Gündüz dokuma tezgahında alın teri döktü, geceleri ise Grup Nara ile o meşhur melodiye hayat verdi. Milyonların hislerine tercüman olan "Ne Olur Gitme" şarkısının mimarı, hayatının en büyük sahnesine çıkmasına sadece saatler kala herkesi yasa boğan o acı haberle yıllar sonra yeniden gündeme geldi.
İnternet dünyasında "Ne Olur Gitme" şarkısıyla geniş kitlelere ulaşan Grup Nara'nın kurucusu ve solisti Halil Erten, hayatını müziğe adayan genç yeteneklerden biriydi. Denizli'de yaşamını sürdüren Erten, bir yandan geçimini sağlamak için tekstil fabrikasında çalışırken diğer yandan en büyük hayali olan albümünü çıkarabilmek için yıllarca mücadele etti.
ZORLUKLARLA DOLU İLK ADIMLAR VE "NE OLUR GİTME"NİN DOĞUŞU
Halil Erten, müziğe olan tutkusunu 2003 yılında Zekeriya Karataş ile birlikte Nara grubunu kurarak resmi bir adıma dönüştürdü. Zamanla gruba gitarist Yavuz İrgen ve baterist Veli Aktepe'nin katılmasıyla dört kişilik kadro tamamlandı.
Maddi imkansızlıklar nedeniyle müzik çalışmalarını kısıtlı imkanlarla sürdüren grup üyeleri, günde 12 saat tekstil sektöründe çalışıp geriye kalan kısıtlı zamanlarında bir araya gelerek prova yaptı. Erten, 2008 yılında kendisini terk eden sevgilisi için söz ve bestesi kendisine ait olan "Ne Olur Gitme" şarkısını kaleme aldı. Amatör bir klip çekilerek internete yüklenen parça, kısa sürede milyonlarca dinleyiciye ulaşarak büyük bir beğeni topladı.
AYIRDIKLARI HER KURUŞLA ALBÜM HAYALİ KURDULAR
Gördükleri yoğun ilginin ardından grup üyeleri profesyonel bir albüm çıkarmak için kolları sıvadı. Kendi imkanlarıyla ayakta durmaya çalışan genç müzisyenler, her ay maaşlarından 50 ila 100 TL arasında bir miktarı albüm fonuna aktardı. Halil Erten, bir yandan ailesine destek olurken diğer yandan biriktirdiği paralarla hayalindeki albümün kayıtlarını tamamlamayı başardı. Hayalini kurduğu noktaya ulaşmak üzere olan Erten, albümün ardından İstanbul'a taşınmayı, fabrikadaki işinden ayrılarak hayatını tamamen müziğe adamayı planlıyordu.
Ancak heyecanla beklenen büyük buluşmaya sadece bir gün kala, 7 Eylül 2011 akşamı Denizli'den tüm sevenlerini yasa boğan o acı haber geldi. 28 yaşındaki genç sanatçının beklenmedik vedası üzerine düzenlenecek konser ve klip çekimleri iptal edildi. Acı haber sosyal medyada duyurulurken, sevenleri ve müzik dünyası derin bir yasa büründü. Cenazesi Pamukkale Beldesinde toprağa verilirken, olayla ilgili adli soruşturma başlatıldı.
YARIM KALAN HAYALİ DOSTLARI TAMAMLADI
Erten'in vefatının ardından arkasında gözü yaşlı bir aile, grup arkadaşları ve milyonların ezberlediği bir beste kaldı. Grup arkadaşı Zekeriya Karataş, verdikleri uzun mücadeleyi ve hayallerine bu kadar yaklaşmışken yaşanan kaybın derin üzüntüsünü dile getirdi.
Genç müzisyenin vefatıyla yarım kalan albüm hayalini giden dostlarının anısına grup arkadaşları üstlendi. Yapılan çalışmaların ardından Grup Nara'nın albümü 2012 yılında dinleyicileriyle buluştu. Halil Erten, geride hafızalara kazınan eserlerini ve müziğe olan tutku dolu hikayesini bıraktı.
GENÇ YAŞTA ÖLEREK YASA BOĞAN BİR DİĞER İSİM ESKİ YILLARIN GÜÇLÜ SESLERİNDEN OLAN AYLİN URGAL...
Asıl adı Rezzan Aylin Soyurgal olan Türk pop müzik sanatçısı Aylin Urgal, 1970'li yıllarda seslendirdiği eserlerle dönemin en dikkat çeken isimlerinden biri oldu. Ünlü sanatçı, müzik yolculuğuna 1969 yılında orkestra şefi Birol Soyurgal'ın orkestrasında solist olarak başladı.
70'Lİ YILLARA DAMGA VURAN UNUTULMAZ ŞARKILARI
Kariyerine "Paran Pulun Senin Olsun / Nerelerdeydin?" isimli ilk 45'liğiyle başlayan Aylin Urgal, ardından çıkardığı "Sen Yarattın Beni / Nedir Bu Halin" çalışmasıyla müzik listelerinde üst sıralara tırmandı.
Elde ettiği bu yükseliş, kendisine 1976 yılında "En İyi Ümit Veren Kadın Şarkıcı" değerlendirmesinde dördüncülük getirdi. Sanatçının seslendirdiği "Sen Yarattın Beni" şarkısı ise 1977 yılında Türkiye'nin en iyi sekizinci Türkçe sözlü şarkısı ünvanını kazandı.
ÇALKANTILI YILLAR VE SAHNEYE DÖNÜŞ
Özel hayatında fırtınalı süreçlerden geçen sanatçı, 1979 yılının Aralık ayında ikiz çocukları Tevfik ve Uğur'u kucağına aldı. Bir süre müziğe ara verdikten sonra 1980 yılında yeniden sahnelere döndü. 1981 yılında eşinden boşanan Urgal, aynı yıl içinde ilaç içerek intihara teşebbüs etti. Yaşadığı zorlu dönemi geride bırakmak isteyen sanatçı, 1985 yılının Ocak ayından itibaren Ankara'da yeniden sahne almaya başladı.
Müzik dünyasını yasa boğan bu olay sonrası, ünlü sanatçının arkasında o dönem henüz 5 yaşında olan ikiz evlatları kaldı. Yıllar geçse de hafızalardaki yerini koruyan bu trajik olay, yaşanan acıyı seneler sonra yeniden gün yüzüne çıkardı.
EKRANLARIN BAŞARILI İSMİNİN ERKEN VEDASI DA YÜREKLERİ SIZLATMIŞTI
Aslen Düzce'li olan Kanbolat Görkem Arslan,4 Kasım 1980 yılında dünyaya geldi.
Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü mezunu olan Arslan, oyunculuk kariyerine 2004 yılında rol aldığı "Çemberimde Gül Oya" dizisiyle adım attı.
Hayat verdiği birçok karakter ile Türk televizyonlarının sevilen isimleri arasında yer alan ünlü oyuncu, henüz 45 yaşındayken aramızdan ayrıldı.
10 Şubat 2026 tarihinde Beyoğlu'nda bulunan evinde geçirdiği kalp krizi sonucunda hastaneye kaldırılan Kanbolat Görkem Arslan, hastanede yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Henüz 45 yaşında erken vefatının ardından, ardında gözleri yaşla dolu eşi, meslektaşları ve hayranlarını bırakan Arslan, vefatıyla yürekleri dağladı.