Bir dönem yabancı pembe dizileri ekran başında kilitlenerek izleyen Türkiye, ekran dünyasında tüm dengeleri değiştirdi. 2005'te 'Gümüş' ile başlayan o büyük yolculuk küresel bir başarı hikayesine dönüştü, Türk dizilerine olan dünya çapındaki talep devasa bir artış göstererek rekor kırdı. İşte devlerin arasından sıyrılıp zirveye tırmanan Türkiye'nin ekranlardaki o dev başarısının perde arkası...
Bir dönem ekran ekran gezip hepimizi televizyon karşısına kilitleyen o klasikleri hatırlarsınız... 1990'lı yıllarda Brezilya, İtalya ve ABD yapımı televizyon dizileri evlerimizin baş köşesindeydi.
Sürükleyici ilişkiler, içinden çıkılmaz senaryolar ve büyük çekişmelerle dolu o yapımlar, ana haber bültenlerinden hemen önce ya da hafta sonları izleyiciyi ekrana bağlardı. Ancak devir değişti, dünya ekranlarındaki dengeler baştan aşağı yenilendi.
Eski yıllardan hafızalara kazınan bir dönüm noktasıyla bu değişim hız kazandı. 2005 yılında Kıvanç Tatlıtuğ ve Songül Öden'in başrollerini paylaştığı "Gümüş" dizisi yurt dışına ihraç edildiğinde, özellikle Orta Doğu'da adeta bir fırtına estirmişti. O yıllarda yakalanan bu ilk büyük ivme, zamanla küresel bir başarı hikayesine dönüştü.
KÜRESEL TALEP YÜZDE 184 ARTTI
Medya veri firması Parrot Analytics tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre, 2020 ile 2023 yılları arasında Türk dizilerine olan küresel talep yüzde 184 oranında muazzam bir artış gösterdi.
Aynı dönemde dünya genelinde büyük bir furya olarak görülen Kore dizilerine olan talep artışı ise yüzde 73 seviyesinde kaldı.
2023 yılı verileri incelendiğinde yeni Türk dizilerinin en büyük üç ithalatçısının İspanya, Suudi Arabistan ve Mısır olduğu görüldü. İstanbul Ticaret Odası, Türkiye'nin televizyon ihracatının 2022 yılında 600 milyon dolara ulaştığını tahmin ederken, sektör analistleri bu satışların yakın gelecekte milyar dolarları bulacağını öngörüyor. Televizyon veri firması Glance'in verileri de bu tabloyu doğrular nitelikte: 2023 yılının ilk yarısında İspanya'da en çok izlenen ve en popüler olan ilk üç yapımın tamamı Türk dizilerinden oluştu.
FARKLI YAYIN STRATEJİSİ VE DUBLAJ KOLAYLIĞI
The Economist dergisinin incelemesinde, Türk dizilerinin yurt dışındaki yayın formatına da dikkat çekildi. Türkiye'de her hafta bir bölüm olarak yayınlanan ve süresi üç saati bulan yapımlar, ihraç edildiği ülkelerde daha kısa bölümlere ayrılarak ekranlara getiriliyor. Bu sayede diziler, yayınlandıkları kanallarda çok daha uzun süre gündemde kalmayı başarıyor.
Lehçe veya Yunanca gibi dillerde ise altyazılı yayınlar ön plana çıkıyor. Altyazılı takip eden tutkulu izleyicilerin, dublajlı bölümleri beklemek yerine Türkçe öğrenmeye başladığı da belirtiliyor.