Trend
  • facebook-logo
  • Nsosyal logo
  • instagram-logo
Trend Galeri Trend Magazin Goncagül Sunar’dan Asmalı Konak ve Mahallenin Muhtarları itirafları: Bir daha onunla asla çalışmam, kolay affedeceğim biri değil!

Goncagül Sunar’dan Asmalı Konak ve Mahallenin Muhtarları itirafları: Bir daha onunla asla çalışmam, kolay affedeceğim biri değil!

Henüz 21 yaşındayken adım attığı televizyon dünyasında, Mahallenin Muhtarları'ndan Çemberimde Gül Oya'ya kadar hafızalara kazınan pek çok kült yapımla karşımıza çıkan bir isim o… Goncagül Sunar, müzikle başlayıp setlere uzanan kariyer yolculuğunu, sektörün değişen yapısını ve oyunculuk hayatının bilinmeyenlerini tüm samimiyetiyle anlattı. Geçmişte kendisine teklif edilen ancak "Ben buna benzer bir şey oynamıştım" diyerek geri çevirdiği bir rolün sonradan ekranda büyük bir fenomene dönüşmesiyle yaşadığı o gizli kırgınlığı ilk kez itiraf eden oyuncu, dikkat çeken ifadeler kullandı: "Reddettiğim bir karakter fenomen oldu, pişman oldu." Sektörde yaşadığı deneyimlerden ve setlerdeki insan ilişkilerinden bahsederken sözü kırgın olduğu bir meslektaşına getiren usta isim, çok konuşulacak bir çıkışa imza attı: "İçinin çirkinliği yüzüne vurmuş biri. Bir daha onunla asla çalışmam, kolay affedeceğim biri değil!" Goncagül Sunar, Günaydın YouTube kanalında "Biyografi'k" programında bu haftaki konuğum oldu. Hayat hikayesinden kariyer yolculuğuna, bilinmeyen her şeyi anlattı.

YASEMİN DURNA
Giriş Tarihi: 23.06.2026 11:57 Güncelleme Tarihi: 23.06.2026 12:12
Goncagül Sunar’dan Asmalı Konak ve Mahallenin Muhtarları itirafları: Bir daha onunla asla çalışmam, kolay affedeceğim biri değil!

Usta oyuncu Goncagül Sunar, Sabah Günaydın YouTube kanalında yayınlanan "Biyografi'k" programının yeni bölüm konuğu oldu. Sunar, oyunculuk kariyerinin yanı sıra "Keşke sektöre müzisyen olarak başlasaydım" dediği müzikal yolculuğunu ve yeni şarkı projesini Yasemin Durna'ya anlattı. İlk televizyon tecrübesi olan Mahallenin Muhtarları dizisine dair samimi eleştirilerde bulunan oyuncu, "O dönem bazı şeyler bana 0-6 yaş zekası gibi gelirdi, beğenmez burun kıvırırdım" sözleriyle dikkat çekti. Bir döneme damga vuran efsane yapım Asmalı Konak'ın sokakları boşaltan o muazzam reyting başarısına ve dizi tarihine geçen etkisine değinen usta isim, o döneme dair "Kapadokya'daki o 2 sene bana 22 sene gibi geldi" diyerek çekim sürecinin ne kadar uzun ve yoğun hissettirdiğini paylaştı. Sektörde hep aynı isimlerin ekranda olmasına ve rollerin tekelde dönmesine de tepki gösteren Sunar, "Dört projede oynuyor, daha öbürü bitmeden beşinciyi imzalıyor. Yeter, hiç mi başka alternatif yok?" diyerek çarpıcı bir çıkışa imza attı. İşte Goncagül Sunar röportajının tüm detayları...

Goncagül Sunar’dan Asmalı Konak ve Mahallenin Muhtarları itirafları: Bir daha onunla asla çalışmam, kolay affedeceğim biri değil!

KEŞKE SEKTÖRE MÜZİSYEN OLARAK BAŞLASAYDIM, OYUNCU OLDUĞUM İÇİN MÜZİK SEKTÖRÜNDE KABUL GÖRMÜYORUM

-Oyunculuktan önce müzik ile başlayalım sohbetimize. "Bir Zamanlar" adlı tekliniz çıktı geçen haftalarda. Nasıl bir proje oldu, nasıl geri dönüşler aldınız?

