Son altı yıl, birbirini izleyen krizlerin küresel ölçekte enerji sektöründe derin izler bıraktığı bir dönem olarak tarihte yerini alacak. Kuzeyimizde, enerji piyasaları üzerindeki ağır yükü daha ilk gününden hissedilen savaş dördüncü yılını doldururken, güneyimizde enerji piyasalarında dünya tarihinde en sarsıcı etkilere yol açtığı belirtilen yeni bir kriz üçüncü ayına girdi.
Cumhurbaşkanımızın kararlı liderliğinde, inşa ettiğimiz güçlü altyapı ve donanımlı, birikimli yönetim kadrosuyla bu birbiriyle bağlantı, art arda gelen krizlerle baş etmeyi bildik. Türkiye olarak son 6 yılda riskleri doğru okuyarak çok katmanlı politika setleriyle yaşanan tüm bu krizlerden başarıyla çıkan hatta bunları fırsata çevirebilen bir ülke olduk. 2016'da ilan ettiğimiz Milli Enerji ve Maden Politikası, ilk meyvelerini pandeminin ortasında verdi.
Ağustos 2020'de Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfine imza attık. Kendi gemilerimizle, kendi mühendislerimizle, kendi ekipmanlarımızla keşfettiğimiz doğal gazı 3 yıldan kısa bir sürede karaya taşıdık. Bugün, 4 milyon hanemiz yerli doğal gazımızı kullanıyor. Bu tarihi atılımı, petrol keşiflerimiz izledi. Şırnak Gabar'da Türkiye'nin en kaliteli petrolünü bulduk. Farklı sahalarda halihazırda günlük 81 bin varil petrol üretimi gerçekleştiriyoruz.
BORDA NET İHRACATÇI ÜLKE HEDEFİ
Kalkınmanın, sanayileşmenin ve teknolojik ilerlemenin temelini oluşturan madencilikte, "Önce insan sonra çevre sonra katma değerli madencilik" anlayışıyla hareket ediyoruz. Burada yer altı zenginliklerimizin kullanımını, bir tercih değil zorunluluk olarak görüyoruz. Bu bakış açımız, küresel ve bölgesel krizlerden de asgari düzeyde etkilenmemizi sağlıyor. Bor, nadir toprak elementleri ile stratejik madenlerimizi ham madde olarak değil ara ve uç ürünlere dönüştürerek bu alanda net ihracatçı bir ülke olmayı hedefliyoruz.
YENİ ENERJİ MİMARİSİ
Bu kriz-fırsat denkleminde doğal kaynaklarımızı ekonomiye kazandırırken savaşlar, jeopolitik krizler, ekonomik gelişmeler ve teknolojideki ilerlemeler bizi yeni bir enerji mimarisine doğru zorluyor. Merkezinde elektrikleşmenin olduğu bu yeni mimaride daha dirençli ve esnek bir enerji piyasası inşa edeceğiz. Altyapımızı daha güçlü hale getirecek projeleri hayata geçireceğiz.
Güzergâh ve rota çeşitlendirmesine devam ederek dayanıklılığımızı daha da arttıracağız. Enerji ekosistemimizde yer alan her bir unsuru, birbirini tamamlayan ve daha uyumlu hareket edebilen bir yapıya kavuşturacağız. Tüm bunları yaparken çevre ülkelerle ve bölgelerle bağlantılarımızı da güçlendireceğiz. Elektriğin merkezde olduğu yeni perspektifte; doğalgaz, petrol ve madenler yani doğal kaynaklarımız taşıyıcı kolonlar olacak.
Doğalgazda; arama ve üretimde yeni yatırımlarla, kapasite artışlarıyla, altyapı güçlendirme çalışmalarıyla, yurtdışı faaliyetlerle, kaynak ülke-güzergâh-form çeşitlendirme stratejisiyle, uzun dönemli anlaşmalarla, ortaklık, devir, birleşme ve hisse alımlarıyla çok boyutlu bir büyüme hamlesi başlatacağız.
PAKİSTAN'DA PETROL ARAMA
Petrolde; yurt içinde daha önce gidilmedik yerlere gidecek, yeni aramalar yapacağız. Çağrı Bey ile Somali'de başlattığımız devasa operasyonların devamını, Pakistan'da, Libya'da gerçekleştireceğiz. Diyarbakır'da başlattığımız ve ankonvansiyonel üretim diye ifade edilen kaya petrolünde iddialı sondaj çalışmaları yapacağız.
Oyunun kurallarını değiştirecek dikey ve yatay sondajlarla kayaların içinden petrolü çıkartacağız. Madenlerde; yalnızca üretici değil inovatif teknolojiler geliştiren ve ihraç eden bir konumu gelmek istiyoruz. Bor madeninde katma değerli ürünlere yönelerek yüzde 65 olan dünya bor pazar payımızı arttıracağız. Nadir toprak elementlerinde; dünyanın tek sahadaki en büyük ikinci rezerv alanında bir yandan endüstriyel tesisi hayata geçirirken diğer taraftan da saflaştırma kabiliyetimizi ilerletmeye odaklanacağız.
İNRES İŞBİRLİĞİ PLATFORMU OLACAK
Tüm bu gelişmeler ve hedefler ışığında 22 Mayıs'ta gerçekleştireceğimiz 2'nci İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi (İNRES 2026), hem ülkemizin kriz süreçlerindeki proaktif hamlelerini hem de yeni enerji mimarisini uluslararası katılımcılarla paylaşmamız açısından büyük önem taşımaktadır.
Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle onurlandıracağı, Avrupa, Asya ve Afrika'dan çok sayıda ülkenin bakan ve bakan yardımcılarını iştirak edeceği bu zirve, bir toplantı takviminin ötesine geçerek Türkiye'nin yeni enerji mimarisini şekillendirebilecek ana sütunlardan biri olan enerji diplomasisinde ikili ilişkiler düzeyinde etkin bir platforma dönüşüyor. Zirve, İstanbul'u uluslararası arenada enerji diplomasisinde de tanınan bir marka haline getiriyor. Ümit ediyoruz ki, İNRES 2026 küresel ve bölgesel işbirliği için, bağlantısallığı artıracak yeni enerji projeleri için zemin hazırlayan önemli bir platform olacaktır.