Hürmüz Boğazı'nın uzun süre kapalı kalması, küresel enerji piyasalarında büyük bir şoka yol açabilir. Capital Economics'in analizine göre böyle bir senaryoda petrol fiyatları 150 dolara, Avrupa doğal gaz fiyatları ise 90 Euro seviyesine yükselebilir. İşte detaylar...
Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek uzun süreli bir kapanmanın küresel ekonomi üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceği belirtildi. Capital Economics'in değerlendirmesine göre, enerji sevkiyatının kalıcı şekilde aksaması halinde petrol ve doğal gaz fiyatlarında sert yükselişler görülebilir.
Kuruma göre en kötü senaryoda Brent petrolün varil fiyatı 150 dolara kadar çıkabilir.
Enerji maliyetlerindeki böyle bir artış, enflasyonun yeniden hızlanmasına neden olurken ekonomik büyümenin zayıfladığı bir dönemde merkez bankalarını faiz artırımı yapmaya zorlayabilir.
ALTERNATİF YOLLAR VE PETROL STOKLARI KRİTİK ÖNEMDE
Enerji piyasaları, İran kaynaklı gerilimlerin etkisini şu ana kadar alternatif boru hatları ve mevcut stoklarla sınırlamaya çalıştı. Daha önce Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan ham petrolün yaklaşık üçte birinin farklı altyapılar kullanılarak başka güzergâhlara yönlendirildiği belirtiliyor.
Ancak bu seçeneklerin giderek azalabileceği ifade ediliyor. OECD ülkelerindeki ticari petrol stoklarının son dönemlerin düşük seviyelerine gerilemesi, yeni bir arz şokuna karşı küresel piyasaların direncini azaltıyor.
ANA SENARYODA GEÇİCİ KESİNTİ BEKLENTİSİ
Capital Economics'in temel tahmininde Hürmüz Boğazı'ndaki aksamanın kalıcı olmayacağı öngörülüyor. Bu senaryoya göre Brent petrol fiyatının yılın ilk çeyreğini 80 dolar, ikinci çeyreğini ise 75 dolar seviyesinde tamamlaması bekleniyor.
Opsiyon piyasalarındaki fiyatlamalar da yatırımcıların hâlâ geçici bir kesinti ihtimalini daha güçlü gördüğüne işaret ediyor. Ancak petrol fiyatlarında sert yükseliş yaşanması riskinin önceki dönemlere kıyasla arttığı vurgulanıyor.
EN KÖTÜ TABLODA PETROL 150 DOLARA ÇIKABİLİR
Boğazdaki kapanmanın devam etmesi halinde petrol fiyatlarının ilk aşamada 120 dolara yaklaşabileceği hesaplanıyor. Daha olumsuz bir senaryoda ise Brent petrolün yaklaşık 84 dolarlık seviyelerden 150 dolara, Avrupa doğal gaz fiyatlarının da megavatsaat başına 54 Euro'dan 90 Euro'ya yükselebileceği tahmin ediliyor.
ABD VE AVRUPA EKONOMİLERİ BASKI ALTINDA KALABİLİR
Enerji fiyatlarında yaşanacak büyük artışın ABD'de enflasyonu yüzde 5 seviyesine yaklaştırabileceği belirtiliyor. Aynı durumda ABD ekonomisinin 2026 yılı büyüme beklentisinin yüzde 2,2'den yüzde 1,7'ye gerileyebileceği, yılın ikinci yarısındaki büyüme hızının ise yüzde 1'in altına düşebileceği öngörülüyor.
Avrupa ekonomilerinde ise stagflasyon riskinin daha belirgin hale gelebileceği ifade ediliyor. Euro Bölgesi'nde büyümenin durma noktasına gelmesi, enflasyonun yüzde 6'nın üzerine çıkması beklenirken, İngiltere'de enflasyonun yüzde 7 seviyesine ulaşabileceği ve ekonominin resesyon baskısıyla karşılaşabileceği değerlendiriliyor.
ASYA'DA BÜYÜME BEKLENTİLERİ ZAYIFLAYABİLİR
Yüksek enerji maliyetlerinin Asya ekonomileri üzerinde de baskı oluşturabileceği belirtiliyor. Çin'in elektrikli araçlar ve yeşil enerji ürünleri ihracatıyla sağladığı büyüme desteğinin, tüketici harcamalarındaki olası zayıflama nedeniyle sınırlanabileceği ifade ediliyor.
Hindistan ekonomisinin 2026 büyümesinin de temel senaryodaki yüzde 6,5 seviyesinden yüzde 5,5'e gerileyebileceği tahmin ediliyor.
MERKEZ BANKALARI YENİDEN FAİZ ARTIRABİLİR
Capital Economics, enerji maliyetlerindeki artışın ücretlere ve genel fiyatlara yansımasını önlemek isteyen merkez bankalarının para politikalarını yeniden sıkılaştırabileceğini belirtiyor.
Olumsuz senaryoda yıl sonu politika faizlerinin ABD'de yüzde 4,63, Euro Bölgesi'nde yüzde 3,25 ve İngiltere'de yüzde 4,75 seviyelerine çıkabileceği öngörülüyor.