Usta sanatçı Yıldız Tilbe, Gazze için gerçekleştirdiği 300 bin dolarlık bağışla kamuoyunun takdirini kazanmış, ihtiyaç sahiplerine verdiği destekle gönüllere dokunmuştu. Yıldız Tilbe adına hayata geçirilecek çadır kent projesinin kurulum çalışmalarının başladığı öğrenildi. Ramazana kadar iki çadır kent kurulması hedefleniyor.
Magazin gündeminde çoğu zaman kariyeri ve yaptığı açıklamalarla konuşulan Yıldız Tilbe, son dönemde ise yardım faaliyetleriyle öne çıkıyor. Tilbe geçtiğimiz ay Gazze'de çadır kent kurulması için Kudüs Gönüllüleri Derneği'ne 300 bin dolar bağış yaptı.
GAZZE'DE İNŞAAT BAŞLADI
Yıldız Tilbe adına yapılacak çadır kentin kurulumu başladı.
Dernek, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda alanda molozların kısa sürede temizlendiğini göstererek, sürecin hızla ilerlediğine dikkat çeken bir not paylaştı.
"RAMAZAN AYINA KADAR"
"Yıldız Tilbe, Gazze'de iki ayrı çadır kent için Kudüs Gönüllüleri Derneği'ne 300 bin dolar teslim etmişti. Biz de bu meblağı hemen Gazze'deki Mevedde Yardım Kuruluşu'na ulaştırarak çadır kentlerin inşaatını başlattık. Allah'ın izniyle Ramazan ayına kadar çadır kentler tamamlanmış olacak. Ramazan ayı ile birlikte çadırlardaki Filistinli kardeşlerimize iftarları verilecek."
Tilbe'nin destek ulaştırmaya devam edeceği öğrenildi.
İstanbul'un Sultangazi ilçesindeki Gazi Mahallesi'ne giden Tilbe, bölgedeki dar gelirli ailelerin ihtiyaçlarının karşılanmasına destek olurken mahalle sakinleriyle de bir araya gelip sohbet etti.
"8 YILDIR İNSANLARA YARDIM EDER"
Ziyaretin yeni olmadığı, sanatçının uzun süredir aynı mahalleye destek verdiği de ortaya çıktı. Konuya ilişkin konuşan Mahalle Muhtarı Ümit Doğan, Tilbe'nin yıllardır bölgeyi düzenli olarak ziyaret ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Yıldız Tilbe, 7 - 8 yıldır mahallemizi ziyarete gelir. Engelli, yetim, yardıma muhtaç insanlara yardım eder. Her yıl başında görüşür, yardıma muhtaç insanları belirleriz. Kendisi gelir, yardıma muhtaç insanlarla sohbet eder, moral verir ve ihtiyaçlarını karşılamaya çalışır. Yaptığı ziyaretlerden dolayı kendisine teşekkür ederim"
Yıldız Tilbe'nin yaptığı bu örnek davranış büyük takdir toplarken, sanatçının yardımları sosyal medyada da geniş yankı buldu.
Öte yandan ünlü sanatçının geçen günlerde de İstanbul'da ihtiyaç sahiplerine destek verdiği de ortaya çıktı.
Müziğe adım atmadan önce hem ailesine destek olan hem de hayatın zorluklarını yakından tanıyan Tilbe'nin, o yıllarda edindiği deneyimlerin bugün yaptığı yardımlara da yön verdiği ifade ediliyor.
Bugün ihtiyaç sahiplerine verdiği destekle gündeme gelen Yıldız Tilbe'nin, gençlik yıllarında ise geçimini sağlamak için tezgahtarlık, pazarlamacılık ve çocuk bakıcılığı gibi pek çok farklı işte çalıştığı biliniyor.
Babası cezaevinde olan Tatlıses, çocukluk yıllarında hiçbir zaman okula gidemedi. Bu durumla ilgili olarak "Urfa'da sanki Oxford vardı da biz mi gitmedik?" diyerek durumu esprili bir dille anlattı.
