Başkan Erdoğan'ın müjdeli haberinin ardından milyonlarca emeklinin gözü kulağı Cumhur İttifakı tarafından hazırlanacak kanun teklifine çevrildi. Yürütülen çalışmalar sonucunda nasıl bir yasal düzenlemenin ortaya çıkacağı ise merak konusu olmayı sürdürürken AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Abdulkadir Develi, maaş düzenlemesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
A Haber canlı yayınında konuşan Abdulkadir Develi, en düşük emekli maaşı, memur emeklilerinin seyyanen zam beklentisi, prim günleri arasındaki adaletsizlik ve dar gelirli hanelere yönelik sosyal destekler hakkında açıklamalarda bulundu.
Enflasyon farkının üzerine refah payı eklenmesinin gündemde olduğunu belirten Develi, mevcut tahminlere göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin yıl sonunda yaklaşık yüzde 10 civarında artış alabileceğini, bu oranın üzerinde yapılacak artışın ise refah payı kapsamında değerlendirilebileceğini ifade etti.
EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI NE KADAR OLACAK?
En düşük emekli maaşına ilişkin olası senaryoyu değerlendiren Develi, mevcut maaşın 23 bin 500 lira bandında bulunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"En düşük emekli maaşı ise şu an 23 bin 500 lira bandında bulunuyor ve 6 ayda bir düzenleniyor. Buraya yüzde 10 artış geldiğinde rakam 26 bin 500 - 27 bin seviyelerine gelecektir; bunun üzerindeki her ilave artış ise refah payı düzenlemesi olarak değerlendirilecektir. Bu toplumsal beklentinin bütçe nispetinde, rasyonel bir yaklaşımla karşılık bulacağını düşünüyorum"
MEMUR EMEKLİLERİNE SEYYANEN ZAM BEKLENTİSİ
Memur emeklilerinin gündemindeki seyyanen zam talebine de değinen Develi, 2023 yılında çalışan memurlara verilen 8 bin 77 liralık seyyanen artışın bordrolarda bugün yaklaşık 25 bin lira seviyesine ulaştığını söyledi. Bu artışın memur emeklilerine yansımaması nedeniyle çalışan memurlarla emekliler arasındaki maaş farkının açıldığını belirtti.
Develi, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
"2023 yılında çalışan memurlara verilen seyyanen farktan sonra, ki 8 bin 77 liraydı şu an bordrolara bu 25 bin lira olarak yansımış vaziyette, bundan dolayı ciddi bir makasta artış durumu söz konusu oldu. Ve bundan dolayı da emekli olma motivasyonu birçok arkadaşımızda şu anda yok, çünkü maaşlarda ciddi anlamda bir düşüş durumu söz konusu."
Memur emeklilerinin de benzer bir artış beklediğini aktaran Develi, kapsamlı bir sosyal güvenlik reformunda bu konunun ele alınabileceğini ifade etti. Düzenlemenin kapsamının bütçe imkânlarına göre şekillenebileceğini belirtti.
SSK, BAĞ-KUR VE MEMUR EMEKLİSİ ZAM SENARYOLARI
Develi, farklı emekli gruplarının zam hesaplamalarının birbirinden ayrıldığını belirtti. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin enflasyon farkına göre yaklaşık yüzde 10 civarında artış alabileceğini, memur emeklilerinde ise toplu sözleşme hükümleri ve enflasyon farkının etkili olacağını ifade etti.
Develi, memur emeklileri için yüzde 7-8 civarında enflasyon farkı beklentisine işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
"Refah payı, enflasyonun üzerindeki artışı ifade eder. Mevcut verilere ve tahminlere göre SSK ve Bağ-Kur emeklileri yaklaşık yüzde 10, memur emeklileri ise yüzde 7-8 civarında bir enflasyon farkı alacak gibi duruyor. Konuştuğumuz iyileştirme çalışması ise bu oranların ötesindeki bir artışı kapsıyor. Bu oranların üzerine çıkacak her artışı refah payı olarak nitelendirebiliriz"
BAĞ-KUR'LULAR İÇİN 7 BİN 200 PRİM GÜNÜ DÜZENLEMESİ
Bağ-Kur'luların emeklilik için gerekli 9 bin prim gününün 7 bin 200 güne indirilmesi talebi de gündeme geldi. Develi, bu konunun daha kapsamlı bir paket içerisinde ele alınabilecek başlıklardan biri olduğunu belirtti.
Sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliğine dikkat çeken Develi, şu değerlendirmede bulundu:
"Bahsetmiş olduğunuz nokta önemli; 9 bin gün prim ve 7 bin 200 prim arasında ciddi bir fark durumu söz konusu ve bu da konuşulan konular arasında. Aslında topyekun bir paket halinde çalışılacak bir konu."
