ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri müdahaleyi erteleyerek diplomatik çözüm arayışını öne çıkarması, jeopolitik risk algısını zayıflattı. Arz endişelerinin azalmasıyla Brent petrol ve ABD tipi ham petrol (WTI) haftaya yüzde 5'in üzerinde değer kaybıyla başladı. İşte detaylar...
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile yaşanan nükleer gerilimde diplomatik sürece öncelik vereceğini açıklaması, Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin azalabileceği beklentisini güçlendirdi.
Brent petrol vadeli işlemleri gün içinde yüzde 5'in üzerinde gerileyerek 83 dolar seviyelerine kadar çekilirken, ABD tipi ham petrol (WTI) de yüzde 5,7'yi aşan kayıpla 80 doların altına indi.
Trump, hafta sonu yaptığı açıklamada İran ile yürütülen nükleer müzakerelere zaman tanımak amacıyla planlanan askeri müdahaleyi ertelediklerini duyurdu.
Ayrıca Hürmüz Boğazı'nın yeniden tam kapasiteyle deniz trafiğine açılmasının öncelikli hedeflerden biri olduğunu ifade etti. Bu açıklamalar, küresel enerji arzına ilişkin endişelerin azalmasına ve petrol piyasalarında risk priminin gerilemesine neden oldu.
Petrol fiyatları geçtiğimiz ay ABD-İran geriliminin yeniden yükselmesi ve Umman açıklarında petrol tankerlerine yönelik saldırılar nedeniyle yüzde 20'nin üzerinde değer kazanmıştı.
Sycamore'a göre İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskıyı artırması veya ABD üsleri ile petrol tankerlerine yönelik yeni saldırıların yaşanması halinde petrol fiyatlarında yeniden yükseliş görülebilir.
Denizcilik verileri, Suudi Arabistan petrolü taşıyan iki tankerin hafta sonu Babülmendep Boğazı'nı güvenli şekilde geçtiğini ortaya koyarken, Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinin ise son gelişmelerin ardından hâlâ normal seviyelere ulaşamadığını gösteriyor.
Öte yandan İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları Merkezi (UKMTO), cumartesi gününden bu yana ticari gemilere yönelik üç yeni saldırının kaydedildiğini açıklayarak bölgedeki güvenlik risklerinin tamamen ortadan kalkmadığına dikkat çekti.
Diğer taraftan OPEC+, eylül ayından itibaren günlük yaklaşık 188 bin varillik ek üretim artışı yapılmasını onayladı. Ancak uzmanlar, İran ve Ukrayna kaynaklı ihracat sorunları nedeniyle bu ilave üretimin küresel piyasaya beklenen ölçüde yansımadığını ve arz üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığını değerlendiriyor.