daraltmaya devam ediyor. Bu nedenle birçok üretici, yeni demir cevheri alımları yapmak yerine mevcut liman stoklarını kullanmayı ve piyasa koşullarını izlemeyi tercih ediyor.
Uzmanlar, mevcut arz-talep dengesizliğinin sürmesi halinde demir cevheri fiyatlarının yılın ikinci yarısında 100 dolar seviyesinin altına inebileceğini belirtiyor. Piyasalarda ton başına 94-95 dolar bandına kadar geri çekilme ihtimali de senaryolar arasında yer alıyor.
Alüminyum fiyatları, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimin artması ve ABD'de faizlerin yükselmeye devam edeceği beklentilerinin sanayi metalleri üzerindeki talep görünümünü zayıflatmasıyla birlikte son bir ayın en düşük seviyesine geriledi.
Londra Metal Borsası'nda (LME) 3 ay vadeli alüminyum fiyatı, yüzde 1,56 düşüşle 3.492 dolar seviyesine indi.
ABD güçlerinin İran'a yönelik saldırılarının ardından küresel piyasalarda risk algısı bozulurken, hisse senetlerindeki düşüş de dikkat çekti. Savaşın uzama ihtimali, enflasyonun yükselmesine ve faizlerin daha uzun süre yüksek kalmasına yol açabileceği endişelerini artırarak küresel büyüme ve metal talebi üzerinde baskı oluşturdu.
Piyasalar, çarşamba günü açıklanacak ABD enflasyon verisine odaklanmış durumda. Söz konusu verinin, Fed'in faiz politikasına ilişkin daha net sinyaller vermesi bekleniyor. Tahvil yatırımcılarının ise önümüzdeki dönemde birden fazla faiz artışını fiyatladığı, bazı yatırımcıların ise eylül ayında yeni bir artış ihtimalini değerlendirdiği ifade ediliyor.
Chaos Ternary Futures Araştırma Başkanı Li Xuezhi, güçlü ABD istihdam verilerinin ardından yatırımcıların sıkılaşan küresel likidite koşullarına odaklandığını belirterek bunun altın, gümüş ve sanayi metalleri dahil olmak üzere riskli varlıklar üzerinde baskı yarattığını ifade etti.
Öte yandan, teknoloji yatırımlarındaki artış uzun vadede metal talebi için destekleyici bir unsur olarak öne çıkıyor. Çin'in önümüzdeki beş yıl içinde veri merkezi yatırımları için yaklaşık 2 trilyon yuan (295 milyar dolar) harcamayı planladığı bildirildi.
Küresel veri altyapısına yönelik bu yatırımların özellikle bakır ve diğer sanayi metalleri için orta-uzun vadede olumlu bir talep görünümü oluşturduğu belirtiliyor. Ancak uzmanlara göre, bu tür büyük ölçekli projeler kısa vadede fiyat hareketlerini sınırlı şekilde etkiliyor.
Özellikle büyük merkez bankalarının faiz artırımlarına devam edebileceği yönündeki beklentiler, ekonomik büyüme ve metal talebine yönelik kaygıları artırıyor.
JEOPOLİTİK RİSKLER VE FED BEKLENTİLERİ ÖNE ÇIKIYOR
ABD'nin, düşürülen bir Amerikan helikopterine karşılık olarak İran'a yönelik askeri operasyon düzenlemesi piyasalardaki risk algısını yükseltti.
Bölgedeki gerilimin tırmanması, hem enflasyon endişelerini hem de yüksek finansman maliyetlerine ilişkin kaygıları güçlendirdi.