3-4 ayda bir şarkı çıkarıyorum ben. Müziği çok seviyorum. Keşke diyorum "Hayata aslında müzisyen olarak mı başlasaydım?" diye kafamda bazen soru işaretleri olmuyor değil. Ama müzisyen olmak da tek başına var olmak da çok kolay değil. Çok sert bir alan, hele kendi müziğini yapıyorsan. Şu anda bile tam olarak kabul görmüyorum. Hem oyuncu olduğum için hem de bu tarz müziğe kulaklar pek açık olmadığı için. Çünkü Türkiye'deki müzik dinleme durumu belli bir çıtayı geçemiyor. Maalesef hep o sularda. Hele bir de şimdi sosyal medya ve popüler kültür ile 'herkes ne dinlerse ben de onu dinleyeyim' durumu olduğu için. Ayırt edici seçicilik, ayırt edici kulak bulursam eğer "Ah yaşasın" oluyorum. Sonra şey diyorum "Ben bu şarkıları yapıyorum ama aslında hayata bırakıyorum. Dünyaya bırakıyorum. Dünyanın bir yerinde, atıyorum küçük bir ülkede belki 10 sene sonra birisi fark eder dinler. Çünkü 2008'de MySpace diye bir kanal açılmıştı. Orada ben şarkılarımı yapmıştım ilk. Ve orada gerçekten tanınan bir şarkıcı görmüştü şarkımı. İlk single'ımdı ve "Acayip beğendim, tebrik ederim" falan demişti. Jehan Babur, Ceylan Ertem daha o zaman bu kadar çok albüm ve şarkı yapmamıştı. Onlardan da çok güzel şeyler almıştım. Fakat çocuk girince araya biraz ara vermiştim. Sonra ben düzenli olarak yapmaya başladım. Konser yapmıyorum, canlı bir şey yapmıyorum. Belki canlı bir şeyi de görseler daha kabul görecek ama canlı yapma işinin maliyetli olduğunu söylemem lazım. Grubu kendim kuracağım, o gruptaki herkese ekonomik olarak ben karşılayacağım, bir mekana girdiğimizde onu bir şekilde halledeceğim, o menajerlik ilişkimde yine bütün yükümlülük bende olacak falan... Ben bütün bunları kaldıramam. Yaşım bu konuda bu enerjide olmadığı için şu an sadece işin şarkı tasarlama tarafındayım.

Goncagül Sunar’dan Asmalı Konak ve Mahallenin Muhtarları itirafları: Bir daha onunla asla çalışmam, kolay affedeceğim biri değil!

MÜZİK KONUSUNDA BİRAZ UKALAYIM, ÇITASI YÜKSEK BİRİYİM

-Şarkının sözü ve müziği de size ait değil mi?

Sözü ve müziği bana ait ve 90'ları anlatıyor. 90'larda, gençlik yıllarımda artık olmayan bir insana ve insanlara ithaf ettiğim bir şarkı oldu bu. Benim için çok hüzünlü ve coşkulu bir ağıt niteliğinde olarak değerlendiriyorum bu şarkıyı. Gerçekten o yıllar benim için çok çok özeldi. Yani şu anda "Hangi yıla ışınlanmak istersin?" deseler direkt 21-22 yaşlarım derim. 30'ları pas geçebilirim. Yani 21-22. Bir de 40'lar yani. Ben çok iyiydim, çok cesur ve çok mutlu bir genç kadındım o yıllarda. Bunu anlatmak istedim. Her şarkıda bir hikaye anlatmaya bakıyorum. Oyunculuktan önce zaten müzik geçmişim var, okumuştum. Resim geçmişim var, Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar. Buralardan hep terk olduğum için buralara çok girmiyorum ben. Çünkü hep yarım yarım kaldı. Ama dedim ki "Ben bu müzik işini hep hayatımda tutacağım." Çünkü kendimi bir şey zannediyorum şarkı yaptığımda. Kendimi çok iyi hissediyorum. Beni şifalandırıyor. Sayısal sonucu benim için önemli değil. Şu kadar kişi dinlemiş, bu kadar kişi dinlemiş… Kendim de bir şey dinlediğimde Türkiye'de az kişi dinlediyse bakıyorum ona, "Eminim güzeldir" diyorum. Çünkü kitlelerin dinlediğine bir bakıyorum, "Nasıl ya? Milyonlar nasıl oluyor?" diye şaşırıyorum açıkçası. Bu konuda biraz ukalayım. Çünkü çok fazla müzik dinledim ben. Çocukluk ve lise yıllarım sürekli kulağımda bir şeylerle geçti. Yani gerçekten bu konuda gıcık bir şekilde çıtası yüksek biriyim.

-Son dönemde de "Hav Hav" tarzı şarkılar tartışılıyor...

Hiç oralara girmeyelim. Hav Hav'a gelene kadar neler var yani. O zaten hani korkunç ama başka şeyler de var. Yıllar içinde kulağımızı zehirleyen şeyler. Ama kimseye bir şey diyemem, eleştiremem. Yani insanlar da dinliyor. Müzikten bir beklentisi yok insanların. Sadece onu eğlendirsin, akılda kalıcı bir şey olsun, yetti gitti. Zaten analog bir hayat artık tarihe gömüleceği için. Öyle bir durum.

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.
Goncagül Sunar’dan Asmalı Konak ve Mahallenin Muhtarları itirafları: Bir daha onunla asla çalışmam, kolay affedeceğim biri değil!

