Alttan alta devam eden "kültürel yıkım savaşı" artık alenen yaşanmaya başladı.
Dünyada savaşlar çeşitlendi. Konvansiyonel ve nükleer savaş stratejilerinin yanına ekonomik savaş, psikolojik savaş ve nihayet kültürel savaş da eklendi. Bana göre tahrip gücü en yüksek ve en uzun süreli yıkıma uğratan da bu sonuncusu.
Emperyalist ve Siyonistler tarafından dört bir yandan kuşatılan yalnız ve güzel ülkem hedefte.
Bunu da müzik ve şov paravanı arkasından gençlerimizi tarihinden, ailesinden, dininden, ahlakından, geleneğinden, göreneğinden, cinsiyetinden döndürmeye çalışarak tezgahlıyorlar.
Sahnede yarı çıplak erotik danslar yapan malum kız grubunun gelişimine bir bakın: Daha bir yıl olmadan Siyonizm'i destekleyen üç uluslararası dev firmanın reklam kampanyalarında yer aldılar. Bebekleri, kartları, posterleri ve hediyelik eşyaları, daha isimleri tam olarak duyulmadan raflarda yerini aldı.
İpleri yine Siyonistlerin elinde bulunan müzik platformları ve dijital medya, onları ön sıralara doğru iteledi. Büyük sanatçılarımız (!) konserlerine gitti, onları sahnelerine konuk etti. Sözde bir müzik yarışması ile seçilip "projelendirilen" bu "karşı kültür mühendisliğinin" daha açık bir göstergesi olabilir mi? (Grubun gözaltına alınan menajerinin böyle bir ilişkisi olup olmadığı da araştırılmalı)
Şimdi de bir erkek grubu türedi. Görünüş ve danslarıyla tam bir "cinsiyetsizlik" timi. Şimdiden bebekleri raflarda. Belli ki erkek çocuklarımızı da onlarla "yola getirmeyi" (ya da yoldan çıkarmayı) hedefliyorlar.
Anladığım kadarıyla birileri geçen Ramazan ayında tüm gençlerin diline pelesenk olan "Kâbe'de hacılar hu der Allah" ilahisinin intikamını (!) almaya ant içmiş!