Avustralya hükümeti medya kuruluşlarının reklam gelirine çöken internet ve teknoloji devlerine karşı mücadeleye devam ediyor.
Avustralya'da Meta, Google, TikTok, LinkedIn gibi dev şirketler, yerel haber içeriklerinden elde ettikleri ekonomik değer karşılığında medya kuruluşlarına ödeme yapmalarını teşvik edecek yeni bir düzenleme yasalaştı.
Teknoloji şirketleri yerel yayıncılarla ticari anlaşmalar yapmazsa reklam gelirleri üzerinden yüzde 2.5 oranında vergi benzeri bir yükümlülükle karşı karşıya kalacak.
Teknoloji şirketlerinin yüzde 2.5'lik yükümlülükten kaçınabilmesi için mali raporlama döneminin sonuna kadar en az sekiz farklı yayıncıyla anlaşma yapması gerekiyor.
Bu anlaşmalar kapsamında yapılan harcamalar, şirketin ödemesi gereken tutardan mahsup edilecek.
Sistem kapsamında elde edilecek gelirlerin Avustralya'daki haber kuruluşlarına aktarılması planlanıyor.
Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de gazeteler, TV kanalları, internet siteleri gibi medya kuruluşlarının ürettiği haber içerikleri, teknoloji platformlarında kullanıcı etkileşimini artırırken şirketlerin reklam gelirlerine de katkı sağlıyor.
Ama teknoloji devleri yerel medyanın içeriklerini kullanarak elde ettikleri büyük geliri içerik üretenlerle paylaşmıyor.
Avustralya hükümeti yerel medyanın hakkını sonuna kadar savunuyor ama Türkiye'de hâlâ Dijital Telif Yasası çıkmadı!
Yüzde 2.5 kesinti küçük görünmesin!
Google'ın çatı şirketi Alphabet 2025 yılı boyunca sadece reklamdan 294.69 milyar dolar gelir elde etti.
Bu gelir içinde Avustralya, Türkiye gibi birçok ülkeden elde edilen reklam kazançları da var.
TikTok, Meta vs. diğer teknoloji devlerini de hesaba katarsanız yüzde 2.5 kesinti devasa gelir demek.
Şimdi teknoloji devleri tıpış tıpış Avustralya'daki medya kuruluşlarıyla anlaşmak zorunda kalacak!
Bu sorunun Türkiye ayağı ile ilgili birçok yazı ve haber çıktı.
Türk medyası yeni bir hak istemiyor!
Yabancı teknoloji devleri tarafından yıllardır gasp edilen reklam gelirleri için mücadele ediyor!
İçerik üreten medya kuruluşları ama bu içeriğin kaymağını yiyenler yabancı teknoloji şirketleri!
Yapay zekâdaki gelişmeyle birlikte sömürü daha da arttı.
Örneğin eskiden Sabah, Hürriyet, Sözcü vb. gazetelerin ürettiği haberlere Google gibi arama motorlarında gözüken linklere tıklayarak ulaşabiliyor ve böylece 'tıklanma' üzerinden reklam geliri elde ediliyordu.
Bu gelirde bile Google daha çok kazanıyordu!
Şimdi ise Google, arama motoruna entegre ettiği yapay zekâ ile kullanıcılara doğrudan sonuç sayfasında bilgi sunuyor.
Okuyucu Sabah'ın, Sözcü'nün sitesine geçmesine gerek kalmıyor.
Üstelik yapay zekâ haberin özetini sunuyor!
Yani Meta, Google gibi şirketler, haber, bilgi üretmeden, medya şirketlerinin ürettiği içerikleri yapay zekâ aracılığıyla çalıyor!
Trafik ve haliyle reklam gösterimi alamayan web siteleri ciddi kayıplar yaşıyor.
Bu durumdan sadece ana akım medya değil, bağımsız, butik ya da bireysel habercilik yapan üreticiler de etkileniyor!
Daha da kötüsü, Google, META gibi internet devleri haberi ve bilgiyi de tekelleştiriyor!
Bilgi yapay zekânın içinde hapsolacak! Şimdi ücretsiz olarak kullanılan yapay zekâ gelecekte paralı olacak. Bilgiye para karşılığında ulaşılacak ve sömürü daha da artacak!
Hükümet, Dijital Telif Yasası'nı çıkarmak için daha neyi bekliyor anlamış değilim!
Yakında yerel, ulusal medya diye bir şey kalmayacak!
***
MEZARLIK MANZARALI DAİRELER!
Gördüğünüz fotoğrafta İstanbul'un Avcılar ilçesinde kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında inşa edilen yeni konut projeleri yer alıyor.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde şaka sanmıştım meğer gerçekmiş.
Binalar neredeyse Ambarlı Mezarlığı'na sıfır mesafede inşa edilmiş.
Mezar taşları ile inşaatın dış duvarı arasında sadece birkaç metre bulunuyor.
Dairelerin pencereleri ve balkonları doğrudan birkaç metre ötedeki mezarlığa bakıyor.
Hadi mezarlık eski konutların dibinde kalmış bari yeni imar izni verilirken farklı bir planlama yapılsaydı!
Olaya iyi tarafından bakarsak; her sabah perdeleri açtığınızda karşınıza direkt mezar taşlarını görünce hayatın gelip geçici olduğunu daha iyi anlayabilirsiniz.
Hatta ölüm vaktiniz gelince salondan kalkıp direkt mezarınıza girebilirsiniz!
Aslında Ağrı'da iklim şartlarından kaynaklı gece gündüz sıcaklık farklarının yüksek olması şeker oranı ve aroması yüksek lezzetli çileklerin üretilmesini sağlıyormuş.
Yakında pazarlarda "Meşhur Ağrı çileği" diye bağıranlar duyarsanız şaşırmayın.
Uzun yıllardır devam eden terör, Doğu ve Güneydoğu'da birçok alanda tarım yapılmasını engellemişti.
Hiç ekim yapılmamış, ilaç atılmamış topraklardan bahsediyorum!
Terörün bitmesiyle birlikte bu topraklarda verimli ve yüksek kalitede organik tarım yapılmasının da önü açıldı.
***
İZ BIRAKAN SÖZLER:
"Kaderlerine terk edilmiş olan proleterler, yalnızca başkaldırı dürtüsünden yoksun olarak değil, aynı zamanda dünyanın daha farklı olabileceğini kavrama gücünden de yoksun bir biçimde kuşaklar ve yüzyıllar boyunca çalışacak, üreyecek ve öleceklerdir." (George Orwell)