TBMM Genel Kurulu'nda doğum yapan memur ve işçi kadın çalışanlara 24 hafta izin verilmesine ilişkin düzenlemeler kabul edildi. Bu süreçte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı "İşgücü Piyasası ve Kadın İstihdamı Ekseninde Aile Dostu Politikalar" araştırması kapsamında doğum yapan annelerin işe dönüş oranlarını da mercek altına aldı. Araştırmaya ilişkin tüm detaylar İŞ'İN DOĞRUSU'nda...
DOĞUM İZNİ YENİ YASAYA GÖRE NASIL OLACAK?
İşçi ve memur kadın çalışanlara doğumdan önce 8, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta süreyle analık izni verilecek.
Beklenen doğum tarihinden 8 hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu doktor raporuyla belgeleyen kadın çalışanlar isteği halinde doğumdan önceki 2 haftaya işyerinde çalışabilecek. Bir veya daha fazla çocuğa koruyucu aile olanlara 10 gün izin verilecek.
MEMUR VE İŞÇİ ANNELERİN DOĞUM İZNİ ÜCRETİ NE KADAR?
Doğum izninin 24 haftaya çıkmasıyla birlikte memur ve SGK'lı annelere ödenecek rapor parası da artacak. SGK'lı annelere 120 gün yerine 168 gün üzerinden yapılacak hesaplama ile izin süresi boyunca en az 123 bin 312 TL ödenecek. Brüt maaş ortalaması 35 bin TL olana 130 bin 667 TL, 40 bin TL olana 149 bin 333 TL, 50 bin TL olana da 186 bin 667 TL ödenecek.
Devlet memuru anneler için maaş ödemesi ise kesinti yapılmadığı için doğum izni süresince tam olarak ödenmeye devam edecek. Yeni anne olan bir memur doğum izni süresi boyunca 247 bin 560 TL alacak.
KAÇ KADININ GEÇMİŞİ TARANDI?
Araştırma doğum yapan 1 milyon 398 bin kadının istihdam geçmişinin SGK kayıtları üzerinden gerçekleştirildi.
DOĞUM SONRASI İŞTEN AYRILMA ORANI NE?
Araştırma sonuçlarına göre; doğumdan sonraki 6 ay içinde kadınların yüzde 39.9'u, 12 ay içinde kümülatif olarak yüzde 56.5'i işten ayrılıyor. Bu veriler, doğum sonrası işten ayrılmanın çoğunlukla bakım yükünün artmasıyla birlikte kademeli olarak gerçekleşen bir süreç olduğunu gösteriyor.
KÜÇÜK İŞLETMELERDE İŞTEN AYRILMA DAHA MI FAZLA?
Özellikle dikkat çeken bir diğer unsur ise işten ayrılmanın işyeri ölçeğine göre farklılaşması olarak görülüyor. Mikro ölçekli işletmelerde işten ayrılma oranı yüzde 83.5 iken, büyük işletmelerde ise yüzde 65.5 düzeyinde oluyor. Bu fark, kurumsal insan kaynakları uygulamaları, esnek çalışma imkânları ve işyeri destek mekanizmalarının kadınların istihdamda kalıcılığında kritik rol oynadığını ortaya koyuyor.
Ayrıca emek yoğun ve vardiyalı çalışma düzenlerinin yaygın olduğu sektörlerde işten ayrılma oranlarının yüzde 80'in üzerine çıkması, sorunun yalnızca bireysel değil, aynı zamanda işin niteliğine bağlı yapısal bir mesele olduğunu gösteriyor.
DOĞUM YAPAN KADINLARIN İŞE DÖNME ORANI VE DÖNÜŞ SÜRESİ KAÇ?
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından bir tanesi de doğum sonrası işten ayrılan kadınların önemli bir kısmının yeniden istihdama katılması. Buna göre, kadınların yüzde 64.3'ü yeniden kayıtlı istihdama döndü. Ortalama işe dönüş süresi 13.3 ay olarak hesaplandı.
Bu bulgular, doğum sonrası dönemin kalıcı bir kopuş değil, ancak "bir kariyer kesintisi" şeklinde ortaya çıktığını gösteriyor. Böylece, doğru politikalar uygulandığında, söz konusu "ara verme" hızlandırılabilecek bir geçiş sürecine dönüşüyor. Başka bir ifadeyle, Türkiye'de kadınlar işgücü piyasasından tamamen kopmuyor; uygun koşullar sağlandığında yeniden üretime katılıyor.
İŞE DÖNÜŞÜ HIZLANDIRMAK İÇİN YAPILACAK ÜÇ ŞEY NE?
Araştırma, politika yapıcılar açısından net bir yol haritası sunarak önemli bir katkı sağlıyor. Türkiye'de sorun ise "geri dönmemek" değil, geri dönüş sürecini hızlandırmak ve güçlendirmek oluyor. Nitel bulgular, kadınların işe dönüş kararında üç temel faktörün belirleyici olduğunu gösteriyor. Bu bulgular; bakım hizmetlerine erişim, gelir kaybının azaltılması, işe dönüş sürecinin planlı ve destekli olması olarak öne çıkıyor. Bu alanlarda yapılacak iyileştirmeler, mevcut geri dönüş oranlarını daha da artırabilecek güçlü bir potansiyele işaret ediyor.
KADIN İSTİHDAMI VE DOĞURGANLIK BİRLİKTE ARTABİLİR Mİ?
Araştırma, kadın istihdamı ile doğurganlık arasında bir çelişki olmadığını; aksine doğru politika seti ile bu iki hedefin birlikte güçlendirilebileceğini ortaya koyuyor. Kadınların doğum sonrası işgücüne geri dönüş eğilimi; beşerî sermayenin korunması, hane refahının güçlenmesi ve ekonomik büyümenin desteklenmesi açısından önemli bir fırsat alanı sunuyor. Araştırma sonuçları, Türkiye'nin politika önceliğinin; işe dönüşü hızlandıran, kadınların işgücü ile bağını kesintisiz hale getiren, aile ve çalışma yaşamını uyumlaştıran politikaların yaygınlaştırılması olması gerektiğini gösteriyor. Kadınlar işgücü piyasasından kopmuyor; doğru koşullar sağlandığında geri dönüyor.