-Kariyerinizdeki projeleri konuşmaya başlamadan önce oyunculuk serüveninizi dinlemek isterim… Hikayeniz nerede, kaç yaşında başladı?

Sanat hayatımda hep vardı. Çocukluğum benim Selimpaşa'da geçti. Selimpaşa'daki yazlıkta benim bir arkadaşım vardı, Sibel Algan. Sibel Algan kim? Bugün Sezen Aksu'nun ve Sertab Erener'in birçok şarkısının sözlerini yazan kişi. Biz çocukluk arkadaşıydık onunla. Sahilde gitarla şarkılar söylerdik beraber. Onun da kendi besteleri vardır ki hala olduğu gibi. O dönemlerde insanlara hep şarkı söyleyen biriydim. Bana hiç yabancı değil müzikle uğraşmak. İşte kendimi aradığım dönemlerde bir gün gazete ilanında Şahika Tekant stüdyo oyuncularını gördüm. Şahika'yı aradım, gittim kapısını çaldım. Şahika dedi ki "Ne güzel ismin var." Öylece Şahika'ya başladım. 90'ların çok başıydı. Şahika çok güzel şeyler söyledi, olumlu şeyler söyledi benimle ilgili. Sonra bir tiyatro oyunundan teklif geldi Erdal Tosun ve Levent Tülek bir oyuna başlıyor, bol turneli diye. Bu arada Şahika'ya da gizli gidiyorum, babamdan gizli gidiyorum. Babama böyle bir konuşma yaptık, "Ben Şahika Tekant'a gidiyorum, bir tiyatro kursu bu. Ve şu anda bana bir teklif geldi. Baba ne olursun kızma Şahika seninle tanışmak istiyor." diye. Sonra Şahika'ya götürdüm babamı. Şahika böyle cici kız gibi geldi böyle. "Beyefendi nasılsınız? Kızınız çok yetenekli, çok tatlı. Bence izin verin. Çok da güzel. Bu onun için harika bir yol. Özgür bırakın kendi seçimlerinde." gibi bir şeyler söyledi. Sonra babam kabul etti. Bir de o sırada amcam vefat etmek üzereydi. Çok genç yaşta vefat etti benim amcam. Babam da sert bir babaydı. "Lütfen kızı bırak istediğini yapsın" dedi. Babam, amcam vefat etmeden önce bunu söyleyince beni serbest bıraktı. Bırakış o bırakış. Ondan sonra işte tiyatro, turneler… Bir tane tiyatro sırasında Kandemir Konduk geldi. "Mahallenin muhtarları" yapıldı. Muhtarlar'ın ikinci sezonunda ben konservatuar sınavına girdim. Çünkü okulunu okumamıştım. Yani Şahika'dayım ama bir de konservatuar deneyimliyim dedim. Sonra konservatuar sınavı sırasında Yıldız Kenter şöyle bir baktı bana gözlüklerin altından, "Sen çalışıyor musun bir yerde aktif olarak?" dedi. Ben de "Yok hocam adayım ben hiç kimse beni bilmiyor." dedim, halbuki biliyor yani, o da Mahallenin Muhtarları'ndan muhtemelen tanıdı. Sonra olmadı tabii ki, sınavları kazanamadım. Ben Şahika'dan devam ettim, diziden devam ettim. Yol böyle gelişti.

Goncagül Sunar’dan Asmalı Konak ve Mahallenin Muhtarları itirafları: Bir daha onunla asla çalışmam, kolay affedeceğim biri değil!

MAHALLENİN MUHTARLARI'NI BEĞENMEZ, BURUN KIVIRIRDIM!

-"Mahallenin Muhtarları" dizisiyle ekran yolculuğunuz başlıyor. Nasıl bir tecrübeydi sizin için?

Vallahi mahallenin muhtarlarının çok olumlu ve çok olumsuz etkileri var üzerimde. Ben gerçekten kendime çok yatırım yapan, çok düşünen, çok meraklı, neredeyse entelektüel bir gençtim ve ben kolay kolay hiçbir şey beğenmiyordum. Ama benim başka bir seçeneğim yoktu ki Mahallenin Muhtarları vardı. Mahallenin muhtarları şimdi herkese iyi gelen, güzel, sevimli bir iş ama bana o dönem bazı şeyler çok 0-6 yaş zekası gibi gelirdi. Özellikle şarkı kısımlarında ben böyle artık nereye saklanacağımı şaşırırdım. Beğenmezdim ve burun kıvırırdım. Ama şimdi baktığımda orijinal geliyor biliyor musunuz? Şimdi daha çok beğeniyorum yani o bütün o cringe gördüğüm şeyler şimdiki günümüzdeki pek çok işten daha nahif, samimi, sıcaklı. Bir şey anlatıyor ya, bir şey anlatıyor yani. Seyirciye inandırıcı bir şey yapıyor ama bu çok önemli bir şey ve dediğin gibi çok nahif. Sonradan evet, böyle baktığımda bu tatlılık da geliyor ama o dönemde...

