1970'li yıllarda sinemada fırtınalar estiren ve 1971 yılında Türkiye Mankenler Kraliçesi seçilerek Yeşilçam'a adım atan Bahar Erdeniz, yıllar sonraki görünümüyle sosyal medyada büyük ilgi gördü. Dönemin Fenerbahçeli efsane futbolcusu Engin Verel ile evlenip uzun süre Fransa'da yaşayan ve kendisi gibi oyuncu oğlu olan tescilli güzel, zamana meydan okuyan görünümüyle hayranlarını bir kez daha kendine hayran bıraktı.
Yeşilçam'ın unutulmaz esmer güzeli Bahar Erdeniz, hem büyüleyici güzelliği hem de sıra dışı yaşam öyküsüyle Türk sinema tarihinin en dikkat çeken figürleri arasında yer alıyor.
Amerikan Kız Koleji'ndeki eğitiminin ardından İsveç'te psikoloji tahsili yapan, dönüşünde ise podyumlardan beyaz perdeye uzanan hızlı bir yükselişe imza atan ünlü oyuncu; uzun süredir gözlerden uzak bir yaşam sürüyor.
Sosyal medyada paylaşılan son kareleriyle yeniden gündeme gelen 70'lerin efsane ismi, güzelliğinden hiçbir şey kaybetmediğini bir kez daha kanıtladı.
PSİKOLOJİ EĞİTİMİNDEN PODYUMLAR KRALİÇELİĞİNE
16 yaşında mühendis Yalçın Erdeniz ile evlenerek İsveç'e yerleşen ve orada bir yıl psikoloji eğitimi alan Bahar Erdeniz, Türkiye'ye döndükten sonra hayatının akışını tamamen değiştirdi. 21 Mayıs 1971 tarihinde Emek Sineması'nda düzenlenen Mankenler Kraliçesi Yarışması'nda birincilik tacını takan Erdeniz, etkileyici bakışları ve esmer güzelliğiyle kısa sürede Yeşilçam yapımcılarının gözdesi haline geldi.
OĞLU ÜNLÜ OYUNCU ÇIKTI!
Zirvedeyken Fenerbahçe'nin efsanevi futbolcusu Engin Verel ile hayatını birleştiren ünlü oyuncu, dönemin gazete manşetlerini günlerce meşgul eden bu nikahın ardından oyunculuğa ara vererek radikal bir kararla Fransa'ya yerleşti.
Bu rüya evlilikten dünyaya gelen oğlu Can Verel de annesinin izinden giderek başarılı bir oyuncu oldu.
14 YAŞINDA BAŞROL!
Muhsin Ertuğrul'un rejisörlüğünü yaptığı 1933 yapımı 'Söz Bir Allah Bir' filmiyle sinemaya adım atan Cahide Sonku, kısa sürede dönemin en büyük yıldızı haline geldi. Ancak bir akşam kahve içerken yanındaki arkadaşına gülerek, "Ancak aptal kadınlar parasız kalır" demesi, kaderinin ironik bir yansıması olarak tarihe geçti.
BÜYÜK YANGIN HER ŞEYİ KÜL ETTİ
Evliliklerinde aradığı mutluluğu bulamayan, Talat Artemel ve İhsan Doruk ile yaptığı evlilikler hüsranla biten Sonku; kendi film şirketini kurdu. 25 kişinin çalıştığı Sonku Film, kısa sürede 1 milyon liradan fazla kazanç elde ederek dönemin en büyük yapım imparatorluklarından biri oldu.
Ancak bir gün ofiste çıkan yangın, bütün filmleri kopyalarıyla beraber küle çevirdi. O günden sonra zirveden düşüşü hızlanan Sonku, yanan ofisin arta kalan odasına kapandı. Böylece efsane isim, devasa servetini ve itibarını bir gecede kaybetti.
18 Mart 1981'de bir arkadaşının evinde 62 yaşında hayata gözlerini yuman Türk sinemasının ilk kadın yıldızının cenazesine ise sadece 8 kişi katıldı. Altın kadehlerden bulaşıkçılığa uzanan bu trajik hayat, Yeşilçam'ın en büyük dramı olarak hafızalarda kaldı.
YEŞİLÇAM'IN ACIMASIZ KÖTÜ ADAMIYDI! FİLMLERDE ARKADAN BIÇAKLAYAN İHSAN GEDİK'İN SON HALİ YÜREK BURKTU...
Sert yüz hatları ile Yeşilçam'da hep "kötü adam" rolleriyle karşımıza çıkan İhsan Gedik, Cüneyt Arkın'ın havada uçarak attığı tekmelerin ve Kemal Sunal'ın absürt dayaklarının merkezindeki o emektar isimdi.
Usta oyuncu rolünü o kadar profesyonel yapıyordu ki, izleyici sinema salonlarında onu gerçekten kötü biri sanıp yuhluyordu.
BUGÜN HALA HAYATTA AMA GEÇİMİNİ SAĞLAMAK İÇİN...
İlerleyen yaşına ve fiziksel zorluklarına rağmen hayata tutunmaya çalışan ve Yeşilçam'ın güzel günlerine veda eden isimlerin arasında katılan Gedik, bastonuna dayanıp sokak sokak gezerek kendi kitabını satmaya çalışıyor.
ARTIK ESKİ GÜÇLÜ ADAM DEĞİL
Usta oyuncuyu filmlerdeki güçlü, kavgacı ve korkutucu haliyle hatırlayan hayranları, sokakta elinde kitapçıklarla karşılarında gördüklerinde duygulanmadan edemiyor.
BİZİ KAHKAHALARA BOĞAN SAF CİLALI İBO'NUN BU ÖDÜLÜNÜ BİLİYOR MUYDUNUZ?
1928 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Feridun Karakaya, Kabataş Erkek Lisesi'nden mezun olduktan sonra kendini tiyatro sahnelerine adadı. Özellikle 1960 ve 70'li yıllarda beyazperdeye taşıdığı; papyonu, şapkası ve kendine has ritmik yürüyüşüyle akıllara kazınan "Cilalı İbo" karakteriyle Türkiye'nin en sevilen komedi yüzlerinden biri oldu.