İnsanları, yapay bir gündemle oyalayıp, arkada dönen gerçekleri gizleme taktiğine "Cambaza bak cambaza oyunu!" deniyor. Özellikle siyaset alanında gündem saptırma ve hedef şaşırtma durumlarını tanımlamak için kullanılıyor.
Hazine ve Maliye eski Bakanı Berat Albayrak'ın ismini, bugünkü fon hadisesi ile yan yana getirmeye çalışan niyeti bozuk odakların sergilediği oyun budur. Bir taşla, birden çok kuş vurma hatta kuş katliamı yapma çabasıdır!
1- Ortada, gündemin sıcaklığından istifade etme fırsatçılığı ve itibar suikasti girişimi söz konusudur.
2- Malûm konunun sıkıntılı olduğu biline biline; "Biz, siyaseten dile getirdik" veya "Sadece soru sorduk" demek, inandırıcı olmadığı gibi samimiyetsizdir de.
3- Fon problemi çözüm yoluna girmişken, durup dururken ve alâkasız biçimde Albayrak ismini ileri sürmek, "kamuoyunda istifham uyandırma" amacına hizmet etmektir. "Haa, demek ki o da..." diye başlayacak haksız bir o kadar da önyargılı cümlelere zemin hazırlamaktır.
4- CHP'den Yeni Partili belediyelere uzanan ve yargılaması devam eden rüşvet, irtikap, imar yolsuzluğu vb. suçları perdeleme, halkın dikkatini dağıtma hamlesidir.
5- Ve nihayet... Berat Albayrak gibi mutemet bir aktörü, aktif siyasetten çekildikten 6 yıl sonra tartışmaya açtırma teşebbüsü; Cumhurbaşkanımızın güven duyduğu isimleri budayarak O'nu yalnızlaştırma, gelecek günlerin önünü kesme projesini de çağrıştırmaktadır!
Kaldı ki...
Hali hazırda üstesinden gelinmekte olan fon sorunu üzerinden, muhtelif bürokratları bahane ederek, Albayrak döneminde atandıkları iddiasından yola çıkmak başlı başına garabettir. Bu mantığa göre... Örneğin, CHP Grup Başkanı Faik Öztrak'ın bürokrat olduğu yıllarda üstlendiği kritik üst düzey görevleri gerekçe göstererek sonradan ortaya çıkan ekonomik/finansal krizlerle onun işgal ettiği makamlar arasında bağ kurmak, kendisini şahsen sorumlu tutmak da mümkün hale gelecektir!
Bir diğer mesaj biraz da içe dönüktür:
"Faturayı, 6 yıl öncesine kesmeyi denemek, ne mümkündür ne de doğrudur!"
Ayrıca, dikkat çekmek istediğim birkaç nokta daha var...
Devletin üzerinde yükseldiği temel bellidir... Sağlam kurumlar, iyi yetişmiş uzmanlar, risk ve kriz yönetim tecrübesi, şeffaflık ve hesap verebilirlik... Bu çerçeve milletten aldığı yetki ile devleti yöneten siyasetçi için de güvencedir. Bu açıdan bakıldığında SPK; gelenekleri ve oturmuş kültürü olan, küresel gelişmelere hâkim, piyasa mantığını bilen kurumsal yapıdır. Elbette her kurum, ondan beklenen fonksiyonu yerine getirme beceresi kadar değerlidir.
Şu anda SPK büyük bir sınamadan geçmektedir. Kurumun bünyesindeki sağlıklı organizmalar korunmalıdır. SPK'ya, kamunun başka kurumlarından doku nakli yapılması, nokta operasyon olarak kalması kaydıyla faydalı olabilir. Lâkin dışarıdan kitlesel transferler Kurum içinde doku reddi ile sonuçlanabilir. Ki yıllara sari gözlemim de bu yöndedir. Köklü kurumların içinde birbirine rakip unsurlar meydana getirilmesi, bürokratik şovenizmi tetiklerse faydadan çok zarar getirir.