Goncagül Sunar’dan Asmalı Konak ve Mahallenin Muhtarları itirafları: Bir daha onunla asla çalışmam, kolay affedeceğim biri değil!

MAHALLENİN MUHTARLARI SETİ ÇOK İLKELDİ; SETE OTOSTOPLA GİDİYORDUM! KENDİ KIYAFETLERİMLE OYNAMAKTAN ELBİSEM KALMAMIŞTI...

-Ama gençtiniz, ilk işinizdi. Belki ondandır…

Çok gençtim, ilk işimdi ve çok bayılmıyordum. Ve tabii her şey o kadar ilkeldi ki ya kendi kıyafetlerimle oynuyordum, artık elbisem kıyafetim kalmamıştı. Annemden alıyorum, kardeşimden alıyorum, arkadaşımdan alıyorum... Kostüm departmanı yok ya. Makyaj desen varla yok arası. Paralarımızı zarfla alıyoruz. Ben otostopla gidiyorum sete falan böyle. Cesaretime bak, 21-22 yaş deliliği.

Goncagül Sunar’dan Asmalı Konak ve Mahallenin Muhtarları itirafları: Bir daha onunla asla çalışmam, kolay affedeceğim biri değil!

ZORBALIĞA UĞRADIM! EVE GİDİP AĞLADIM… ŞİMDİKİ OYUNCULAR BİZİM YAŞADIĞIMIZ ZORBALIĞI YAŞAMIYOR

-Nerede çekiliyordu?

Maltepe'de. Yani orada çok ilginç tipler de vardı. Tabii ki Yeşilçam'ın eski oyuncuları kendilerince tecrübelenmiş, oralara gelmiş insanlardı. Ama tabii böyle eski kafa halleri de vardı. Orada zorbalık da yaşadım. Bir de çok küçüktüm. Yaprak gibi titrediğim bir sette eve gidip ağladığım dönemler de oldu o zorbalayan kişi tarafından. Şu anda pek bir şey yapmayan biri artık. Her neyse ama olsun ondan da çok şey öğrendim. Onunla da helalleştim kendi içimde. O yaptığının bile farkında değildir aslında ama şimdi biri yapsa bu tarz bir tavırda, hemen ifşa olur Twitter'da yazılır çizilir işte bir sürü tweetler atılır onunla ilgili olumsuz. Biz neler yaşadık kardeşim ya, o kadar yol uzundu ki onların hepsini şimdi anlatsam, "Bana da bunu bunu yaptı o yılda da bu bunu yaptı" yani gerçekten oluyor. Hepsi bir tecrübe, hayat böyle. Hayatta hiçbir şey böyle cillop gibi gitmiyor ki. Kötü şeyler geliyor, zorbalıklar geliyor, hayal kırıklıkları… Sen heyecanlısın, genceciksin. Sana oradan biri bir şey söylüyor, o laf öyle bir oturuyor ki, külçe gibi yutuyorsun onu ve devam ediyorsun işe. Sosyal medya olsaydı belki o dönemde yazılırdı bilmiyorum ama o dönemin ruhunda böyle bir şey yoktu. Yani biz hep yutarak devam ettik yolumuza. Şimdiki oyuncuları anlayabiliyorum. Acaba nasıllar diye düşünüyorum, "21-22 yaşında bir oyuncunun sette bunlar geliyor mu başına?" diye. Şöyle bir gözlem yapıyorum, hayır gelmiyor. O dönem gerçekten aslında böyle bir eski kafalılık mı, ne olduğunu bilmiyorum tavır olarak. Daha alaturka bir tavır varmış yani.

Goncagül Sunar’dan Asmalı Konak ve Mahallenin Muhtarları itirafları: Bir daha onunla asla çalışmam, kolay affedeceğim biri değil!

MAHALLENİN MUHTARLARINDAN ÇOK İNSAN ÖLDÜ, AZ KİŞİ KALDIK

-Şimdi daha kolay ortaya çıkıyor ya dediğiniz gibi, daha rahat o noktada sanırım oyuncular…

