ABD-İran müzakerelerinde ilerleme sağlanamaması ve Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinin durma noktasına gelmesi petrol arzına ilişkin endişeleri artırdı. Brent petrol 91,49 dolara yükselirken, uzmanlar krizin uzaması halinde fiyatların 100 doların üzerine çıkabileceği, anlaşma sağlanması halinde ise 70 doların altının görülebileceği değerlendirmesinde bulunuyor.
Petrol piyasasındaki yükselişin merkezinde Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiği bulunuyor. Kpler verilerine göre cumartesi günü boğazdan yalnızca beş ticari gemi geçerken, pazar günü herhangi bir geçiş kaydedilmedi. Önceki hafta sonunda ise bu sayı 31 olarak gerçekleşmişti.
Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve LNG taşımacılığı açısından kritik bir güzergah konumunda. Trafiğin ciddi şekilde azalması, savaşın uzaması halinde arz sıkışıklığının derinleşebileceği endişesini beraberinde getiriyor.
KCM Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, ABD-İran ilişkilerinin giderek daha kırılgan hale geldiğini ve boğazın yeniden açılmasına yönelik bir anlaşmanın henüz görünür olmadığını belirtti. Waterer, bölgedeki gemi trafiğinin de son derece düşük seviyelerde kaldığını ifade etti.
BRENT PETROL 91,49 DOLARA ÇIKTI
Brent petrol vadeli kontratları salı günü 62 sent yükselerek varil başına 91,49 dolara ulaştı. ABD Batı Teksas türü ham petrolü WTI ise 75 sent artışla 85,25 dolara çıktı.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş, ABD-İran arasındaki diplomatik sürecin tıkanması ve Hürmüz Boğazı'ndaki arz akışının normale dönmemesiyle bağlantılı olarak değerlendiriliyor.
Bir önceki seansta da petrol fiyatları 2 doların üzerinde yükselmiş, Brent 90,87 dolardan, WTI ise 84,50 dolardan kapanmıştı.
KIZILDENİZ'DE DE ARZ RİSKİ ARTIYOR
Petrol arzına ilişkin risk yalnızca Hürmüz Boğazı'yla sınırlı değil. Yemen'deki Husiler, Kızıldeniz'de Suudi Arabistan'a ait olduğunu öne sürdükleri bir askeri gemi ile dört eskort gemisine füze saldırısı düzenlediklerini açıkladı.
Hürmüz Boğazı ile Bab el-Mendeb Boğazı'nın aynı anda baskı altında olması, küresel petrol arzı açısından ilave risk oluşturuyor. Hürmüz'deki trafiğin yanı sıra Bab el-Mendeb'deki geçişlerin de gerilemesi, enerji taşımacılığında alternatif güzergahların önemini artırıyor.
PETROL İÇİN MASADAKİ 2 SENARYO
Petrol piyasasında fiyatların mevcut seviyelerde uzun süre kalıp kalamayacağı da tartışılıyor.
CIBC Capital Markets ekonomisti Avery Shenfeld, WTI ve Brent fiyatlarındaki mevcut istikrarın piyasanın karşı karşıya olduğu oynaklığı tam olarak yansıtmadığı uyarısında bulundu. CIBC'ye göre petrolün birkaç çeyrek boyunca 80 dolar civarında kalması düşük ihtimal.
Bankanın değerlendirmesine göre Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlayacak bir anlaşma yapılması halinde petrol fiyatları 70 dolar veya daha düşük seviyelere gerileyebilir. Arz kesintisinin devam etmesi halinde ise fiyatların üç haneli seviyeleri test etme ihtimali bulunuyor.
CIBC'nin ana senaryosu, boğazın yaklaşık iki ay içinde yeniden açılmasına imkan verecek bir çözüm bulunması yönünde. Ancak banka, sürecin iki yıla kadar uzayabileceğini de belirtiyor.
TÜKETİCİYİ ETKİLEYECEK 3 HANELİ SENARYO
Petrolün 100 doların üzerine çıkması halinde etkinin yalnızca enerji piyasalarıyla sınırlı kalması beklenmiyor.
CIBC'ye göre ABD'de akaryakıt fiyatlarının galon başına 4 doların üzerine çıkması genellikle WTI'ın 100 doların üzerinde işlem görmesiyle ilişkilendiriliyor. Böyle bir fiyat seviyesinin hane halkının satın alma gücünü baskılaması ve enflasyon görünümünü zorlaştırması bekleniyor.
Bankaya göre stratejik petrol rezervlerinden yapılabilecek müdahalelerin de bir sınırı bulunuyor. Rezervlerin uzun süreli arz kesintisini tekrarlanan salımlarla dengeleme kapasitesinin sınırlanabileceği belirtiliyor.
Buna karşılık müzakerelerin başarısız olması ve boğazdaki geçişlerin daha da kısıtlanması halinde arz sıkıntısının derinleşmesi petrol fiyatlarını yeniden yukarı taşıyabilir.
CIBC'nin değerlendirmesine göre 80 dolar seviyesi kalıcı bir denge noktası olmaktan çok, piyasanın iki farklı senaryo arasındaki geçici bekleyişini yansıtıyor. Boğaza fiziksel erişimin yeniden sağlanıp sağlanmayacağı, petrol fiyatlarının bir sonraki yönünü belirleyecek temel unsur olarak öne çıkıyor.