Gözler bugün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın açıklayacağı faiz kararına çevrildi. Piyasalar faizin sabit bırakılmasını beklerken, asıl merak edilen bankanın vereceği mesajlar ve yılın geri kalanına ilişkin yol haritası olacak. Sabah Gazetesi yazarı Dilek Güngör, piyasaların aksine reel sektörün faiz indirim beklentisini sürdürdüğünü dile getirdi. İşte ayrıntılar...
Türkiye ekonomisi bugün yılın en kritik para politikası kararlarından birine kilitlenmiş durumda. Piyasaların merakla beklediği politika faizi kararı belli oluyor. Merakla beklenen karar için piyasanın ve ekonomistlerin beklentisi belli oldu. Merkez Bankası'nın politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutacağı yönündeki beklentiler ağırlık kazanırken, Sabah Gazetesi Yazarı Dilek Güngör reel sektörün indirim beklentisine dikkat çekti. İşte Dilek Güngör'ün köşe yazısı...
"Merkez Bankası bugün en kritik kararlarından birini verecek. Piyasaların da reel sektörün de merakla beklediği faiz kararı açıklanacak. Bugünkü toplantı yılın beşinci faiz toplantısı... Yılın başında faiz indirimi oldu daha sonraki toplantılarda banka oranı değiştirmedi. Yılın sonuna kadar da üç toplantı daha var.
Bugün Para Politikası Kurulu (PPK) faizi indirmezse, ağustosta toplantı olmadığı için, faiz indirimi için eylül ayının beklenmesi gerekecek. Zira, PPK'nın bundan sonraki toplantıları 10 Eylül, 22 Ekim ve 10 Aralık'ta...
Peki banka bugün faiz indirim döngüsüne girer mi?
Türkiye'deki piyasa analistleri de yabancı ekonomistler de bugünkü toplantıdan faiz indirimi beklemiyor. Bankanın politika faizini yüzde 37'de sabit tutarak 'bekle-gör' moduna geçeceğini söylüyor. Faiz oranlarında değişiklikten ziyade Merkez Bankası'nın enflasyon görünümü ve para politikasına ilişkin vereceği mesajların piyasa fiyatlamaları açısından daha belirleyici olacağını belirtiyor. Yabancılar ise Orta Doğu'da yeniden yükselen gerilim nedeniyle enerji fiyatlarına ilişkin iyimserliğin sınırlandığını, faiz indirim döngüsünün yılın dördüncü çeyreğinde gerçekleşebileceğini öne sürüyor.
Misal, dün bir TV kanalına çıkan MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir'in açıklamaları ilginçti! Kendi üyeleri başkanla aynı görüşte mi, bilmiyorum. Özdemir, Merkez Bankası'ndan politika faizinde değişiklik beklemediğini, fonlama maliyetinin yüzde 37'ye indirilebileceğini söyledi. Hatta erken faiz indiriminin ekonomide yeni sorunlara yol açabileceğini savundu. 'Eylül uygun' diye de ekledi.
Geçenlerde Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran'ın açıklamalarını dinlemiştim. O sahadaki reel sektörün feryadını yüksek sesle dile getiriyordu. Diyordu ki, "Merkez Bankası mutedil bir şekilde faiz indirim sürecini başlatmalıdır. Aşağı yönlü eğilim göstermeyen faiz oranı gelecek için enflasyon beklentisinin yukarıda kalması sonucunu doğuruyor. Bankaların kredi kullandırmalarına sınır getiren düzenlemeler gevşetilmelidir. Finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar özellikle KOBİ'leri olumsuz etkiliyor. Takipteki KOBİ kredileri bir yılda yüzde 126 oranında artmış durumda. İşletmelerimizin, ekonomik göstergelerdeki iyileşmeleri bekleyecek hali kalmadı."
İkisi de haziran enflasyonundaki düşüşten dolayı politika faizinde indirim için uygun bir zemin oluştuğunu dile getirmişti.
Açıklamalardan anladığım, yüksek faiz ve daralan kredi koşulları üretim kesimini zorluyor. Bankalara uygulanan kısıtlamalar da buna eklenince KOBİ'lerin krediye erişiminde ciddi sorun var. Türkiye'deki işletmelerin yüzde 99'undan fazlasını KOBİ'lerin oluşturduğunu, istihdamın yaklaşık dörtte üçünü sağladıklarını düşünürsek, finansmana erişimdeki sıkıntının nelere mal olabileceğini daha net kavrarız.
Buna esnaf ve kredi kullanmak isteyen vatandaşı da eklersek, faiz indirim döngüsünün her geçen gün ertelenmesi, ekonominin iyice yavaşlaması anlamına gelecek.
Belli ki, büyük sermaye grupları ise uygulanan sıkı para politikası kaynaklı mevcut politikadan daha az etkileniyor. Hatta avantajlar da elde edebiliyor!