Ekranların sevilen yüzleri Tuğba Melis Türk ve Emre Özmen, Ramazan ayı öncesinde herkesi şaşırtan bir karara imza atarak konforlu yaşamlarını geride bırakıp Afrika'nın en zorlu bölgelerinden birine doğru yola çıktılar. Nijerya'nın Kano şehrinde milyonlarca yetim çocuğun umudu olan ikili, gerçekleştirdikleri bu duygu yüklü ziyaretle sadece yardım ulaştırmakla kalmadı, aynı zamanda bölgeden gelen görüntülerle tüm Türkiye'nin kalbine dokunmayı başardı.
Ramazan ayı yaklaşırken, oyuncular Tuğba Melis Türk ve Emre Özmen örnek bir davranışa imza attı. İkili, Bir Avuç İnsani Yardım Derneği ile birlikte gönüllü olarak Afrika'nın kalbine uzanan bir iyilik yolculuğuna çıktı.
3 milyon yetim çocuğun yaşadığı Nijerya'nın Kano bölgesine giden oyuncular, yetim çocukların yüzünü güldürdü. Oyuncaklar, kıyafetler, sıcak yemekler ve temel ihtiyaçlar minik ellere ulaştı. Zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren çocuklarla yakından ilgilenen Türk ve Özmen, kalplere de dokundu.
YARDIM ÇALIŞMALARIYLA GÜNDEME GELEN BİR DİĞER İSİM YILDIZ TİLBE OLDU!
Mübarek ramazan ayına günler kala Yıldız Tilbe yardım çalışmalarını hızlandırdı.
Son olarak Filistin'e yaptığı yardımlarla adından söz ettiren sanatçı, ramazan ayında dünyanın neresinde olursa olsun ihtiyaç sahiplerine ulaşmak için sivil yardım derneklerini arayarak yardımlarına aracılık etmelerini istedi.
HER EVDE SICAK YEMEK PİŞMELİ
Yıldız Tilbe'nin Yemen, Suriye, Filistin, Afganistan, Doğu Türkistan, Etiyopya, Güney Sudan, Arakan ve Keşmir gibi ülkelerdeki Müslümanlara yardım etmeyi hedeflediği öğrenildi.
Tilbe, dernek yöneticilerine, bu ramazan ayında herkesin evinde sıcak yemek olması için üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu söyledi.
YAPTIĞI YARDIMLARLA GÖNÜLLERİ FETHEDİYOR
Magazin gündeminde çoğu zaman kariyeri ve yaptığı açıklamalarla konuşulan Yıldız Tilbe, son dönemde ise yardım faaliyetleriyle öne çıkıyor. Tilbe geçtiğimiz ay Gazze'de çadır kent kurulması için Kudüs Gönüllüleri Derneği'ne 300 bin dolar bağış yaptı.
GAZZE'DE İNŞAAT BAŞLADI
Yıldız Tilbe adına yapılacak çadır kentin kurulumu başladı.
Dernek, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda alanda molozların kısa sürede temizlendiğini göstererek, sürecin hızla ilerlediğine dikkat çeken bir not paylaştı.
"RAMAZAN AYINA KADAR"
"Yıldız Tilbe, Gazze'de iki ayrı çadır kent için Kudüs Gönüllüleri Derneği'ne 300 bin dolar teslim etmişti. Biz de bu meblağı hemen Gazze'deki Mevedde Yardım Kuruluşu'na ulaştırarak çadır kentlerin inşaatını başlattık. Allah'ın izniyle Ramazan ayına kadar çadır kentler tamamlanmış olacak. Ramazan ayı ile birlikte çadırlardaki Filistinli kardeşlerimize iftarları verilecek."
Tilbe'nin destek ulaştırmaya devam edeceği öğrenildi.
"8 YILDIR İNSANLARA YARDIM EDER"
Ziyaretin yeni olmadığı, sanatçının uzun süredir aynı mahalleye destek verdiği de ortaya çıktı. Konuya ilişkin konuşan Mahalle Muhtarı Ümit Doğan, Tilbe'nin yıllardır bölgeyi düzenli olarak ziyaret ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Yıldız Tilbe, 7 - 8 yıldır mahallemizi ziyarete gelir. Engelli, yetim, yardıma muhtaç insanlara yardım eder. Her yıl başında görüşür, yardıma muhtaç insanları belirleriz. Kendisi gelir, yardıma muhtaç insanlarla sohbet eder, moral verir ve ihtiyaçlarını karşılamaya çalışır. Yaptığı ziyaretlerden dolayı kendisine teşekkür ederim"
Yıldız Tilbe'nin yaptığı bu örnek davranış büyük takdir toplarken, sanatçının yardımları sosyal medyada da geniş yankı buldu.
