Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin sinema organizasyonundan çıkarak adeta bir 'aklama' platformuna dönüştüğüne dikkat çeken gazeteci Yüksel Aytuğ, kaleme aldığı yazıda çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Efendim, sizlere geçenlerde Altın Portakal'ın nasıl "kimsenin iplemediği bir panayıra" dönüştüğünü anlatmıştım. Bunun en büyük nedenlerinden biri de organizasyonun siyasete tahvil edilmesiydi.
Ne yazık ki bu yıl da aynısı oldu. Sahneye ödül almak için çıkanlar, bunu hükümete karşı kin kusmak, kendi ideolojilerine menfaat sağmak, suyu bulandırmak ve özellikle hırsızlıktan, dolandırıcılıktan, devlete ihanetten ve yüz kızartıcı suçlardan mahkum olan, tutuklanan malum kişileri aklamak için fırsata çevirdiler.
Kızcağız, sahnede elleri titreyerek dedi ki, "Şu an haksız yere içeride olanlar için alıyorum ödülü..." İyi de güzel kızım, bunlar devleti soyup soğana çevirmiş, yetimin hakkına el uzatmış, hemcinsi olan korumasını taciz etmiş, otel odasında sevgilisiyle basılmış, metresini oğluyla evlendirmiş tipler değil mi? Keşke neyi, kimi savunduğunu bilseydin.
Ama o zaman ödül vermiyorlar değil mi? Sen de haklısın!..
Altın Portakal 'aklama' festivali! | Video
BİR TEK TİYATRO KALMIŞTI
Cinsellikten menfaat sağlama kolaycılığı dört bir yanımızı sardı. Sahneler striptiz kulüplerine döndü, sinema ve televizyonda "iliştirme" sahneler gişe ve reytingin en kestirme yolu haline geldi. Tik Tok ve X başta olmak üzere sanal medya ise çoktan aleni geneleve döndü. Görece temiz kalan bir tek tiyatroydu ama sanırım son kale de düştü.
Emre Kınay ile Evrim Alasya'nın oynadığı İki Bekar oyunundaki bir sahne geçen hafta yoğun eleştiri aldı. Evrim Alasya, Emre Kınay'ın kucağına eğilip malum hareketleri canlandırırken, "Aşkım gerçek mi bu?" diye bağırıyordu. Durum öyle tuhaftı ki, sahne sırasında iki oyuncu dayanamayıp, gülerek oyunun duraksamasına sebep oldular.
Sosyal medyada yapılan eleştiriler ise şok ediciydi:
"Ahlaksızlık nedir, bir oyun mudur? Öz değersizlik bir oyun mudur?"
"Bıktııık ulaaaan bıktııık... İki kıvırıp, iki gol atıp milyonları cukka devri bitmeli."
MARADONA'NIN GOLÜNÜ ATTIM
Hafta sonu hiç üşenmeyip Sarıyer'den Ümraniye'deki İstanbul AVM'ye sırf Maradona Sergisi'ni ziyaret etmeye gittim. İyi ki gitmişim, harika saatler geçirdim.
Karakterini ve kötü alışkanlıklarını sevmesem de Maradona bana göre dünyanın en büyük futbolcusudur. Bu nedenle O'nun Dünya Kupası'nı kaldırdığı formasını, giydiği kramponlarını görmek, belgeselini izlemek, başrolde olduğu konsol oyunlarını oynamak çok keyifliydi.
İnteraktif aksiyon odaları ise ziyaretçilere büyük sürprizler sunuyordu. Öyle ki, büyük futbol ustasının vücut hareketlerini ve çalım atacağı yönleri önceden tahmin edip, İngiltere'ye attığı o tarihi golün aynısını İngilizlerin filelerine bırakırken Maradona'nın ta kendisi oldum.
Keşke Maradona'nın eşsiz yeteneklerine sahip olmak bu kadar kolay olsaydı...
NETANYAHU'YA ARAP SEMPATİSİ (!)
Listeyi görünce gözlerime inanamadım. İsrail Başbakanı Netanyahu'yu sınırlarından içeri girdiği taktirde tutuklayacaklarını ilan eden ülkeler: Türkiye, İsveç, İtalya, İsviçre, Fransa, İrlanda, Kanada, Belçika, Hollanda, Güney Afrika, İngiltere, İspanya, Çin, Avustralya, Slovenya, Litvanya, Estonya...
Dikkat ettiniz mi? Aralarında bir tek Arap ülkesi yok...
Doğrusu sebebini çok merak ettim. Korku mu, gaflet mi yoksa iki yüzlülük mü?