Oyuncu Tuba Ünsal, annesinin doğum günü hazırlığı yaparken hastaneye kaldırıldığını öğrendiği o zorlu süreci sosyal medya hesabından paylaştı. "Bu hissi hala tarif edemiyorum" diyen Ünsal, annesinin sağlık durumuyla ilgili açıklama yaptı.
Ekranların tanınan isimlerinden oyuncu Tuba Ünsal, sosyal medya hesabından sevenlerini üzen bir paylaşım yaptı.
Annesinin doğum gününde hastaneye kaldırıldığı haberini aldığını dile getiren Ünsal, yaşadığı korku dolu anları takipçileriyle paylaştı.
Ünsal, yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: "18 Temmuz annemin doğum günüydü. Günlerdir ona yapacağım sürprizi bulmaya çalışıyordum. Bir gün önce akşam, ablamdan bir mesaj geldi. "Annemi hastaneye kaldırdılar." Kalbiyle ilgili bir durum olduğunu söyledi ambulansla acile kaldırılmış. Hemen annemi aradım. Benimle konuşurken bir anda fenalaştı ve böylece yoğun bakım sürecimiz başladı.
O an kulaklarımda tiz bir çınlama başladı. Hâlâ tarif edemediğim bir his. Sanki yaşadığım her şeyi bedenimin içinden değil de tavana çıkmış, yukarıdan izliyordum. Ablam gece yola çıkmama izin vermedi. Ben de uyumaya çalıştım. "Uyumaya çalışmak" diyorum çünkü olan tam olarak bu değildi. Bir anda çocukluğuma, annemin dizinin dibinde oturan hâlime geri dönmüştüm. Kırk dört yaşında değil, altı yaşındaydım sanki. Sabah yola çıktım. Ve ağlamaya başladım."
ACI HATIRALAR YENİDEN CANLANDI
Babasında da benzer bir durum yaşadığını açıklayan Ünsal şunları söyledi: "Ben babamı doğduğu gün kaybettim. İki yıllık hastane sürecinin sonunda, kendimce çok önemli ve şimdi dönüp bakınca saçma görünen bir sebeple Los Angeles'a gitmiştim. Uçaktan indiğim anda ölüm haberini aldım. Bir gün sonra İstanbul'a geri döndüm.O ucak yolculuğunda büyüdüm ben. İnsan, çok sevdiği birini kaybetme ihtimaliyle karşı karşıya kaldığında her zaman beklenen tepkileri vermiyor. Babam öldüğünde önce rahatlamıştım. İki yıl boyunca hastane koridorlarında, tetkiklerde, kötü haberlerde yaşamıştık. Sonra, tam iki hafta sonra, bir gece yarısı sebepsizce hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamıştım.
Annemin hastaneye kaldırıldığını öğrendiğimde de benzer bir şey oldu. Bir gece boyunca yatağın içinde döndüm durdum. Kulaklarımdaki o ses hiç gitmedi. Ertesi sabah ise bir anda ailenin CEO'suna dönüştüm. Doktorlarla konuşan, karar veren, herkesi organize eden, sakin kalmaya çalışan kişi bendim. Kriz anları, akrabalık ilişkilerinin ne kadar tuhaf olduğunu da gösteriyor insana. Senden gibi görünen ama aslında çok uzak olan insanlar…
İyileştirdiğini sandığın bütün çocukluk yaralarının en kötü hâliyle yeniden karşına çıkması… İlk geceyi yoğun bakım kapısıyla hastane kafesi arasında mekik dokuyarak geçirdim. Yorulan bedenim miydi, ruhum muydu, hâlâ emin değilim. Gece dayımda kaldım. Sabah erkenden yine hastanenin yolunu tuttum."