Son dakika haberi: Soruşturma dosyasında yer alan CİMER ihbarları, bilgi sahibi ifadeleri ve resmi tespitlere göre; elebaşı Alparslan Kuytul, örgütün adli zırhını korumak ve sisteme sızmak için yıllar öncesinden sinsi bir planı devreye soktu. Kuytul'un, örgüt bünyesinde yer alan ve okulda başarılı olan parlak öğrencileri özellikle hukuk fakültelerine yönlendirdiği öğrenildi.
Bu şekilde hukuk eğitimi alarak mezun olan ve doğrudan örgüt adına hareket eden "sipariş avukatlar" tek tek belirlendi. Örgütün tüm üyelerinden, herhangi bir adli işlem durumunda bizzat elebaşının talimatı üzerine sadece yetiştirilen 7 avukata vekalet verilmesi istendi. Özellikle avukatlar Alişan İ. ve Bilal İ. örgüt davalarında aktif kullanıldı.
SOSYAL MEDYADA "HAKARET" TUZAĞI: 370'İ AŞKIN DAVA DOSYASI!
Örgütün yargı sistemini adeta bir "tazminat darphanesine" dönüştürdüğü en sinsi yöntem ise sosyal medyadaki profesyonel provokasyon ekibi oldu.
Soruşturma dosyasındaki teknik analizlere ve müşteki ifadelerine göre; örgüt üyeleri internet üzerinden önceden hedef seçtikleri kişileri sosyal medyada tahrik ederek kendilerine hakaret ettirdi.
Hedef alınan kişiler öfkeyle karşılık verince örgüt avukatları Bilal İ. ve Alişan İ. gibi isimler anında devreye girerek bu kişilere seri şekilde savcılık şikayetiyle birlikte tazminat davaları açtı. Tazminat davalarında eylem tarihinden itibaren faiz talep edilerek elde edilen gelirin katlanması planlandı.
"TÜRK MAHKEMELERİNİ TANIMIYORUM" DEYİP ADLİYEYİ MESKEN TUTTULAR!
Sözde tefsir derslerinde ve sosyal medya yayınlarında devleti hedef alan Kuytul'un iki yüzlü tavrı da soruşturma dosyasındaki beyanlarla kanıtlandı.
Kuytul'un müritlerine verdiği sohbetlerde; iki kişi arasında çıkan bir uyuşmazlıkta Allah'ın hükmüyle hükmedecek bir hakem belirlemeyi reddeden tarafı "münafık" ilan ettiği belirlendi.
Kendisinin de hakkında yürütülen soruşturmalar bakımından "Türk mahkemelerini tanımadığını" açıkça beyan ettiği kayıtlara geçti. Ancak aynı Alparslan Kuytul'un, kendi ideolojik söylemlerinin tam aksine, sırf örgüte devasa yan gelir kaynakları sağlamak amacıyla Türk adaletini adeta mesken tuttuğu, hedef gösterdiği insanlara yüzlerce savcılık şikayeti açarak adliyeyi gelir kapısı yaptığı tespit edildi.
KENDİ AVUKATINA "EVLİLİK" CEZASI!
Soruşturma dosyasında yer alan ifadeler; Alparslan Kuytul'un örgüt içinde giyim kuşamdan evliliğe kadar her konuda tek karar verici olduğunu ortaya koydu.
Tanık beyanlarına göre; Kuytul'un en güvendiği isimlerden olan ve her davasına giren Av. Alişan İ'nin, örgüt elebaşının rızası ve onayı olmadan evlenmeye kalkıştığı için örgüt hiyerarşisi içerisinde ağır şekilde cezalandırıldığı kayıtlara girdi. Bu detay, şebekenin kendi yetiştirdiği "hukukçuları" üzerinde bile kurduğu mafyatik ve diktatörce yaptırım gücünü en net haliyle gözler önüne serdi.
KORAY SARISAÇLI OLAYINDA "ÇİFTE AJAN" AVUKAT SKANDALI!
Örgütün adli mekanizmayı manipüle etme cüreti, iş adamı Koray Sarısaçlı'nın kaçırılması dosyasında zirve yaptı. Sarısaçlı maskeli çete üyelerince 13 gün boyunca kaçırılıp işkenceyle senet imzalatıldıktan sonra serbest bırakıldığında, elebaşı Kuytul ve genel sekreter İzzet Daş tarafından ağır tehditlerle baskı altına alındı.
Sarısaçlı'nın kendi özel avukatı olmasına rağmen, örgüt şikayette bulunmasını engellemek için savcılıktaki ilk ifadesine Kuytul'un yönlendirdiği Av. Muhammed B. ile girmesini şart koştu. Sarısaçlı, ailesinin can güvenliği için tanımadığı bu avukatla savcı karşısına çıkıp zorla örgütü aklayan bir ifade verdi. Ancak iş adamı baskıdan kurtulur kurtulmaz kendi gerçek avukatıyla savcılığa giderek işkenceyi anlattı.
Bu gelişme üzerine Av. Muhammed B. aynı dosyada Sarısaçlı'yı kaçıran şüphelilerden Ufuk Bülez'in adına dosyayı inceleme talebinde bulunduğu ortaya çıktı. Aynı dosyada hem kaçırılan mağdurun hem de kaçıran şüphelinin avukatlığını yapmaya kalkan şahsın kirli oyunu soruşturma dosyasıyla deşifre edildi.