Küresel emtia piyasası, son bir yıldaki yüzde 47'lik yükselişiyle altının da önüne geçen bakır fiyatı tarihi zirveye çıkan bakırı konuşuyor. Londra Metal Borsası'nda ton başına 14 bin 779 dolara kadar yükselen bakır, son bir yılda yüzde 47 değer kazanarak dikkatleri üzerine çekti. Fiyatların 15 bin dolar seviyesine yaklaşmasıyla birlikte yatırımcıların odağı bakırın yükselişinin sürdürülebilir olup olmadığına çevrildi.
BAKIRDA 15 BİN DOLAR HEYECANI
Londra Metal Borsası'nda (LME) bakırın ton fiyatı 14 bin 779 dolara kadar çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Fiyat daha sonra 14 bin 628 dolar seviyesine geriledi.
Bu seviyeden 15 bin dolara ulaşılması için yaklaşık yüzde 2,5'lik yükseliş yeterli olacak. Piyasada bakırın bu hafta içerisinde 15 bin doları test edebileceği beklentisi öne çıkıyor.
Bakırın son bir yılda yüzde 47 yükselmesi, değerli metallerin güçlü performans gösterdiği dönemde dikkat çekiyor. Böylece bakır da yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü altınla kıyaslanan önemli emtialardan biri haline geldi.
SAXO BANK'TAN BAKIR VE ALTIN ANALİZİ
Saxo Bank Emtia Stratejisi Başkanı Ole Hansen, bakır ile altının yükseliş dinamiklerinin birbirinden farklı olduğuna dikkat çekiyor.
Hansen'e göre bakır fiyatlarını destekleyen temel unsur fiziksel kıtlık. Madencilik arzının talebi karşılamakta zorlanması, cevher kalitelerindeki düşüş, artan üretim maliyetleri ve yeni maden yatırımlarının uzun yıllar alması bakır piyasasındaki arz baskısını artırıyor.
Hansen, Çin'de bakır talebinin de toparlandığını ve enerji dönüşümünün bu talebi desteklediğini belirtiyor. Çin'in konut piyasasında zayıflık sürse de enerji dönüşümü kaynaklı bakır talebinin güçlü kaldığını ifade ediyor.
Bakır piyasasında ABD'nin uygulayabileceği tarifeler de önemli bir başlık olarak öne çıkıyor. Hansen, küresel borsalardaki bakır stoklarının yaklaşık yüzde 70'inin ABD'de bulunduğuna dikkat çekerek, bu durumun daha önce görülmemiş bir piyasa dengesizliği yarattığını belirtiyor.
"BAKIRDA FİZİKSEL, ALTINDA PARASAL KITLIK VAR"
Hansen, bakır ve altın arasındaki farkı da dikkat çekici bir şekilde ortaya koyuyor. Bakırdaki yükselişin fiziksel metal arzındaki kıtlıktan, altındaki yükselişin ise yatırımcıların alternatif varlıklara yönelik talebinden kaynaklandığını ifade ediyor.
Saxo Bank stratejisti, bakırın yüksek fiyatların talebi olumsuz etkilemesi nedeniyle belirli bir sınırla karşılaşabileceğini, altının ise aynı şekilde tüketilmediği için farklı bir dinamiğe sahip olduğunu belirtiyor.
Hansen ayrıca beş yıllık bir yatırım perspektifinde tek bir metal seçmesi gerekirse altını tercih edeceğini, üç yıllık perspektifte ise altın, platin ve bakırı seçeceğini ifade ediyor.
BAKIRDA YÜKSELİŞ SÜRECEK Mİ?
Bakırdaki yükselişte elektrifikasyon, enerji altyapısı, yapay zeka yatırımları ve savunma sektöründeki talep de etkili oluyor. Hansen, madencilik sektörünün yeni üretim kapasitesi oluşturmakta zorlandığını ve yeni madenlerin devreye alınmasının yüksek maliyet ve uzun süre gerektirdiğini belirtiyor.
Bununla birlikte bakırdaki yükselişin önünde bazı riskler bulunuyor. ABD'nin tarife politikasında yaşanabilecek değişiklikler, ABD'de biriken bakırın yeniden küresel piyasalara dönmesine yol açabilir. Hansen, yapay zeka yatırımlarında beklenmedik bir yavaşlamanın da bakır için önemli bir risk oluşturabileceğini ifade ediyor.