ÇOCUK YAŞTA ÇALIŞMAYA BAŞLADI
Okuma yazma öğrenememesine rağmen hayata tutunmak için çalışmak zorunda kalan Tatlıses, daha çocuk yaşlarda çeşitli işlerde çalışmaya başlamıştır.
Su satıcılığı yapmış, çığırtkanlık yaparak sinemalarda "Haydi buz gibi su!" diye bağırarak insanlara su satmaya çalışmıştır. Bu dönemde karşılaştığı zorluklar ve haksızlıklar onun hayatına yön vermiştir.
Tatlıses'in kendi ifadesiyle, su satarken bir gün sinemada oturan bir adamın kendisine tokat attığı an hayatındaki dönüm noktalarından biridir: "Bir gün koltukta oturan bir adam birden yerinden kalktı. 'Sus ulan eşek, seni mi dinleyeceğiz.' diye suratıma dört tokat attı. Ve o yediğim tokatlar beni buralara kadar getirdi." Bu yaşananlar, onun hem mücadelesini hem de karakterinin şekillenmesini sağlamıştır.
İŞTE İLK MESLEĞİ!
Gençlik yıllarında inşaatlarda soğuk demir ustalığı yapmıştır. Zor ve ağır iş koşullarına rağmen hayatı boyunca çalışmaktan vazgeçmemiştir. İnşaatlarda çalışırken türkü söylemeyi de ihmal etmeyen Tatlıses, sesini ve yeteneğini orada keşfetmiştir. Adanalı bir sinemacı tarafından bu yeteneği fark edilmiştir. Bu keşif, onun hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur.
İbrahim Tatlıses, ilk olarak Adana'da çeşitli mekanlarda sahne almaya başlamıştır. Daha sonra Ankara'ya gelerek, burada gazino ve pavyonlarda sahne deneyimi edinmiştir.
1974 yılında söylediği "Ayağında Kundura" türküsü ile geniş kitlelerce tanınmaya başlamıştır. Bu başarı onun radyoya ve televizyona çıkmasını sağlamış, böylece sanat kariyeri ivme kazanmıştır.
70'li yılların ortalarında ise İstanbul'a geçerek sahne hayatını burada sürdürmüştür. İstanbul'daki müzik ve eğlence dünyasında kendisine önemli bağlantılar kurmuş, özellikle kendisine soyadını veren müzisyen Yılmaz Tatlıses ile tanışmıştır. Tüm bu aşamalar, İbrahim Tatlıses'in zorluklarla dolu hayat yolculuğunun bir parçası olmuştur.
İbrahim Tatlıses'in ünlü olmadan önceki hayatı, disiplin, sabır ve çalışma azmiyle doludur. Okula gitmeden, zorlu işlerde çalışarak ve hayatın ona getirdiği tüm engellere rağmen yılmadan yoluna devam eden Tatlıses, başarıyı hak etmiş ve bugün Türkiye'nin en önemli sanatçılarından biri olmuştur. Onun hikayesi, pek çok kişiye ilham veren, emek ve azimle hayatta neler başarılabileceğinin somut bir örneğidir.
EĞİTİM-ÖĞRETİM HAYATINA ARA VERMEK ZORUNDA KALDI
Maddi imkansızlıklar nedeniyle eğitim-öğretim hayatına ara vermek zorunda kalan sanatçı, geçimini sağlamak için küçük yaşından itibaren ter dökmeye başlamıştı.
Hayatın ona sunduğu bu zorlayıcı yollardan asla pes etmeden ilerleyen Tayfur, farklı işlerde çalışarak deneyimlerine deneyim eklemişti.
ÜNLÜ İSMİN ESKİ MESLEĞİ HERKESİ ŞOKE ETTİ
Müzik kariyerine atılmadan önce çaycılık yaparak ailesinin geçimine katkıda bulunan genç Ferdi, hayata tutunmak adına çok çaba sarf etmişti.