Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, milyonlarca kiracı ile mülk sahibini ilgilendiren iki önemli kararıyla tahliye davalarına ilişkin uygulamalara açıklık getirdi.
Kararlarda hem yargılama sürecindeki tebligat usulüne hem de tahliye taahhütnamelerinin geçerliliğine ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler yer aldı.
UYAP'TAN OKUMAK TEBLİGAT YERİNE GEÇMEYECEK
İlk emsal karar, Mersin 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülen bir davaya ilişkin oldu. Yerel mahkeme, kiracı vekilinin UYAP üzerinden kararı gördüğünü gerekçe göstererek eksik harç ve gider avansının yatırılması için verilen kesin sürenin başladığını kabul etmiş ve süresinde ödeme yapılmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermişti.
YENİ KİRA SÖZLEŞMESİ TAHLİYE TAAHHÜDÜNÜ YOK HÜKMÜNDE
Yargıtay'ın ikinci emsal kararı ise tahliye taahhütnamelerine ilişkin oldu. Manavgat 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada ev sahibi, kiracının daha önce verdiği tahliye taahhüdüne dayanarak tahliye talebinde bulundu.
Ancak yargılama sırasında tarafların tahliye taahhüdünden sonra noter onaylı yeni bir kira sözleşmesi imzaladığı ortaya çıktı. Buna rağmen yerel mahkeme tahliye kararı verdi.
Yargıtay ise tahliye taahhüdünün düzenlenmesinden sonra taraflar arasında yeni bir kira sözleşmesi yapılmasının eski taahhüdü hükümsüz hale getirdiğini belirterek yerel mahkeme kararını usul ve yasaya aykırı buldu.