Bir dönemin fenomen dizisi Avrupa Yakası'nda hayat verdiği Sertaç karakteriyle hafızalara kazınan Yavuz Seçkin, bu kez alışılmışın dışındaki bir açıklamayla gündeme geldi. Yıllardır enerjisi ve hareketli yaşamıyla tanınan ünlü komedyenin sağlık durumuna ilişkin sözleri dikkat çekti.
Bir dönemin fenomen yapımlarından Avrupa Yakası'nda canlandırdığı Sertaç karakteriyle hafızalara kazınan Yavuz Seçkin, kariyeri boyunca kendine özgü taklitleri ve telefon şakalarıyla eğlence dünyasının dikkat çeken isimleri arasında yer aldı.
Radyoculukla başladığı meslek hayatında özellikle 'Yavuz'un Minibüsü' programıyla geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan komedyen, televizyon projelerinin yanı sıra sahne performanslarıyla da adından söz ettirmeyi sürdürdü.
Avrupa Yakası'nın ardından Galip Derviş ve No: 309 gibi yapımlarda rol alan Seçkin, 2022 yılında ise Seversin dizisinde Nihat karakteriyle izleyici karşısına çıktı. Son dönemde sahne gösterileri ve sosyal medya paylaşımlarıyla sevenleriyle buluşan ünlü isim, bu kez alışılmış enerjisinin ardındaki bir konuyla gündeme geldi.
Uzun yıllardır hareketli yaşam tarzıyla tanınan Yavuz Seçkin, sağlık durumuna ilişkin yaptığı açıklamada anksiyete yaşadığını dile getirdi.
"HAREKET OLMADIĞI ZAMAN HASTA OLUYORUM"
Yıllar boyunca setler ve sahneler arasında yoğun bir tempoda çalıştığını belirten Seçkin, bu düzenin yavaşlamasıyla birlikte kendisini iyi hissetmediğini ifade etti. Evde daha fazla vakit geçirdiği zamanlarda yaşadığı durumu anlatan ünlü komedyen, şu sözleri kullandı:
"Hareket olmadığı zaman hasta oluyorum. Şu anda da bir anksiyetem var. İşte evde olduğum zaman böyle çok tempoya alışmışız. Yani her yere koşmaya, her gün sette olmaya. Biraz böyle tempo düşünce ben hasta oluyorum galiba."
EŞİ DİCLE SEÇKİN BİLE ONA YETİŞEMİYOR!
Hareketli yapısının yalnızca iş hayatıyla sınırlı olmadığını anlatan Yavuz Seçkin, evde de sürekli bir şeylerle meşgul olduğunu söyledi. Gün içerisinde bir aşağı bir yukarı koşturduğunu belirten komedyen, eşi Dicle Seçkin'in bile zaman zaman kendisine yetişemediğini dile getirdi.
Dizinin ardından oyunculuğa ara veren ve uzun süredir gözlerden uzak sakin bir yaşam sürdüren Caneroğlu, katıldığı bir televizyon programında yıllar sonra ilk kez dikkat çeken açıklamalarda bulunmuştu.
Günler önce yaptığı TEDx konuşmasında "bipolar" olduğunu açıkladığını hatırlatan oyuncu, sürece dair samimi ifadeler kullanmıştı.
"BENİ YARGILAMANIZDAN KORUYORUM"
Hastalığını ilk kez açıklayan Caneroğlu , "Kendimi güvende hissettiğim bir programla açılış yapmak istedim. Çok büyük bir sırrım var, gerçeği açıkladığımda beni yargılamanızdan, dışlamanızdan, bana olan inancınızı ve saygınızı yitirmenizden korkuyorum. Ben Bipolarım. Hayatım boyunca taşımam gereken, toplum tarafından damgalanma ihtimali çok yüksek bir kimlik" sözleriyle yaşadığı süreci anlatmıştı.
İÇİNDE TUTTUĞU HASTALIĞINI AÇIKLAYAN DİĞER İSİM MÜGE BOZ OLMUŞTU!
Basketbolcu eşi Caner Erdeniz, kızları Vina ve kucaklarına yeni aldıkları oğulları Rika ile mutlu aile tablosunun simgesi haline gelen Müge Boz, neşeli bir tatil karesiyle değil, duygusal bir itirafla gündeme gelmişti.
Ünlü oyuncu, sosyal medya hesabından yayınladığı videoda yıllardır gizlediği hastalığını tüm çıplaklığıyla anlatmıştı.
