Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Alkan, elde edilen yumuşak dokuların soruşturmanın seyrini kökten değiştireceğini vurguladı. Alkan "Vücuda giren maddeler kolay kolay kemiğin yapısına nüfuz etmez. Ancak yumuşak dokularda yani iç organlarda bu maddeler rahatlıkla tespit edilebilir" dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "Faili meçhul hiçbir dosya karanlıkta kalmayacak" talimatıyla raftan indirilen Kozinoğlu dosyası, Silivri Cumhuriyet Başsavcıvekili Ebubekir Efe yönetiminde dev bir operasyona dönüştü. SABAH'ın 29 Ağustos'ta duyurduğu "Hayalet" lakaplı MİT Asya Bölge Müşaviri Kaşif Kozinoğlu dosyasında iki dalga operasyonun ardından suikast şüphesi çıktı.
İHMAL DEĞİL ADIM ADIM PLANLANMIŞ SABOTAJ ZİNCİRİ
SABAH'ın ulaştığı soruşturma evrakı ve güvenlik kamerası dökümleri, olayın basit bir kalp krizi değil, organize bir kumpas olduğunu belgeledi. Kozinoğlu'nun koğuşuna özel olarak atanan FETÖ'cü gardiyan Ferhat Veysi Gül, acil durum butonuna basıldığında müdahale etmek yerine radyonun sesini sonuna kadar açarak yardım çığlıklarını boğdu.
ODASINDA TEMİZLİK YAPILDI
Kozinoğlu hastaneye kaldırıldıktan hemen sonra olay yeri incelemesi yapılmadan koğuş arkadaşları emekli Albay Hasan Atilla Uğur ve eski Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım'ın odaya girip kahve fincanı ile gazeteleri çıkardığı ve temizlik yaptığı tespit edildi.
Doku örneklerinin Adli Tıp Kurumu'na ulaşmasından 10 gün sonra, Ankara Cezaevi'nden firar eden bir hırsızın kuruma sızması delil karartma şüphelerini artırdı.
Dosyaya takipsizlik veren dönemin savcısı Ali İşgören ve kumpas kararlarına imza atan hâkim eşi Züleyha İşgören'in FETÖ üyesi oldukları saptanarak meslekten ihraç edildikleri ve yargılandıkları ortaya çıktı.
MEZAR AÇILDI: CESET BÜTÜNLÜĞÜ VE KEFEN BOZULMAMIŞ
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi doğrultusunda feth-i kabir işlemi de yapıldı. Ümraniye Kocatepe Mezarlığı'nda Cumhuriyet Savcısı gözetiminde yürütülen hassas operasyona 3 adli tıp uzmanı, 1 kimyager ve 1 otopsi teknikerinden oluşan 5 kişilik özel heyet katıldı.
Kozinoğlu'nun kabri açıldığında 15 yıl geçmesine rağmen ceset bütünlüğünün korunduğu, kefenin çürümediği ve kemikler dışında bozulmayan yumuşak dokuların bulunduğu tespit edildi. Heyet tarafından kemik ve toprak örneklerinin yanı sıra kritik önem taşıyan organ ve yumuşak doku örnekleri muhafaza altına alındı.
"YUMUŞAK DOKUNUN ELDE EDİLMESİ BÜYÜK BİR ŞANS"
SABAH'a konuşan Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Alkan, elde edilen yumuşak dokuların ve çürümemiş kefenin soruşturmanın seyrini kökten değiştireceğini vurguladı. Alkan; "Yumuşak dokunun elde edilmiş olması çok kıymetli.
Vücuda giren maddeler kolay kolay kemiğin yapısına nüfuz etmez. Ancak yumuşak dokularda yani iç organlarda bu maddeler rahatlıkla tespit edilebilir.