Merkez Bankası'nın 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 28'e yükseltmesi, dezenflasyon sürecinin önündeki riskleri yeniden gündeme taşıdı. Sabah Gazetesi yazarı Dilek Güngör, enflasyon riski başta olmak üzere Merkez Bankası'dan beklenen faiz indirimine ilişkin dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. İşte Dilek Güngör'ün köşe yazısı:
"Merkez Bankası dün yılın üçüncü enflasyon raporunu açıkladı. Banka enflasyon tahminlerini bir kez daha revize etti. 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 26'dan 28'e çıkarıldı. Revizyon gerekçelerini de gıda, enerji ve jeopolitik olarak sıraladı. 2027 enflasyon tahminini yüzde 15, 2028 tahminini de yüzde 9 olarak bıraktı.
Daha önce 2026 yıl sonu için ne öngörülmüştü, derseniz…
2025 Orta Vadeli Program'da hedef yüzde 16'ydı. ABD-İran-İsrail savaşı başlamadan önce yüzde 21'e çıkarılmıştı. Sonrada sırasıyla yüzde 26 ve yüzde 28'e yükseltildi.
Savaşın gidişatına bağlı olarak petrol fiyatları temel varsayımlara göre daha uzun süre daha yüksek kalabilir. Enerji altyapısına yönelik jeopolitik riskler ve Avrupa LNG talebindeki artış, doğal gaz fiyatlarını baskı altında tutabilir. Elektrik üretim maliyetleri ve sanayi girdi maliyetleri üzerinden üretici fiyatları kanalıyla tüketici enflasyonuna yansıma görülebilir. Ayrıca, motorin fiyatlarında rafineri marjları kaynaklı yükselişler de yukarı yönlü risk oluşturabilir. Savaşın tarımsal emtia arzını, lojistik kanallarını ve gübre piyasalarını olumsuz etkilemesi sonucu küresel gıda fiyatlarında baz senaryoya göre daha yüksek artış yaşanabilir. Bu durum ithal girdi maliyetleri ve özellikle işlenmiş gıda fiyatları üzerinden yurt içi enflasyonu yukarı yönlü etkileyebilir. Yem maliyetleri, hayvan varlığındaki azalma, ithalat kısıtları veya üretim maliyetlerindeki artışlar süt ve et fiyatlarında baskı oluşturabilir. Son dönemde enerji, gıda, petrokimya ve ambalaj ürünleri gibi arz yönlü şokların öngörülenden daha sık ve art arda gelmesi fiyatlama davranışlarını bozarak enflasyonun düşüş hızını yavaşlatabilir. Firmaların geçmiş enflasyona daha duyarlı fiyatlama yapması enflasyon ataletini artırabilir.
Yani yılın geri kalanı için de banka epey ihtiyatlı…
Peki faiz indirimleri ne olacak?
Başkan Fatih Karahan'ın sunumunda net bir sinyal yok. Hatta enflasyon tahminini yükseltmesi ve fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı duruş mesajı vermesi nedeniyle eylülde faiz indirimi yapılıp yapılmayacağı bana göre belirsiz…
Bir parantez de gıda enflasyonuna açayım. Orada da tahmin yüzde 26.3'ten 28.5'e çıkarıldı. Yaklaşık 2.2 puan…
Halbuki, malum geçen yıl kuraklık ve zirai don nedeniyle zayıflayan üretim, bu yıl meyve ve tahıllar öncülüğünde yeniden toparlanmış durumda. Anlayacağınız, üretim iyileşti. Başta buğday olmak üzere tahıl ve meyve üretiminde geçen yıla kıyasla belirgin artış bekleniyor. Bazı ürün gruplarında üretimin 2024 yılı seviyelerinin de üzerine çıkacağı öngörülüyor.
Banka, gıda fiyatlarındaki ayrışmayı ve işlenmemiş gıda fiyatlarındaki oynaklığı verimlilik, rekabet yapısı, bilgi altyapısı yetersizliği, tedarik-lojistik zincirlerinin etkinliği gibi sorunlara da bağlamış.