Ekonomi yönetimi, Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yol haritasını belirleyecek Orta Vadeli Program (OVP) Eylül ayında açıklanacak. Sabah Gazetesi yazarı Dilek Güngör, OVP'de revizyonun kaçınılmaz olduğunu dile getirerek iş dünyası ve çalışanların beklentilerini dile getirdi.
Ekonominin yeni yol haritasını belirleyecek 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ın (OVP) açıklanacağı tarih belli oldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından 7 Eylül'de kamuoyuna duyurulması beklenen yeni program, Türkiye'nin seçim dönemini de kapsayacak olması nedeniyle kritik önem taşıyor.
Sabah Gazetesi yazarı Dilek Güngör, OVP hazırlıkları öncesinde iş dünyasının ekonomi yönetimine yönelik beklentilerini ve mevcut hedeflerin hangi alanlarda revize edilebileceğini ele aldı. İşte Dilek Güngör'ün dikkat çeken köşe yazısı:
Yeni OVP'de enflasyonla mücadelenin yanı sıra üretim, ihracat, ticaret ve turizmi destekleyecek adımların olması gerektiğini söylüyorlar. İş dünyasının gündeminde, ihracatın finansmanının güçlendirilmesi, ithal girdiyi azaltan projelere uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman sağlanması, yüksek istihdam sağlayan ve ihracat yapan sektörlerin vergi ve SGK yüklerinde düzenlemeler yapılması, Türkiye'nin üretmediği kritik girdilerde gümrük vergilerinin düşürülmesi gibi birçok madde var.
Tabii, üretim maliyetlerindeki artış,finansmana erişim zorluğu iş dünyasını zorlarken, ücretlerdeki erime de çalışanları etkiliyor. Onlar da vergide yükün adil dağıtılması gerektiğini,asgari ücrette enflasyon kayıplarının giderilmesini, emeklilerin yüzünün güldürülmesini istiyor.
Yeni OVP'de İran savaşının etkisiyle revizyon kaçınılmaz görünüyor. Zira, hatırlayın 2025'te açıklanan OVP'de 2026 yılı için ortalama Brent petrol fiyatı 65 dolar olarak öngörülmüştü. Bugün 90 dolar seviyelerini geçti. Petrol fiyatlarındaki yükseliş Türkiye'nin enerji ithalatı faturasını artırdığı için dış ticaret açığı da yükselmiş durumda.
İlk 7 ayda dış ticaret açığı, 60 milyar 508 milyon dolar oldu. Yıl sonu öngörüsü OVP'de 96 milyar dolardı. Cari açık 7 ayda 39 milyar dolar seviyesine çıktı. 2026 yılı için hedef 22.3 milyar dolardı. Mevcut OVP'de 2026 enflasyonu için ekonomi yönetimi yüzde 16 seviyesini öngörmüştü. Temmuz itibarıyla yıllık enflasyon (TÜFE) yüzde 31.75 seviyesinde. Merkez Bankası yıl sonu tahminini geçtiğimiz hafta yüzde 26'ya çıkardı. Piyasa katılımcılarının beklentisi yüzde 29.21.
Mevcut OVP'de 2027 yıl sonu beklentisi yüzde 9, 2028 öngörüsü yüzde 8. Merkez Bankası'nın 2027 öngörüsü yüzde 15, 2028 beklentisi yüzde 9. OVP'de enflasyon oranlarının yukarı yönlü güncellenmesi bekleniyor. OVP'de 2026 yılı için yüzde 3.8 büyüme hedefleniyordu. Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 2.5 büyüdü. Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre, piyasanın büyüme tahmini yüzde 3.1. Finansal Kurumlar Birliği'nin (FKB) güncel anket verilerinde bu oran yüzde 3.14. Uluslararası Para Fonu (IMF) ise Türkiye'nin 2026 büyüme tahminini yüzde 2.9 olarak belirledi. Ekonomi yönetimi 2026 büyüme beklentisinde revizyona gidebilir.
Velhasıl, ekonomi yönetimi açısından zor bir döneme gelindi. Bir tarafta devam eden küresel piyasalardaki savaş kaynaklı belirsizliklerle karışan hesaplar, diğer tarafta talebi bastırıp enflasyonu düşürmeye odaklı programın büyüme, yatırım, istihdam ve şirket bilançoları üzerinde yarattığı maliyet, beri tarafta yüksek faizlerle baş etmeye çalışan iş dünyası, öteki tarafta alım gücündeki erimeyle boğuşan emek kesimi ve 2028'de yapılması beklenen seçimler...