Türk rap müziğinin bilinen isimlerinden biri olan Aishe'den gelen acı haber, tüm müzik camiasını ve sevenlerini adeta yasa boğdu. Genç yaşta ansızın hayata gözlerini yuman ünlü ismin ölümünün ardındaki sırlar aralanırken, ailesinden gelen açıklamalar gündeme bomba gibi düştü. Herkesi şoke eden bu kaybın arkasında yatan korkunç ihmal iddiaları ise okuyanların yüreklerini dağladı.
Sosyal medyada hızla yayılan ölüm haberi, genç sanatçının dinleyicilerini ve yakın dostlarını derin bir üzüntüye sevk etti. Henüz kariyerinin baharında olan Aishe'nin vefatının ardından, ölüm sebebi ve son günlerinde neler yaşadığı büyük bir merak konusu oldu.
KULAK ENFEKSİYONUNDAN YOĞUN BAKIMA UZANAN SÜREÇ
Aishe'nin ölümünün ardından derin bir sessizliğe bürünen sosyal medya, kardeşinin yaptığı sarsıcı paylaşımla çalkalandı. Talihsiz sanatçının kardeşinin iddialarına göre, her şey basit bir kulak enfeksiyonu ile başladı.
Enfeksiyonun ardından yüz felci geçiren genç rapçi, bir ameliyat operasyonu geçirdi. Ancak ameliyat sonrasında taburcu edilen Aishe'ye uygulanan kortizon tedavisinin, vücutta nadir görülen ve damar iltihabı olarak bilinen vasküliti tetiklediği öne sürüldü. Bu süreçten sonra genç kadının durumu hızla kötüye gitmeye başladı.
"DÖRT GÜN BOYUNCA TEŞHİS KOYAMADILAR"
Hastalığının ilerlemesi üzerine fenalaşarak acil servise başvuran Aishe'nin, hastane yetkilileri tarafından "ilaç yan etkisi" denilerek eve gönderildiği iddia edildi. Durumu daha da ağırlaşınca yeniden hastaneye yatırılan genç sanatçıya günlerce teşhis konulamadığı belirtildi.
Kardeşi, sosyal medya hesabından yaptığı isyan dolu paylaşımda, "Tam 4 gün boyunca ablama teşhis koyamadılar ve hiçbir tedavi uygulamadılar. Durumu tamamen kritikleşince ancak yoğun bakıma kaldırıldı" ifadelerini kullanarak sağlık çalışanlarına ve hastane yönetimine sert tepki gösterdi.
BEHÇET HASTALIĞI İHTİMALİ GÖRMEZDEN Mİ GELİNDİ?
Aishe'nin tedavi süreciyle ilgili skandal iddialar bununla da sınırlı kalmadı. Kardeşinin açıklamalarına göre genç rapçi, kendisinde Behçet hastalığı olabileceğini ilk günden itibaren doktorlarına iletmişti.
Ancak bu hayati ihtimalin yetkililer tarafından uzun süre dikkate alınmadığı, romatoloji bölümünün ise talihsiz kadına teşhisi ölümünden sadece bir gün önce koyabildiği iddia edildi. Erken müdahale şansının kaçırıldığını savunan acılı aile, yaşanan bu süreçte büyük bir ihmal zinciri olduğunu ileri sürdü.