Develi, düzenlemelerin yapılırken bütçe kısıtlarının ve sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesinin gözetilmesi gerektiğini ifade etti. Bağ-Kur'luların prim gününün 7 bin 200'e düşürülmesine ilişkin kesin bir uygulama tarihi açıklanmadı.
YÜKSEK PRİM ÖDEYENE DAHA YÜKSEK EMEKLİ MAAŞI
Emeklilik sisteminde yüksek prim ödeyenlerle daha düşük prim ödeyenlerin aynı maaşı alabilmesine yönelik eleştiriler de gündeme geldi. Develi, en düşük emekli maaşının belirli bir seviyeye yükseltilmesinin ardından prim ödeme tutarları arasındaki farkın aylıklara yeterince yansımayabildiğini belirtti.
Bu konuda çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Develi, daha fazla prim ödeyenlerin daha yüksek emekli maaşı almasını sağlayacak modellerin de değerlendirildiğini söyledi.
Develi, yaşlanan nüfusun sosyal güvenlik sistemi üzerindeki etkisine de dikkat çekerek daha uzun süre çalışma hayatında kalmayı teşvik eden modellerin önemini vurguladı.
EMEKLİLERE BAYRAM İKRAMİYESİ VE SOSYAL DESTEKLER
Bayram ikramiyelerine ilişkin soruyu da yanıtlayan Develi, bu ödemenin emekli maaşlarından ve prim ödeme miktarından ayrı değerlendirilmesi gereken bir sosyal destek olduğunu ifade etti.
Develi, önceliğin maaşlar ve prim adaleti gibi konulardaki düzenlemeler olduğunu belirterek, bayram ikramiyesine ilişkin kesin bir artış oranı açıklamadı.
EMEKLİYE ÖZEL İNDİRİM VE DESTEK KARTI MODELİ
Büyükşehirlerde yaşayan emekliler için kira yardımı, ulaşım desteği ve yaşam maliyetlerini azaltacak uygulamalar da gündeme geldi. Develi, mevcut desteklerin kapsamının genişletilebileceğini, ancak bu tür uygulamalarda bütçe imkânlarının ve yapılacak etki analizlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Develi, şu ifadeleri kullandı:
"Burada emeklilerin bizzat yaşam maliyetlerini düşürücü, destekleyici önlemler olarak bunu nitelendirmek yerinde olur. Büyükşehirlerde kira yardımları denilebilir; zaten buna benzer destekler, özellikle ulaşımda şu an Türkiye'de var ama daha kapsamı genişletilebilir mi, bu da önemli bir nokta. Tabii burada temel nokta bütçe ve yapılan bu desteklerin gerçekten yerinde ve doğru olması. İşte bunun için hep sürekli söylemiş olduğumuz etki analizleri bu noktada önemli. "
GELİRİ ASGARİ ÜCRETİN ALTINDA KALAN HANELERE VATANDAŞLIK MAAŞI
Emekliler başta olmak üzere dar gelirli ailelere yönelik vatandaşlık maaşı projesi hakkında da bilgi veren Develi, asgari ücretin altında geliri bulunan hanelerin gelirinin devlet tarafından tamamlanmasının değerlendirildiğini belirtti.
Develi, projenin henüz tüm ayrıntılarıyla kesinleşmediğini ifade ederek şu açıklamayı yaptı:
"Vatandaşlık maaşı asgari ücretin altında, henüz tam olarak bu netleşmiş değil ama asgari ücretin altında bir haneye gelir giriyor ise bunun üstünün bizzat devlet tarafından tamamlanma durumu söz konusu. Bununla ilgili de bazı illerde pilot çalışmalar yapılacak."
Develi, taslak çalışmalarının sürdüğünü ve bazı illerde pilot uygulamalar yapılmasının planlandığını belirtti. Sistemin, belirli bir gelir seviyesinin altında kalan haneleri kapsayacak şekilde tasarlandığını ifade etti.
ÇALIŞAN VE ÇALIŞMAYAN EMEKLİLER İÇİN FARKLI MODEL
Çalışan emekliler ile çalışmayan emeklilerin gelir durumlarının ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Develi, kayıt dışı istihdamın önlenmesinin önemine dikkat çekti.
