Yeşilçam'ın efsanevi yamalı pantolonlu kahramanının aslında Fransa'dan en prestijli devlet nişanını aldığını biliyor muydunuz? Yıllarca bizi gülmekten kırıp geçiren bu ustanın ardındaki inanılmaz başarıları duyunca çok şaşıracaksınız! İşte sadece Türkiye'yi değil, Avrupa'yı da kendine hayran bırakan o dev ismin, yani Feridun Karakaya'nın az bilinen hayat hikayesi...
1928 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Feridun Karakaya, Kabataş Erkek Lisesi'nden mezun olduktan sonra kendini tiyatro sahnelerine adadı. Özellikle 1960 ve 70'li yıllarda beyazperdeye taşıdığı; papyonu, şapkası ve kendine has ritmik yürüyüşüyle akıllara kazınan "Cilalı İbo" karakteriyle Türkiye'nin en sevilen komedi yüzlerinden biri oldu.
Cilalı İbo Almanya'da, Cilalı İbo Teksas Fatihi ve Beyaz Mendil gibi sayısız gişe rekortmeni filme imza atan usta oyuncu, sahnedeki dinamik ve sempatik enerjisiyle halkın sevgilisi haline geldi.
YEŞİLÇAM'IN YAKIŞIKLI JÖNÜ MESUT ENGİN'İN SON HALİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ?
Bir dönemin en yakışıklı jönlerinden biriydi, Ses Dergisi'nin o meşhur yarışmasında rakiplerini geride bırakıp zirveye oturmuştu. Ancak Yeşilçam'ın ışıltılı dünyasından sokaklara uzanan hikayesi herkesi gözyaşlarına boğdu. Mesut Engin'in o zor günlerine dair detaylar duyanların kahretti... Yeşilçam'ın bir dönemine damga vuran, ışıltılı sahnelerin aranan yüzü Mesut Engin'in hayat hikayesi, başarıdan en dibe uzanan trajik bir yolculuğun özeti gibi.
1973 yılında Ses Dergisi'nin açtığı yarışmada birçok rakibini geride bırakarak birinci seçilen ve sanat dünyasına hızlı bir giriş yapan ünlü aktör, ne yazık ki son yıllarını sokaklarda, hastalıklarla boğuşarak geçirdi.
HAYATINI ALTÜST EDEN O KAZA
1976 yılında geçirdiği feci trafik kazası, Mesut Engin için sonun başlangıcı oldu. Sağ el bileğinin sinirlerinin kesilmesiyle büyük bir yıkım yaşayan sanatçı, içine girdiği bunalımı aşmakta zorlandı. Bu süreçten sonra yer aldığı Lekeli Kadın, Ve Recep Ve Zehra Ve Ayşe, Kaşık Düşmanı ve Sonsuz Sokaklar gibi filmlere rağmen eski günlerine dönmekte zorluk çekti.
1980'li ve 90'lı yıllarda Kara Para, Ay Işığı Operasyonu, Zavallı Kız ve Kanlı Para gibi projelerde boy gösterse de talihsizlikler yakasını bırakmadı.
"DEDE" LAKABIYLA SOKAKLARDA BİR YAŞAM MÜCADELESİ
Özel hayatında ardı ardına gelen felaketler, Mesut Engin'i evsiz bıraktı. İş hayatındaki başarısızlıklar, boşanma ve ardından evinde çıkan yangınla her şeyini kaybeden efsane isim, sokaklarda yaşamaya başladı.
Çevredeki esnafın "Dede" diyerek yardım ettiği sanatçı, uzun yıllar boyunca açlık ve soğuğun yanı sıra ciddi hastalıklarla da pençeleşti. Düşler de Ölür, Kara Gün ve Son Defa gibi filmleriyle hafızalarda kalan jönün sokaklardaki hali, onu Taksim'de bitkin halde bulan tiyatrocu dostlarının yardımıyla son buldu.
Uzun süren sokak hayatının vücudunda bıraktığı hasarlar ve geçirdiği hastalıklar nedeniyle bitkin düşen Yeşilçam'ın unutulmaz ismi, 19 Aralık 2011 tarihinde aramızdan ayrıldı. Geriye ise Ölüme Köprü'den Polis Dosyası'na kadar uzanan onlarca film ve yürek burkan bir hayat hikayesi kaldı.
GEÇİRDİĞİ KAZAYLA HAYATI ALTÜST OLAN BİR DİĞER YEŞİLÇAM OYUNCUSU: FERİDUN ŞAVLI
Türk sinemasının gelmiş geçmiş en sevilen serilerinden biri olan Hababam Sınıfı, bize sadece kahkahayı değil, her biri ayrı birer değer olan "güzel insanları" da miras bıraktı.
Rıfat Ilgaz'ın ölümsüz eserinden beyaz perdeye uyarlanan seride, o meşhur siyah önlüğü, haylaz gülüşü ve saf kalbiyle tanıdığımız bir isim vardı: Domdom Ali.
Peki, hafızalarımıza kazınan o sevimli karakteri canlandıran Feridun Şavlı'nın, kameralar kapandıktan sonra nasıl bir hayat mücadelesi verdiğini biliyor muydunuz? İşte Burdur'dan Yeşilçam'a uzanan, başarı ve talihsizliklerle dolu o hikaye...
YEŞİLÇAM'IN BURDUR'DAN GELEN GÜLEN YÜZÜ
6 Ağustos 1953'te Burdur'da dünyaya gelen Feridun Şavlı, sinema kariyerine sadece Hababam Sınıfı'nı sığdırmadı. 1970'li yılların o samimi atmosferinde; "Ah Nerede", "Yüz Numaralı Adam", "Neşeli Günler" ve "Sınıfta Şenlik Var" gibi dönemin en popüler yapımlarında rol alarak izleyicinin sevgisini kazandı.
O dönemde popülerliği öyle bir noktaya ulaştı ki, reklam filmlerinin de aranan yüzlerinden biri haline geldi. Ancak sinemanın parıltılı dünyası, 1978 yılına gelindiğinde onun için yerini sakin bir hayata bırakacaktı.
KADERİN EN AĞIR SINAVI: O KAZADAN SONRA HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMADI
Feridun Şavlı, sinemadan uzaklaştıktan sonra yaşamına yeni bir yön vermeye çalışırken, kader ona en sert yüzünü gösterdi. Geçirdiği korkunç bir trafik kazası, tüm hayatını altüst etti.
BİR KOLUNU KAYBETTİ AMA HAYATA TUTUNMAYA ÇALIŞTI
İzmir-Manisa otoyolunda geçirdiği o talihsiz kazada, Domdom Ali'miz bir kolunu kaybetti. Usta oyuncu moral olarak büyük bir çöküş yaşamasına rağmen, ailesinin desteğiyle yaşama tutunmaya çalıştı.
Ancak Şavlı'nın talihsizlikleri maalesef kolunu kaybetmesiyle de sınırlı kalmadı. Geçirdiği kazadan birkaç yıl sonra, henüz 41 yaşındayken kalbi bu yorgunluğa daha fazla dayanamadı. 1995 yılında geçirdiği bir kalp krizi sonucu aramızdan ayrılan Şavlı, geride gözü yaşlı bir aile ve milyonlarca sevenini bıraktı.