Bir de Z kuşağı o kadar özgüvenli ki, valla hiç ezdirmez kendini çatır çatır söyler. O anlamda Z kuşağını bu tavrından dolayı tebrik ediyorum ama onların özgüvenlerini de bazen çok boş buluyorum, oralara da gelirim. Muhtarlarla ilgili bir şey söyleyeceğim; çok insan öldü. Yani az kişi kaldık öyle diyeyim. Çok insan öldü gitti yani akıl alır gibi değil. Niye acaba? Kendilerine iyi bakmadılar mı acaba diye de düşünüyorum. Ya ben partnerimi kaybettim 56 yaşında. İnanamıyorum gerçekten. O kadar melek bir insandı ki… Pembe beyaz yanaklı, tatlış bir çocuktu ya Alp ve fazla oyunculukla ilgisi yoktu aslında. Ben böyle "Üf, oynayamıyor" falan gibi içimden geçiriyordum, o yıllarda iyice ukalayım ya. Ama sonra eczacı karakteri yıllar içinde o kadar oturdu ki, ona o kadar yakıştı ki… Bir kere bile sesimizi yükseltmedik birbirimize. Çok iyi kalpliydi. Sonrasında da arkadaşlığımız devam etti. Işık ablaya gitmek istedik beraber, Işık abla İstanbul dışında yaşıyordu. Yapamadık bütün bunları. Bence o da çok hassas bir kalpti biliyor musunuz? Hassas kalpler erken gidiyor. Yani yorgun, hassas ve bu dünyanın kötülüklerine insanların tuhaflıklarına katlanamayan kalpler erken gidiyor olabilir ki o kadar arkadaş canlısı ki, o kadar çok arkadaşı ve dostu vardı ki… Ama çok kalbi kırılmış onun da belli ki. Ve cenazesi çok kalabalıktı. Benim diyen insanın böyle bir kalabalık cenazesi olamaz. Babacığı orada 95 yaşında, ilk kez bir evlat acısını gördüm birisinde. Neyse, bunlar can sıkıcı şeyler üzücü şeyler.

Goncagül Sunar’dan Asmalı Konak ve Mahallenin Muhtarları itirafları: Bir daha onunla asla çalışmam, kolay affedeceğim biri değil!

KARİYERİMDE MUTLU OLMADIĞIM, "OLMASA DA OLURDU" DEDİĞİM İŞLERİM VAR

-Mahallenin Muhtarları'ndan sonra çok proje geliyor yine ama öne çıkanlardan konuşalım istiyorum…

Bu konuda da şöyle söyleyeyim; bazılarında da isteyerek var olmadım. Yani çok mutlu olmadığım, içinde "Olmasa da olurdu" dediğim şeyler de var. Ama bence birçok oyuncunun var, neden? Çünkü ekonomik şartlar. Bu bizim işimiz, bundan para da kazanıyoruz. İsterdim 20'li yaşlardaki o romantik, o idealist tavrımı devam ettireyim, böyle bir oyuncu gibi seçici olayım, istemediğim şeyde oynamayayım, sadece tiyatroyla var olayım… Çok özeniyorum ama bu bir lüks.

Goncagül Sunar’dan Asmalı Konak ve Mahallenin Muhtarları itirafları: Bir daha onunla asla çalışmam, kolay affedeceğim biri değil!

KAPADOKYA'DAKİ 2 SENE BANA 22 SENE GİBİ GELDİ

-Asmalı Konak'a gelelim. Bir döneme damga vuran, kült olmuş bu diziye dahil olma hikayenizi dinlemek isterim. Goncagül Sunar'in projeye dahil oluş hikayesi dikkat çekiciydi, sizin hikayenizi de merak ediyorum…

O zaman Mahallenin Muhtarları neredeyse bitiyordu. Çağan (Irmak) aradı beni bir gün. İkimiz de çok genciz tabii, paraya da ihtiyacımız var. Ve şey dedi, "Meral Okay bir hikaye yazıyor. Konak hikayesi. Bir mutfak görevlisi var, hizmetçi de diyemiyor çok kibar (gülüyor). Ben zaten Çağan neye çağırsa hani Çağan yapsın, çamurda olsun. "Tamam Çağan" dedim. "Ama Kapadokya'da" dedi, "Tamam gelirim" dedim. Evliydim, ilk evliliğimi yapmıştım o dönemde. O kadar uzun sürdü ki Asmalı Konak, döndüğümde boşandım zaten (gülüyor). Çok insan boşandı… Zaten çok gençti o evlilik de, neyse. Kapadokya nefis geçti tabii ki ama bir süre sonra oradaki kahverengilik beni çok baydı. Hakikaten bir yeşillik görmek istiyorum. Şimdi bir Kapadokya işi gelse düşünürüm. O 2 sene bana o kadar çok 22 sene gibi geldi ki… Ama sonra bir kere daha gittim Kapadokya'ya, çok güzelleşmiş. O dönem o kadar çok otel, bu kadar çok kafe yoktu. Tek bir yer vardı, her akşam oraya giderdik. Çok eğlenceliydi, gerçekten güzeldi.

İLK BÖLÜMÜ İZLEYENLER "BİZ NE YAPMIŞIZ" DİYE KORİDORA FIRLADI

-Özcan Deniz, Nurgül Yeşilçay, Selda Alkor, İpek Tuzcuoğlu, Menderes Samancılar, Goncagül Sunar gibi harika kadrolu bir işti Asmalı Konak da. Hatta reytinglerde yüzde 82'lik oranla en yüksek izlenme oranına ulaşmış, 28,50 reyting almış bir dizi. Anılarınızı dinlemek isterim.