Develi, çalışan emeklilerin ek gelir elde edebildiğini, çalışamayan emeklilerin ise daha düşük gelirle yaşamını sürdürmek zorunda kalabildiğini ifade ederek emekliler için asgari gelir düzeyi temelinde bir modelin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
BÖLGESEL GELİŞMİŞLİK VE TERSİNE GÖÇ VURGUSU
Sosyal politikanın temel hedeflerinden birinin bölgesel farklılıkları ortadan kaldırmak olduğunu belirten AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Abdulkadir Develi, "Herkesin kendi memleketine gitmesi ve orada emeklilik süreçlerini devam ettirerek destek almaları yerinde bir uygulama olabilir. Burada temel nokta, özellikle büyükşehirlerdeki maliyetin getirdiği mağduriyetin bir nebze olsun rahatlatılmasıdır. Yerindelik, yani ülke nüfusunun tüm bölgelerde dengelenmesi ve tek bir yere yığılmaması oldukça önemli. Marmara Bölgesi'nde yoğun bir nüfus varken diğer tarafta Türkiye'nin doğusunda; Artvin, Ardahan, Kars ve Erzurum gibi illerimizde nüfus oldukça düşük seviyede. İnsanların bu bölgelerde faaliyet göstermesinin desteklenmesini başlı başına bir makro politika olarak değerlendirebiliriz" ifadelerini kullandı.
EMEKLİLİK YAŞI VE GÜMÜŞ EKONOMİ MODELİ
Türkiye'de yaşlanan nüfusun sosyal güvenlik sistemi açısından önemli bir konu olduğunu belirten Develi, çalışma hayatında daha uzun süre kalmayı destekleyen modellerin gündeme alınabileceğini söyledi.
"Gümüş Ekonomi" kavramına değinen Develi, belirli bir yaşın üzerindeki kişilerin çalışma hayatında aktif kalmasını destekleyen uygulamaların önemine dikkat çekti.
Develi, daha fazla prim ödeyenlerin daha yüksek maaş almasını ve çalışma hayatında daha uzun süre kalmasını sağlayacak modellerin de tartışılan konular arasında olduğunu belirtti.
EVİ OLMAYAN EMEKLİYE KONUT VE KİRA DESTEĞİ GELECEK Mİ?
Evi olmayan emeklilere yönelik konut ve kira desteği ihtimali hakkında da değerlendirmelerde bulunan Develi, mevcut konut projelerinin bu kesimi de kapsayabileceğini söyledi.
Konut sahibi olmayanlara yönelik "İlk Evim" projesini ve düşük borçlanma maliyetleriyle konut edinme imkânlarını hatırlatan Develi, emeklilerin kirada yaşarken karşılaştığı ekonomik zorlukların farkında olduklarını belirtti.
Develi, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
"Ev sahibi olmayanlara yönelik 'İlk Evim' projesi ve düşük borçlanma maliyetleriyle konut edindirme imkanları halihazırda yürürlükte bulunuyor. Evi olmayan emeklilerimiz de bu kapsam içerisine girebilir."
Kira ve konut desteğinin kesinleşmediğini vurgulayan Develi, bu başlığın değerlendirilmekle birlikte henüz kesin bir açıklama yapılabilecek aşamada olmadığını ifade etti.
BÜTÇE İMKANLARI VE OPTİMUM NOKTA HEDEFİ
Refah payı formülü ve taban sınır gibi başlıklarda her kesimi gözeten bir denge kurulup kurulmadığına değinen Prof. Dr. Develi, "Bütçe imkanları sınırları dahilinde herkesi mutlu edecek, emeklilerin maaşlarını iyileştirecek bir çalışma şu anda yürütülüyor. Masadaki maddelerin tek tek gözden geçirileceği bir süreç işletiliyor" açıklamasında bulundu.
EMEKLİ MAAŞI DÜZENLEMESİ İÇİN YIL SONU İŞARET EDİLDİ
Düzenlemenin takvimine ilişkin konuşan Develi, Cumhurbaşkanı'nın çalışmanın yıl sonuna kadar tamamlanacağını ifade ettiğini söyledi. Develi, yeni dönemde refah payını kapsayan maaşların emeklilere ulaşmasının hedeflendiğini belirtti.
Develi, şu ifadeleri kullandı:
"Sayın Cumhurbaşkanımız yıl sonuna kadar çalışmanın tamamlanacağını ifade etti ve yeni dönem itibarıyla refah payını kapsayan maaşların emeklilere ulaşacağını açıkladı. Bu çok boyutlu ve kapsamlı bir çalışma. 'Maaşları şu kadar artırdım' demekle olmuyor; prim noktasında düşük yatıran ile yüksek yatıran arasındaki farkın gözetileceği bir model ortaya konulacak. Sayın Cumhurbaşkanımız bütçede buna dair kaynak ayrıldığını ifade etti. Tahminimce yıl sonuna kadar süreç tamamlanacak ve yeni yılın başında tablo netleşmiş olacaktır."