Küresel yenilenebilir enerji kurulu gücü, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 15,5 artarak 5 bin 149 gigavata ulaştı. Toplamda 692 gigavatlık artışla tüm zamanların en yüksek yıllık büyümesi kaydedildi. İşte detaylar...
Jeopolitik gerilimler, Orta Doğu'daki çatışmalar ve fosil yakıt fiyatlarındaki dalgalanmalar, enerji arz güvenliğini yeniden küresel gündemin merkezine taşıdı. Bu gelişmeler, daha dayanıklı ve bağımsız enerji sistemleri için yenilenebilir kaynakların önemini artırıyor.
GÜNEŞ ENERJİSİ BÜYÜMENİN LOKOMOTİFİ OLDU
Toplam kapasite artışının yaklaşık yüzde 73,8'i güneş enerjisinden geldi. 511 gigavatlık artışla güneş enerjisi açık ara lider olurken, rüzgar enerjisi 159 gigavat ile ikinci sırada yer aldı. İki kaynak birlikte toplam artışın yüzde 96,8'ini oluşturdu.
DİĞER KAYNAKLARIN KATKISI SINIRLI KALDI
Biyokütle enerjisi yüzde 2,3'lük büyüme ile toplam kapasite artışına 3,4 gigavat katkı sağladı. Bu oran, güneş ve rüzgarın sektördeki baskın rolünü bir kez daha ortaya koydu.
BÖLGESEL EŞİTSİZLİKLER DİKKAT ÇEKİYOR
Yenilenebilir enerji yatırımlarında bölgeler arasında ciddi farklar sürüyor. Asya, 513,3 gigavatlık artışla küresel büyümenin yüzde 74,2'sini tek başına gerçekleştirdi. Avrupa 934 gigavat toplam kapasite ile ikinci sırada yer aldı.
DÜŞÜK KAPASİTELİ BÖLGELER KIRILGANLIK TAŞIYOR
Orta Amerika ve Karayipler, 21 gigavat ile en düşük kurulu güce sahip bölge oldu. Bu durum, yenilenebilir enerji payı düşük ekonomilerin enerji güvenliği açısından daha kırılgan olduğunu gösteriyor.
YENİLENEBİLİR ENERJİ DAYANIKLILIĞI ARTIRIYOR
Uzmanlara göre yenilenebilir enerji yatırımları, ülkelerin enerji güvenliğini güçlendirirken ekonomik dalgalanmalara karşı daha dayanıklı sistemler oluşturuyor. Daha dağıtık ve çeşitlendirilmiş enerji yapıları, krizlere karşı daha güçlü bir koruma sağlıyor.