Türk sinemasının usta ismi Halil Ergün, yapay zekâ destekli dolandırıcılık girişiminin mağduru olmaktan son anda kurtuldu. Günlerce sahte görevliler tarafından aranan 80 yaşındaki sanatçı, profesyonelce hazırlanan senaryoya inanarak büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kaldı.
Sahte belgeler, peş peşe gelen telefonlar ve "Kimseye anlatma" baskısıyla büyük bir kabus yaşayan Ergün, milyonlarca liralık vurgunun eşiğinden son anda döndü. Tam her şeyini kaybetmek üzereyken tamire gelen komşusunun dikkati büyük felaketi önledi. Yaşadığı korku dolu süreci detaylarıyla anlatan Halil Ergün, dolandırıcıların kullandığı yöntemi tek tek açıklayarak herkese önemli uyarılarda bulundu.
USTA OYUNCU HALİL ERGÜN'E YAPAY ZEKALI FETÖ TUZAĞI!
Dolandırıcıların hedefinde bu kez Türk sinemasının usta ismi Halil Ergün vardı. İstanbul Beykoz'da yaşayan 80 yaşındaki sanatçı, kendilerini polis ve emniyet yetkilisi olarak tanıtan kişilerin kurduğu planlı dolandırıcılık girişimiyle karşı karşıya kaldı. Günlerce süren telefon görüşmeleri ve ikna çabalarıyla tuzağın içine çekilen Ergün, yaşadığı korku dolu süreci anlattı.
Şüpheliler, Halil Ergün'e kişisel bilgilerinin terör örgütü bağlantılı kişiler tarafından ele geçirildiğini ve kimliğinin suç faaliyetlerinde kullanıldığını öne sürdü. Mal varlığının risk altında olduğunu söyleyerek usta oyuncuyu paniğe sürükleyen dolandırıcılar, iddialarını desteklemek için yapay zeka yardımıyla hazırlanan sahte resmi evrakları da gönderdi. Gerçeği aratmayan belgelerle güven kazanmaya çalışan şüpheliler, Ergün'ü kurdukları tuzağa inandırmaya çalıştı.
Telefonla arayan şüpheliler, Halil Ergün'e yürütülen gizli bir soruşturmanın parçası olduğunu öne sürerek kimseye bilgi vermemesi yönünde baskı yaptı. Usta oyuncuya, en yakın çevresiyle bile konuşmaması gerektiğini söyleyen dolandırıcılar, aksi halde hem operasyonun sekteye uğrayacağını hem de ailesinin tehlikeye gireceğini iddia ederek korku ve panik oluşturdu.
Yaklaşık üç gün boyunca dolandırıcılarla irtibat halinde kalan Halil Ergün, yoğun baskı ve korku altında zor günler geçirdi. Gün içinde peş peşe aranan usta oyuncuya sürekli talimat veren şüpheliler, evden çıkmamasını isteyerek üzerindeki psikolojik baskıyı giderek artırdı. Sürekli gözetim altında olduğu hissine kapılan Ergün, büyük bir endişe yaşamaya başladı.
Yaşadığı stresin etkisiyle sağlığı da olumsuz etkilenen usta oyuncu, günlerce gözüne uyku girmediğini ifade etti. Kimseyle konuşmasına izin verilmediği için yaşadıklarını içine atmak zorunda kalan Ergün, bu sürecin kendisi üzerinde hem fiziksel hem de psikolojik olarak derin izler bıraktığını dile getirdi.
MİLYONLUK VURGUNU KOMŞUSU ÖNLEDİ
Halil Ergün'ün yaşadığı kâbus, beklenmedik bir anda sona erdi. Evindeki arızalı bir elektronik cihazı kontrol etmek için komşusunun oğlu eve geldiğinde, usta oyuncunun gergin tavırları dikkat çekti. Günlerdir büyük bir korku yaşayan Ergün'ün tedirginliğini fark eden genç, neler olduğunu sordu.
"BUNU KİMSEYE SÖYLEMEYECEĞİNE SÖZ VER"
İlk etapta konuşmak istemeyen Halil Ergün, aldığı uyarılar nedeniyle yaşadıklarını gizlemeye çalıştı. Ancak bir süre sonra, "Bunu kimseye söylemeyeceğine söz ver" diyerek kendisini emniyet görevlisi olarak tanıtan kişilerle günlerdir görüştüğünü, kimlik bilgilerinin ele geçirildiğine ve gizli bir soruşturmanın parçası olduğuna inandırıldığını anlattı.
