Savunma sanayi sektörünün önde gelen yayınlarından Defense News dergisi tarafından hazırlanan "Defense News Top 100 (2026)" listesinde ilk 100'de tam beş Türk şirketi yer aldı.
■ Şirketlerin 2025 yılındaki savunma sanayi cirosuna göre hazırlanan listeye ASELSAN 40'ıncı sıradan girdi.
ASELSAN'ın savunma geliri geçen yıla göre yüzde 26 oranında artarak 4,46 milyar dolara çıktı.
■ TUSAŞ ise gelirini yüzde 16 artırıp, 3,64 milyar dolar gelire ulaşarak listede 48'inci sırada yer aldı.
TUSAŞ, Türkiye'nin milli muharip uçağı KAAN başta olmak üzere hava savunma sanayisinde önemli projeleri yürütüyor.
■ Defense News Top 100 listesine ilk kez ve 53'üncü sıradan giren ARCA Savunma ise 2025 yılında tam 3 milyar dolarlık satış yaptı.
ARCA Savunma mühimmat ve patlayıcı üretim kapasitesiyle öne çıkıyor.
■ Türkiye'nin roket ve füze sistemleri üreten öncü şirketi ROKETSAN ise gelirini 2,37 milyar dolara yükselterek, listede 64'üncü sırada yer aldı.
■ 1950 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ülkemizin en köklü savunma sanayii kuruluşu
Makine ve Kimya Endüstrisi ise 1,42 milyar dolar gelire ulaşarak listede 81'inci sırada yer aldı.
Türkiye artık Defense News Top 100 listesine sadece savunma elektroniği (ASELSAN) ile değil; havacılık (TUSAŞ), füze/ roket teknolojileri (ROKETSAN), mühimmat (MKE, ARCA) gibi farklı disiplinlerle giriyor.
Bu da savunma ekosistemin topyekûn ve dengeli büyüdüğünü gösteriyor.
■ 2002 yılında Türkiye'de savunma sanayisinde aktif proje sayısı 62 iken, 2026 yılında bu sayı bin 400'ün üzerine çıktı. Yani savunma sanayi tam 22 kat büyüdü.
■ 2002 yılında toplam proje hacmi 5,5 milyar dolarken şimdi ise 100 milyar doların üzerine çıktı.
■ 2002'de sektörün yıllık cirosu 1,1 milyar dolardı. Şimdi ise 20 milyar doların üzerine çıktı.
■ Savunma sanayisindeki 2002'de yüzde 20 olan yerlilik oranı 2026'da yüzde 82'ye yükseldi.
■ Savunma sanayi, Türkiye'nin nitelikli insan kaynağını besleyen ve "beyin göçünü" tersine çeviren en büyük istihdam merkezi haline gelmesi de oldukça önemli!
Sektörde doğrudan çalışan beyaz ve mavi yakalı personel sayısı 100 bin sınırına yaklaşmış durumda.
Türk şirketlerinin bu hızlı yükselişi sektördeki nitelikli istihdam sayısını da 2028 yılı itibarıyla 158 bine çıkaracağı tahmin ediliyor.
Özetle Türkiye son 24 yılda ülke savunmasına harcadığı milyarlarca dolarlık ithalat faturasından kurtuldu.
Ve dünyaya yüksek teknoloji ihraç eden ve yüz binlerce gence geleceğin mesleklerini sunan küresel bir savunma üssü haline geldi.
CAYMA HAKKI!
Ticaret Bakanlığı tarafından 2022 yılında yayımlanan yönetmelikle, telefon, tablet, bilgisayar ve akıllı saat gibi ürünlerde cayma hakkının kaldırılması planlanmıştı.
Bu yönetmelik tüketicilerin tepkisini çekince yürürlük tarihi her yıl birer yıl ertelendi.
Ve son olarak Danıştay'ın iptal kararıyla söz konusu hükümler yürürlüğe girmeden kaldırılmış oldu.
Cayma hakkını suiistimal edenler elbette var ama sepetteki çürük elmalar yüzünden bütün vatandaşların cayma hakkının elinden alınması doğru değildi.
Geç de olsa doğru yol bulundu. Aklınızda bulunsun eğer bir cep telefonu, tablet bilgisayar, dizüstü ve masaüstü bilgisayar, akıllı saat ya da motosiklet aldığınızda memnun kalmazsanız cayma hakkınız var!
'TAM KOVULMALIK' KADRO DEMİŞTİ!
Fatih Tekke, zor bir dönemde, kısıtlı bir kadroyla Trabzonspor'u tekrar zirve yarışına sokmuştu.
Gençlerin önünü açıp onların değerini artırmıştı. Türkiye Kupası'nı kazanmıştı.
Tekke'nin Trabzonspor'dan ayrılışına gerçekten üzüldüm.
Trabzon'da yerel basına göre Tekke'nin ayrılışında Paul Onuachu konusunda yönetimle farklı düşünmesinin etken olduğu konuşuluyor.
Tekke'nin, oyun sistemine uygun olmadığını düşündüğü Onuachu ile çalışmak istemediği ama yönetimin futbolcunun satılmasına izin vermediği iddia edildi.
Onuachu'nun bu sezon performansının düşmesi de kafalarda soru işareti oluşturuyor!
Bence asıl nedeni Tekke'nin Ligin 2. haftasında Başakşehir'i 2-1 mağlup ettikten sonra yaptığı şu açıklamada gizli:
"Bakın, bugün yine bir yıldız oyuncu gelecek bize büyük ihtimalle. İki-üç tane bayağı yıldızımız var. Bunları almak aslında bir risk. Çok büyük risk. Hoca için hiç iyi bir şey değil, tam kovulmalık bir kadro. Başkana da bunu söyledim." demişti.
Büyük ihtimalle Tekke başarıya aç genç futbolcular ve makul ama potansiyeli yüksek transferlerle yoluna devam etmek istiyordu.
Tekke'nin kafasında muhtemelen Salah, Fabinho gibi yıldız oyuncuların alınması yoktu.
Tekke, yıldız futbolcuların yüksek maaşlarının takım içi dengeyi bozmasından da korkmuş olabilir.
Futbolda kadro kalitesinin ve beklentilerin düşük olduğu takımlarda taktik dehasıyla başarı elde eden hocalara 'underdog teknik direktör' denir.
Mütevazı kadrolarla başarıya ulaşan Tekke de tam bu tanıma uyuyor.
Ama Trabzonspor dört büyüklerden biri. Taraftarı üç büyüklerde olduğu gibi flaş transferler talep ediyor.
Bir 'underdog teknik direktör' ise yıldız futbolcuları yönetmez. Egoları idare etmek için farklı meziyetleriniz olmalı.
Örneğin düşük bütçeli Leicester City ile İngiltere'de şampiyonluk mucizesi yaşayan 'underdog' Claudio Ranieri, Şampiyonlar Ligi'ne katılınca dengesi bozuldu ve takıma veda etmek zorunda kaldı.
Tekke 'underdog teknik direktör' kalmayı geçtiğimiz hafta kendi kararıyla istifa ederek göstermişti aslında.
Tekke, "Tam kovulmalık bir kadro" derken kendisini bekleyen sonun farkındaydı!
Keşke Trabzonspor yönetimi ve Tekke bu fikir ayrılığını ligini başında giderseydi!