Asmalı Konak olduğunda sokaklar boşalırdı. Bu doğru, oluyordu yani gerçekten. Reytingi de milattır. Bach müziklerinin kullanıldığı bir konak hikayesi, bir Anadolu hikayesidir. Bütün karakterler ince ince işlenmiş, hepsinin hikayesi var. Hepsi birbiriyle temas halinde, matematiği çok güzel kurulmuş. Görüntüler, color collection, o gün batımları… Biz ilk bölümü izledik otel odasında, herkes koridorlara fırladı alkışlıyor. "Ya biz ne yapmışız, Çağan sen ne yaptın, ağabey nasıl bir iş bu?" filan gibi bir tepkiydi. Bir milattır yani bence.

Goncagül Sunar’dan Asmalı Konak ve Mahallenin Muhtarları itirafları: Bir daha onunla asla çalışmam, kolay affedeceğim biri değil!

-Bu reytingi yakalamak da artık günümüzde pek mümkün değil gibi geliyor…

İyi seyirci bence televizyonu birazcık terk etti. Sadece reyting anlamında söylemiyorum. Şimdi acayip bir dönemdeyiz. Çok zor çok yorucu, oyuncu olarak var olmak büyük bir savaş. Yaşın ilerlese de savaş, yaşın genç olsa da savaş. Çünkü müthiş bir zorbalama çağı bu, fütursuzca konuşma. İnsanları fiziksel özellikleriyle bel altından vurma. Bunu birebir yaşadığım için en son işte. Başka bir seyirci kitlesi, kalite çok düşmüş. Şimdi buradan nereye geleceğim; bu tabii ki izlediğin ve dinlediğin şeylere, ona gösterdiğin tepkiye yansıyor. Yani illa birilerini shipleyecekler. "Mehmor" falan atıyorum, "Efsan" falan. Nedir bunlar yani? Bir bırakın hikayeye bakın yani.

Goncagül Sunar’dan Asmalı Konak ve Mahallenin Muhtarları itirafları: Bir daha onunla asla çalışmam, kolay affedeceğim biri değil!

ÇOK ZORBALANDIM, FİZİKSEL OLARAK ÖYLE ÇİRKİN ŞEYLER YAZDILAR Kİ…

-Mesela bir oyuncunun nişanlısı ya da sevgilisi var, "Ayrılsınlar, dizideki karakterleriyle olsunlar" falan da diyorlar…

A tabii ki. "Bu ölsün, bu yok olsun, bu çok fazla yer kaplıyor, bu çok yaşlı, gitsin." Hele bana neler yazdılar… Ben gerçekten bel altı çok zorbalandım. Özellikle fiziksel olarak o kadar çirkin şeyler yazıyorlar ki... Mesela bazı oyuncular çıkıp da "Ben çok zorbalandım, bilmem ne" diye şikayet ediyor. Yani onlar Kraliçe Elizabeth de biz salı pazarından alınmadık. Ben de o zaman bana bunu bunu yazdılar diye şikayet edeyim, mahkemeye vereyim. Öyle bir şey olamaz. Tabii ki gülüp geçeceksin ve oyuncu olarak var olduğunda Türkiye'de yapman gereken en önemli şey özgüven. Özgüvenin sağlam olacak, özgüvenini şuraya bir yapıştıracaksın yani sırtında yapışıp duracak o. Özgüven olmazsa kırılmaya çok açık bir ortam.

Goncagül Sunar’dan Asmalı Konak ve Mahallenin Muhtarları itirafları: Bir daha onunla asla çalışmam, kolay affedeceğim biri değil!

-Sahne arkasında neler yaşandı, bize anlatabileceğiniz bir anı var mı?

Ben çok taklit yaparım mesela yapardım. Oradaki herkesin taklitlerini yaptığımı hatırlıyorum. Yani her sette çok unutamadığım şeyler olmuştur. Ama çoğunu unuttum tabii ya. Çemberimde Gül Oya mesela.

Goncagül Sunar’dan Asmalı Konak ve Mahallenin Muhtarları itirafları: Bir daha onunla asla çalışmam, kolay affedeceğim biri değil!

-Ben de Çemberimde Gül Oya'ya gelecektim. Çağan Irmak'ın hafızalara kazınan işlerinden biri o da… Nasıl bir deneyimdi?

Çok güzel. Yani efsane yahu. İşte bak iyi yazılmış rol, iyi yazılmış senaryo. Okurken ağlıyorduk ya. Böyle bir şey olabilir mi? Heyecanlanıyorduk. Geçen hatta Serdar Yeğin'le de konuştuk. Bir yatak var ortada, bir çift kişilik yatak. Herkes onun üstünde. Orada rolümüzü bekliyorduk. Karavan maravan yok. Sadece bir oda. Böyle Tuba (Büyüküstün) örgü örüyor. Ben orada kahve içiyorum, kahve falı bakıyoruz birbirimize. İşte Şerife (Sezer) ablanın Işıl (Yücesoy) ablanın yanına gidiyorum, ortalarına yatıyorum falan. Bu samimiyet vardı. 2000'lerin başlarında bunlar da vardı yani. Şimdi herkes kendi karavanlarına kapanıyor. Telefonlara bakılıyor. Arada sohbetler oluyor tabii ki. Olmaz mı? Oluyor. Ama samimiyet kadar yok eskisi gibi. Bence yok.

