Son haftalarda yüksek oynaklığın yaşandığı gümüş piyasasında sert düşüşün ardından satış baskısı zayıfladı. Fiyatlar sakin bir seyir izlerken, yatırımcılar yön arayışında ABD'de açıklanacak ekonomik verileri beklemeye başladı.
SERT SATIŞLARIN ARDINDAN DENGE ARAYIŞI
Gümüş fiyatları, son dönemde yaşanan güçlü yükselişin ardından gelen sert düzeltme hareketi sonrası daha dengeli bir görünüm sergiliyor.
14 Temmuz itibarıyla gram gümüş yaklaşık 86-87 TL bandında işlem görürken, ons gümüş ise 58 dolar seviyesindeki seyrini sürdürüyor.
GÖZLER ABD VERİLERİNDE
Piyasalarda özellikle ABD enflasyon verileri ile Fed yetkililerinden gelecek açıklamalar yakından takip ediliyor. Güçlü ekonomik verilerin faiz indirimi beklentilerini ötelemesi halinde doların değer kazanabileceği, bunun da faiz getirisi bulunmayan değerli metaller üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.
DÜNYA 6 YILDIR ÜRETTİĞİNDEN FAZLASINI TÜKETİYOR
Ancak piyasanın uzun vadeli görünümü çok farklı bir tablo ortaya koyuyor.
Uluslararası gümüş piyasasında dünya, son altı yıldır ürettiğinden daha fazla gümüş tüketiyor. Her yıl oluşan arz açığı stokların azalmasına neden olurken, bu durum fiyatlar üzerinde yapısal bir destek oluşturuyor.
FİYAT YÜKSELSE BİLE ÜRETİM HEMEN ARTMIYOR
Uzmanlara göre bu yapı, gümüş piyasasını diğer değerli metallere göre farklı bir konuma taşıyor. Örneğin gümüş fiyatlarında güçlü yükseliş yaşansa bile bakır veya çinko üretiminde artış olmazsa piyasaya ek gümüş arzı da gelmiyor. Bu nedenle arz tarafı fiyat hareketlerine kısa sürede uyum sağlayamıyor ve yapısal açıklar uzun süre devam edebiliyor.
SANAYİ TALEBİ GÜÇLENMEYE DEVAM EDİYOR
Arzın sınırlı kalmasına karşın sanayi talebi büyümeyi sürdürüyor. Özellikle güneş enerjisi panelleri, elektrikli araçlar, elektronik ürünler ve yapay zekâ altyapısında kullanılan elektronik bileşenler gümüş tüketimini artırıyor. Son yıllarda güneş enerjisi sektörü, gümüş talebinin en hızlı büyüyen alanlarından biri haline geldi.
YENİ MADENLERİN DEVREYE GİRMESİ ZAMAN ALIYOR
Sektör temsilcileri, yeni gümüş madeni projelerinin geliştirilmesinin uzun yıllar aldığını, finansman maliyetleri, çevresel izin süreçleri ve artan yatırım giderlerinin de yeni arzın önünde önemli engeller oluşturduğunu belirtiyor. Bu nedenle piyasadaki arz açığının kısa vadede kapanmasının zor olduğu ifade ediliyor.