Öte yandan ünlü sanatçının geçen günlerde de İstanbul'da ihtiyaç sahiplerine destek verdiği de ortaya çıktı.
Tilbe gibi zorlu yollardan geçen diğer isim İbrahim Tatlıses olmuştu...
1952 yılında Şanlıurfa'da dünyaya gelen İbrahim Tatlıses'in hayatı, doğduğu anda bile kolay olmamıştır.
Babası cezaevinde olan Tatlıses, çocukluk yıllarında hiçbir zaman okula gidemedi. Bu durumla ilgili olarak "Urfa'da sanki Oxford vardı da biz mi gitmedik?" diyerek durumu esprili bir dille anlattı.
ÇOCUK YAŞTA ÇALIŞMAYA BAŞLADI
Okuma yazma öğrenememesine rağmen hayata tutunmak için çalışmak zorunda kalan Tatlıses, daha çocuk yaşlarda çeşitli işlerde çalışmaya başlamıştır.
Su satıcılığı yapmış, çığırtkanlık yaparak sinemalarda "Haydi buz gibi su!" diye bağırarak insanlara su satmaya çalışmıştır. Bu dönemde karşılaştığı zorluklar ve haksızlıklar onun hayatına yön vermiştir.
Tatlıses'in kendi ifadesiyle, su satarken bir gün sinemada oturan bir adamın kendisine tokat attığı an hayatındaki dönüm noktalarından biridir: "Bir gün koltukta oturan bir adam birden yerinden kalktı. 'Sus ulan eşek, seni mi dinleyeceğiz.' diye suratıma dört tokat attı. Ve o yediğim tokatlar beni buralara kadar getirdi." Bu yaşananlar, onun hem mücadelesini hem de karakterinin şekillenmesini sağlamıştır.
İŞTE İLK MESLEĞİ!
Gençlik yıllarında inşaatlarda soğuk demir ustalığı yapmıştır. Zor ve ağır iş koşullarına rağmen hayatı boyunca çalışmaktan vazgeçmemiştir. İnşaatlarda çalışırken türkü söylemeyi de ihmal etmeyen Tatlıses, sesini ve yeteneğini orada keşfetmiştir. Adanalı bir sinemacı tarafından bu yeteneği fark edilmiştir. Bu keşif, onun hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur.
İbrahim Tatlıses, ilk olarak Adana'da çeşitli mekanlarda sahne almaya başlamıştır. Daha sonra Ankara'ya gelerek, burada gazino ve pavyonlarda sahne deneyimi edinmiştir.
1974 yılında söylediği "Ayağında Kundura" türküsü ile geniş kitlelerce tanınmaya başlamıştır. Bu başarı onun radyoya ve televizyona çıkmasını sağlamış, böylece sanat kariyeri ivme kazanmıştır.
70'li yılların ortalarında ise İstanbul'a geçerek sahne hayatını burada sürdürmüştür. İstanbul'daki müzik ve eğlence dünyasında kendisine önemli bağlantılar kurmuş, özellikle kendisine soyadını veren müzisyen Yılmaz Tatlıses ile tanışmıştır. Tüm bu aşamalar, İbrahim Tatlıses'in zorluklarla dolu hayat yolculuğunun bir parçası olmuştur.
İbrahim Tatlıses'in ünlü olmadan önceki hayatı, disiplin, sabır ve çalışma azmiyle doludur. Okula gitmeden, zorlu işlerde çalışarak ve hayatın ona getirdiği tüm engellere rağmen yılmadan yoluna devam eden Tatlıses, başarıyı hak etmiş ve bugün Türkiye'nin en önemli sanatçılarından biri olmuştur. Onun hikayesi, pek çok kişiye ilham veren, emek ve azimle hayatta neler başarılabileceğinin somut bir örneğidir.