Goncagül Sunar’dan Asmalı Konak ve Mahallenin Muhtarları itirafları: Bir daha onunla asla çalışmam, kolay affedeceğim biri değil!

KALPTEN OYNAMA DENİLEN ŞEYİ CANAN'DAN BAŞKA YAŞAMADIM, DİZİ BİTTİĞİNDE AĞLADIM!

-Sahnelerine bir göz atayım derken fark ettim, Çemberimde Gül Oya'daki konak Yaprak Dökümü'nün konağı değil mi?

Evet, ilk biz girdik oraya. Ama Yaprak Dökümü'nde sanat grubu çok uğraşmış. Yani Çemberimde Gül Oya'dan sonra orayı başka bir yere çevirmişler ama tabii ki konağın kemik yapısı o kadar aleni ki. Ben Canan'ın odasından zor ayrıldım biliyor musunuz? Ağladım yani. Dizi bittiğinde ağladım gerçekten. Canan'ın paralel evrendeki hali gibiydim, yani ben mi Canan'dım, Canan mı bendi? Benden ayrı bir şey vardı yaşayan bir şey vardı. Kalpten oynama denilen şeyi ben Canan'dan başka yaşamadım. Özellikle sevgilisinin kollarında öldüğü bir sahne var. Ağlamak istiyorum böyle bırakıp hüngür hüngür, ağlayamıyorum. Çağan (Irmak) dedi ki, "Ağlamazsan daha etkili olur." Her zaman da ağlamazsan daha etkili olur oyunculukta da. Çok zor tuttum ama, çok zor tuttum. Sahne bitti ağlamaya başladım. Tonlarca şey oynadım ama Canan'ın yeri hep ayrı. Hakikaten apayrı yani.

Goncagül Sunar’dan Asmalı Konak ve Mahallenin Muhtarları itirafları: Bir daha onunla asla çalışmam, kolay affedeceğim biri değil!

REDDETTİĞİM BİR KARAKTER FENOMEN OLDU, PİŞMAN OLDUM!

-Peki, kariyerinizde rol aldığınız veya almadığınız için hiç pişmanlık duyduğunuz bir iş oldu mu?

Oldu. Hatta şöyle söyleyeyim ismini hiç vermeden; ikisi gerçekten hayatımı değiştirirdi. Diziydi. Hatta bir tanesini kabul etmemek Türkiye'ye değerli bir oyuncu kazandırdı. Ama çok bebekti oğlum. Ben biraz buldumcuk bir anne oldum. Yani 39-40 yaşından sonra anne olunca ısrar kıyamet gelen bir şeyi kabul etmedim. İki şeyi kabul etmedim. Bir tanesi tuttu. O tutan şey çok popüler bir iş oldu. Onda pişmanlığım var evet ama o insan şahane oynadı o rolü. Fenomen oldu yani o karakter. "Zaten ben buna benzer bir şey oynamıştım" deyip de geri çevirdiğim bir şeydi. O yüzden biraz onda pişmanlık duyuyorum. Ama artık öyle bir çağda ve öyle bir dönemdeyiz ki. Hani "işini yap, geç" mantığı çok fazla artık böyle kafamıza yerleşti. Çok kurcalama, çok sorgulama. Zaten suya yazı yazıyoruz. Geçiyor gidiyor. Maalesef o yüzden de gelen roller artık belli roller. İşini yap geç kafasındayız. Çok oyuncu böyle bence.

Goncagül Sunar’dan Asmalı Konak ve Mahallenin Muhtarları itirafları: Bir daha onunla asla çalışmam, kolay affedeceğim biri değil!

DAHA PROJESİ BİTMEDEN DİĞERİNİ İMZALIYOR, YETER! BAŞKA ALTERNATİF Mİ YOK?

Bu arada çok oyuncu da iş yapamıyor. Ben ona da çok üzülüyorum. Yani ne değerler var, ne yetenekli insanlar. Artık hep aynı insanları görmeyelim Yasemin. Öyle bir şey ki, dört tane projede oynuyor. Daha öbürü bitmeden beşinciyi imzalıyor. Yani dijitalde de anne, öbüründe de anne. Yeter. Harika bir oyuncusun ama artık yeter ya. Hiç mi başka alternatif hiç mi yok? Tiyatrolarda çok yetenekli kadınlar var. Genç oyuncular için de geçerli. Yani genç bir oyuncu müthiş heyecanlanıyor audition geldi diye. O kadar güzel ve o kadar yetenekli ki. Çok da iyi bir audition veriyor. Ama zaten o kadar belli ki kimin oynayacağı o rolü.

