Günümüzde hızla hayatımıza giren yapay zeka teknolojisi, bir gün adaletin ve vicdanın yerini alabilir mi? Sadece dijital verilerle karar veren bir sistemin karşısında masumiyetimizi kanıtlamak mümkün mü, yoksa tüm ipler algoritmanın eline mi geçecek? Günaydın yazarı Yüksel Aytuğ, bugünkü yazısında yapay zekanın hızla yaygınlaşan etkilerini farklı bir açıdan ele alıyor.
Bu hafta mükemmel bir film vizyona giriyor: Merhamet Yok. (Mercy) Özel basın gösteriminde izledim ve hâlâ etkisindeyim.
Çok değil bundan 5-10 yıl sonrasının Los Angeles'ı... Terör ve şiddet öyle artmış ki, potansiyel suçlular "Kırmızı Bölge" denilen mahallelerde tecrit ediliyor.
Yargı ise tamamen yapay zekaya emanet. "Merhamet" adlı sistemin sanal hakimi; tüm dijital verileri değerlendirip, sanığın davasını 1-2 saat içinde hükme bağlıyor. Böylece hem kusursuz ve bağımsız bir yargı sağlanıyor hem de paradan ve zamandan tasarruf ediliyor.
Suçsuzluğunu ispat etmesi için önünde sadece 1,5 saat var. Sonrası ise tam bir heyecan fırtınası... Yapay zeka nereye gidiyor? Sonunda tüm ipler onun eline mi geçecek? Yapay zeka sayesinde kusursuz adli yargılama mümkün mü? Adli bir hükme varmak için hangisi gerekir?