ABD Merkez Bankasının (Fed) 28 Ekim'de açıklayacağı faiz kararı öncesinde piyasalar, para politikasının geleceğine ilişkin mesajlara odaklandı. BBVA ve Goldman Sachs bu hafta faizlerin sabit tutulmasını, UBS ise aralık ve mart aylarında faiz artışı yapılmasını bekliyor. Moody's Analytics Başekonomisti Mark Zandi ise yeni bir faiz artışının ekonomik riskleri artırabileceği uyarısında bulunuyor. İşte detaylar...
Küresel piyasaların yakından takip ettiği Fed faiz kararı için geri sayım başladı.
ABD Merkez Bankası, 27-28 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının ardından kararını 28 Ekim Çarşamba günü saat 21.00'de açıklayacak. Fed Başkanı Kevin Warsh'ın saat 21.30'da yapacağı değerlendirmeler de piyasaların odağında olacak.
Ancak yatırımcılar, kararın yanı sıra enflasyon görünümü ve önümüzdeki dönemde faiz politikasının nasıl şekilleneceğine ilişkin mesajları da yakından izleyecek.
FED FAİZ ARTIRACAK MI? BANKALARIN BEKLENTİLERİ FARKLILAŞIYOR
Fed'in ekim ayındaki toplantısı öncesinde finans kuruluşları, faizlerin geleceğine ilişkin farklı tahminler paylaşıyor.
BBVA Research, bankanın bu hafta faizleri değiştirmemesini, aralık ayında ise yeni bir artışa gitmesini bekliyor. Kuruma göre enflasyondaki kalıcılık, Fed'in ilerleyen dönemde ek sıkılaştırmaya ihtiyaç duyup duymayacağını belirleyecek.
UBS de aralık 2026 ve mart 2027 dönemlerinde 25'er baz puanlık iki faiz artışı öngörüyor. Goldman Sachs ise bu hafta faizlerin sabit tutulacağını, aralık ayında artış yapılabileceğini değerlendiriyor. Bu tahminler, enflasyon baskılarının sürmesi durumunda Fed'in sıkı para politikasını daha uzun süre devam ettirebileceğine işaret ediyor.
UBS'DEN FAİZ ARTIŞI BEKLENTİSİ: ENFLASYON VE ENERJİ MALİYETLERİ ETKİLİ
UBS'nin değerlendirmesinde güçlü ekonomik büyüme, şirket kârları ve yüksek enerji maliyetleri öne çıkıyor. Eylülde beklentilerin üzerinde gerçekleşen enflasyon ve çekirdek enflasyonun yıllık yüzde 2,6'ya yükselmesi, fiyat baskılarının henüz yeterince hafiflemediği yönündeki endişeleri canlı tutuyor.
Raporda, ABD'de 10 yıllık Hazine tahvili getirisinin ekim başında yüzde 5,36'ya çıkarak 2002'den bu yana en yüksek gün içi seviyesini gördüğü, daha sonra yaklaşık yüzde 5'e gerilediği belirtiliyor. UBS, önümüzdeki 12 ayda yaklaşık üç faiz artışının piyasalar tarafından fiyatlandığına dikkat çekiyor. Kurum, hisse senetlerinde kazanç potansiyelinin sürdüğünü değerlendirirken yatırımcılara portföy çeşitlendirmesi öneriyor.
MOODY'S ANALYTİCS'TEN FED'E FAİZ ARTIŞI UYARISI
Moody's Analytics Başekonomisti Mark Zandi ise yeni bir faiz artışına karşı çıkıyor. Zandi'ye göre 10 yıllık tahvil getirilerinin yüzde 5'e yaklaşması, konut kredisi faizlerinin yüzde 7'nin üzerine çıkması ve kredi marjlarının genişlemesi, finansal koşulların zaten sıkılaştığını gösteriyor.
Zandi, eylül ayındaki faiz artışını da hatalı bir karar olarak değerlendiriyor. İran kaynaklı petrol arz şoklarının faiz artırımıyla çözülemeyeceğini savunan ekonomist, enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyonu artırırken tüketicilerin satın alma gücünü ve harcamalarını da zayıflatabileceğine dikkat çekiyor.
FED'İN FAİZ KARARI BORSA, ALTIN VE KRİPTO PİYASALARINI ETKİLEYEBİLİR
Fed'in açıklayacağı karar ve Kevin Warsh'ın vereceği mesajlar, küresel piyasalarda fiyatlamaların yönü açısından belirleyici olabilir. Faizlerin sabit tutulması kadar, aralık ayında yeni bir artış ihtimaline ilişkin açıklamalar da yatırımcıların beklentilerini etkileyebilir.
Öte yandan Moody's'in risk değerlendirmesinde yapay zekâ hisselerinde yaşanabilecek satışlar, savaşların şiddetlenmesi, ticari gerilimlerin artması ve finansal koşulların daha da sıkılaşması öne çıkıyor. Piyasalar, Fed'in enflasyonla mücadele ve ekonomik büyümeyi koruma hedefleri arasında nasıl bir denge kuracağını anlamak için faiz kararını ve toplantı sonrası açıklamaları takip edecek.