Goncagül Sunar’dan Asmalı Konak ve Mahallenin Muhtarları itirafları: Bir daha onunla asla çalışmam, kolay affedeceğim biri değil!

BİR DAHA ONUNLA ASLA ÇALIŞMAM, KOLAY AFFEDECEĞİM BİRİ DEĞİL

-Zorlu ve meşakkatli bir sektör… Hiç kırgın kaldığınız biri ya da birileri oldu mu? "Bir daha asla onunla çalışmam" diyebileceğiniz bir isim?

Evet, var. Erkek bir oyuncu. Orada da bir zorbalık, tavır olarak bir kabalık, bir küçük görme hali görmüştüm. Mesela onun olduğu projede oynamamayı tercih ederim. Ki bu başka kadınların da yaşadığı bir şeymiş onun tarafından. O yüzden o ismi görürsem uzaklaşmak isterim. Hani içinin çirkinliği yüzüne vurmuş biri diyelim. Başka bir şey demeyelim. O kolay affedeceğim bir şey de değil. Hani böyle acayip bir şey yaptı falan anlamında söylemiyorum ama öyle var olunmaz. Öyle olmaz yani.

#SABAH GÜNAYDIN #SABAH GÜNAYDIN TV #SABAH GÜNAYDIN YOUTUBE #ASMALI KONAK
  • Yaşam Haberleri
  • Veri Politikası
  • Gündem Haberleri
  • Rüya Tabirleri
  • Haberler
  • Son Dakika Haberler
  • Namaz Vakitleri
  • Bilmeceler
  • Yayın Akışı
  • Türkiye Haritası
  • Gizlilik Bildirimi
  • Künye
  • E-Gazete
  • Arşiv
  • RSS
  • Haber
    1. Gündem
    2. Dünya
    3. Son Dakika
    4. Yerel Haberler
    5. Tüm Manşetler
    6. Zaman Tüneli
    7. Ansiklopedi
  • Spor
    1. Ziraat Türkiye Kupası
    2. Futbol
    3. Spor Toto Süper Lig
    4. Şampiyonlar Ligi
    5. UEFA Avrupa Ligi
    6. Milli Takım
    7. Canlı Skor
    8. Basketbol
    9. Voleybol
    10. Tüm Sporlar
    11. Transfer
    12. Spor Magazin
  • Ekonomi
    1. Güncel Piyasalar
    2. Canlı Borsa
    3. Altın Fiyatları
    4. Dolar Kuru
    5. Euro Kuru
    6. Emlak
    7. Sarı Sayfalar
    8. Gazete İlanlar
  • Resmi İlanlar
  • Sigorta
  • Finans
    1. Borsa
    2. Döviz
    3. Altın
    4. Kripto Para
    5. Tahvil-Bono
  • Apara
  • Tarım
  • Hayatın İçinden
    1. Yaşam
    2. Teknoloji
    3. Turizm
    4. Memur
    5. Kadın
    6. Güzellik
    7. Moda
    8. Otomobil
    9. Eğitim
    10. Namaz Vakitleri
    11. Hava Durumu
    12. Yemek Tarifleri
    13. Rüya Tabirleri
    14. Erkek & Kız İsimleri
    15. Ramazan
    16. Yol Durumu
  • Eğlence
    1. Günaydın Magazin
    2. Kültür Sanat
    3. Medya
    4. Astroloji
    5. Oyun
    6. Televizyon
    7. Güzel Sözler
    8. Şans Oyunları
    9. Bulmaca
  • Multimedya
    1. Galeri
    2. Sabah TV
    3. Diziler
    4. ABİ
    5. Kuruluş Orhan
    6. Aynı Yağmur Altında
  • Ekler Bölgeler
    1. Ekler
    2. Cumartesi
    3. Pazar
    4. Günaydın
    5. Kitap
    6. Ankara Başkent
    7. Yerel Haberler
    8. Sabah Türkiye
  • Yazarlar
    1. Sabah
    2. Spor
    3. Günaydın
    4. Perspektif
    5. Cumartesi
    6. Pazar
    7. Bölgeler
    8. Tüm Yazarlar
    9. Çizerler
    10. SİZİNKİLER
    11. PİJAMA AİLESİ
    12. HAYATA DAİR
  • Ziraat Türkiye Kupası Ziraat Türkiye Kupası Ziraat Türkiye Kupası
  • A Haber Canlı Yayın AHaber Canlı İzle
  • APara Canlı Yayın APara Canlı İzle
  • Aspor Canlı Yayın Aspor Canlı İzle
  • Atv Canlı Yayın Atv Canlı İzle
  • A2 Canlı Yayın A2 Canlı İzle
  • Vavtv Canlı Yayın Vav TV Canlı İzle
  • Üyelik İşlemleri Üyelik İşlemleri
    1. Üye Girişi
    2. Üye Ol
    3. Çıkış
    4. Bildirimleri Aç / Kapat
  • Künye / İletişim
  • Bize Ulaşın