Müge Boz 20 yıldır mücadele ettiği hastalığını açıkladı: "Öldürmez ama süründürür..." | Video
"VÜCUDUMDAKİ İZLERİ GİZLEMEKTEN YORULDUM"
Tam 20 yıldır Sedef hastalığı ile mücadele ettiğini açıklayan Boz, hastalığın fiziksel etkileri kadar psikolojik yüküne de değindi.
"Yaz aylarında vücudundaki izleri gizlemeye çalışmanın ağırlığını bilen bilir" diyerek yaşadığı zorluğu ifade eden oyuncu, yıllarca süren inkar sürecinin ardından artık kabulleniş aşamasına geçtiğini belirtti.
DETOKS KAMPININ GERÇEK NEDENİ ORTAYA ÇIKTI
Müge Boz, son günlerde katıldığı detoks kampıyla ilgili yanlış anlaşılmaları da düzeltti.
Bu kampa keyiften veya zayıflama kaygısıyla katılmadığını vurgulayan Boz; "Kendim için, iyileşmek için geldim" dedi. Artık bu süreçteki deneyimlerini paylaşarak, aynı dertten muzdarip takipçilerine ışık olmayı hedefliyor.
GEÇTİĞİMİZ GÜNLERDE ŞARKICI AYDİLGE DE KENDİ HASTALIĞINA DAİR ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR YAPMIŞTI!
2018 yılında keman sanatçısı Utku Barış Andaç ile nikah masasına oturan ünlü şarkıcı Aydilge'nin yllardır mutlu süren bir evliği var. Zaman zaman sosyal medyadan yaptığı açıklamalarıyla gündem olan ünlü şarkıcı cilt rengine yapılan zorbalığa sessiz kalmamıştı.
Ünlü sanatçı Aydilge, sosyal medya üzerinden kendisi hakkında yapılan olumsuz yorumlara yanıt verdi. Dış görünüşü, makyajı ve cilt rengi üzerinden gelen eleştirilere değinen Aydilge, vitiligo hastası olduğunu açıklamıştı.
"KİMSEYE MAKUL BİR GÜZELLİK BORCUM YOK"
Sanatçı, yaptığı paylaşımda beden algısı üzerinden yapılan yorumların kabul edilemez olduğunu belirterek, "Kimseye makul bir güzellik borcum yok" ifadelerini kullanmıştı.
"VİTİLİGO HASTASIYIM"
Aydilge, şunları söyledi: Bazı yorumlar dikkatimi çekti. Makyajımı iyi yapmadığım, yüzümün çok beyaz olduğuna dair yorumlardı bunlar. Daha önce de başka bir videomda, Harry Potter'daki beyaz suratlı, korkutucu Voldemort'a benzetenler olmuştu. Üzüldüm mü? Hayır ama önceleri çok üzülürdüm. Çünkü ben Vitiligo hastasıyım. Benim yüzümdeki pigmentler ölü ve kimseye makul bir güzellik borcum olmadığı için bazen rengini kendi hâline bırakıyorum.
BİRBİRİMİZE ZORBALIK YAPIYORUZ
Aydilge, sözlerine şöyle devam etti; "Bakın, ellerimde de aynı durum var; yarısı beyaz, yarısı daha koyu. Bazen canım isteyince profesyonel makyaj yaptırıyorum, bazen de kendimce bir şeyler yapıyorum. Tabii ki eleştiriler olur, yorumlar yapılır. Benim için hiç sorun değil ama sizleri de üzenlerin çok olduğuna eminim. O yüzden bir kardeş ve abla gibi, şu an sizlere sarılmak istedim. Çünkü sistemin bize dayattığı gerçekçi olmayan ve sürekli değişen güzellik idealleri yüzünden kendi bedenimize yabancılaşıyoruz. Yetmiyor, bir de birbirimize zorbalık yapıyoruz. Estetik yaptıranlar, estetik yaptırdıkları için; yaptırmayanlar ise yaşlı göründükleri için zorbalanıyor. Yani ne yaparsak yapalım, bedenimiz üzerinden sürekli söz sahibi olmaya çalışan bir sistem var."
"Peki, ne yapacağız? Bence kendimizi güzel hissetmek istememiz, beğenilmek istememiz çok doğal ve normal. Ben de istiyorum. Ama ne olur, incindiğimiz yerlerden başkalarını incitmeyelim. Güzel olalım elbette ama güzelliğin ne olduğunu sadece nasıl göründüğümüz üzerine inşa etmeyelim.