Durumun telefon dolandırıcılığı olduğunu hemen anlayan genç komşu, vakit kaybetmeden usta oyuncuyu uyardı. İkili daha sonra birlikte emniyete giderek yaşananlarla ilgili şikâyetçi oldu ve olası milyonluk vurgunun önüne geçildi.
SON DERECE PROFESYONEL YÖNTEMLER KULLANDILAR
Yaşadığı dolandırıcılık girişimini Alev Gürsoy Cimin'e anlatan Halil Ergün, günlerce süren korku dolu sürecin kendisini derinden etkilediğini belirtti. Usta oyuncu, dolandırıcıların son derece profesyonel yöntemler kullandığını ifade ederek yaşadıklarını şu sözlerle dile getirdi:
"Bu tarz olaylar çok fazla oluyormuş ama benim bilgim yoktu. Beni Beykoz Karakolu'ndan baş komiser olduğunu söyleyen bir adam ve ekibi aradı. Tüm bilgilerimin kullanıldığını, hatta fotoğraflarımın da çalınıp başka kötü işlere alet edildiğini söylediler. Mal varlığımın tehlikede olduğunu ve emniyet eliyle koruma altına alınması gerektiğini anlattılar."
"HER ŞEY O KADAR İNANDIRICIYDI Kİ... AZ KALSIN TÜM BİLGİLERİMİ VERECEKTİM"
Yaşadığı olayın etkisini uzun süre üzerinden atamadığını belirten Halil Ergün, dolandırıcıların kullandığı yöntemlerin son derece ikna edici olduğunu ifade ederek yaşadıklarını şu sözlerle paylaştı:
"Az kalsın tüm bilgilerimi verecektim. Sürekli irtibat halindeydik. Her şey o kadar inandırıcıydı ki... Beni sürekli kontrol ediyorlardı. Evden de çok çıkmamı istemiyorlardı. Bu konuyu hiç kimseyle paylaşmamam konusunda sürekli baskı yapıyorlardı. En yakınlarımla bile konuşmamam gerektiğini söylüyorlardı. Çünkü onlara göre paylaşırsam onlar da tehlikeye girecekti."
"ÜÇ GÜN BOYUNCA BÜYÜK STRES YAŞADIM"
Yaklaşık üç gün boyunca korku ve endişeyle yaşadığını belirten usta oyuncu, yaşadığı psikolojik baskıyı şu ifadelerle dile getirdi:
"Ben çok korktum. Kahroldum, çok üzüldüm. Üç gün boyunca büyük stres yaşadım. Uykularım kaçtı. Kalbimden rahatsızlanıyordum. Kimseyle paylaşamamak, sürekli korku içinde yaşamak gerçekten çok zordu. Her şeyi onlara teslim etmek üzereydim. O kadar profesyonel davranıyorlardı ki insanın şüphelenmesi bile zorlaşıyordu."
"KOMŞUMUZUN OĞLU HAYATIMI KURTARDI"
Halil Ergün, kendisini büyük bir felaketten komşusunun kurtardığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
"Her şey komşumuzun oğlunun eve gelmesiyle değişti. Evimde bir cihaz bozulmuştu, bakmasını rica ettim. Çok stresli olduğumu fark etti. Israrla ne olduğunu sorunca ben de dayanamadım, kimseye söylememesi şartıyla anlattım. Bana bunun dolandırıcılık olduğunu söyledi. Hemen birlikte karakola gittik. Az kalsın başıma çok büyük bir bela açılacaktı. Haklarında suç duyurusunda bulunduk. Emniyet peşlerinde. Yakalanmalarını umut ediyorum."
Olayla ilgili inceleme devam ederken, emniyet birimleri vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Yetkililer, kendilerini polis, savcı ya da kamu görevlisi olarak tanıtıp para, banka bilgisi veya kişisel veri talep eden kişilere hiçbir şekilde güvenilmemesi gerektiğini hatırlattı.
Uzmanlar ise yapay zekâ teknolojisiyle hazırlanan sahte belge, ses kayıtları ve görüntülerin dolandırıcılık yöntemlerini çok daha inandırıcı hale getirdiğine dikkat çekiyor. Şüpheli bir durumla karşılaşılması halinde vakit kaybetmeden en yakın emniyet birimine başvurulması ve resmî kurumlarla doğrudan iletişime geçilmesi gerektiği vurgulanıyor.