Türk sinemasının efsane isimlerinden Kadir İnanır, 27 Haziran'da 77 yaşında hayata veda etti. Uzun süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden usta oyuncunun vefatı, sanat dünyasını ve onu yıllardır büyük bir sevgiyle takip eden milyonları derin bir yasa boğdu.
VASİYETİ EYLÜL AYINDA AÇILIYOR
27 Haziran'da yaşamını yitiren Kadir İnanır'ın ardından mirasına ilişkin yeni bilgiler ortaya çıktı.
Hürriyet'ye ter alan habere göre usta sanatçının farklı dönemlerde hazırladığı üç ayrı vasiyet bulunduğu öğrenilirken, gizli tutulan belgelerin eylül ayında açılmasıyla mirasın kimlere kalacağı da belli olacak.
Edinilen bilgilere göre usta oyuncu, ilk olarak 2015 yılında bir vasiyet hazırladı. Ardından 2022 yılında noter huzurunda iki ayrı vasiyet hazırladı.
İçeriği henüz açıklanmayan vasiyetlerin, yasal sürecin tamamlanmasının ardından eylül ayında açılacağı öğrenildi. Böylece İnanır'ın mal varlığını kimlere bırakmayı tercih ettiği de resmi olarak netleşecek.
KADİR İNANIR'IN MAL VARLIĞI NE KADAR?
İnanır'ın vefatının ardından en çok konuşulan başlıklardan biri de geride bıraktığı mal varlığı oldu. Bankalarda yüklü miktarda parası ve çok sayıda gayrimenkulü bulunduğu belirtilen sanatçının mirasının nasıl paylaşılacağı, vasiyetlerin açıklanmasıyla birlikte kesinlik kazanacak.
HAYAT ARKADAŞI JÜLİDE KURAL MİRASTAN NE ALACAK?
Kadir İnanır'ın uzun yıllardır hayatını paylaştığı Jülide Kural ile evlilik yapmamış olması, miras sürecini de merak edilen konular arasına taşıdı. Vasiyetlerin açılmasıyla birlikte mirasın hukuki boyutuyla ilgili detayların netleşmesi bekleniyor.
Üç ayrı vasiyetin neden hazırlandığı ve içeriklerinde hangi tasarrufların yer aldığı şimdilik bilinmiyor. Mirasçılar ve yakın çevresi, yasal sürecin tamamlanmasının ardından eylül ayında açıklanacak vasiyetleri beklerken, usta sanatçının son iradesinin kamuoyunda da merakla takip edilmesi bekleniyor. Vasiyetlerin açılmasıyla birlikte hem mirasın paylaşımı hem de Kadir İnanır'ın son arzuları resmiyet kazanacak.
Kadir İnanır'ın mirası sadece taşınmazlar ve maddi varlıklardan oluşmuyor. Usta sanatçının yıllar boyunca biriktirdiği değerli saatleri, özel tasarım aksesuarları ve kişisel koleksiyonlarının da miras kapsamında yer aldığı belirtiliyor.
Kadir İnanır'ın mal varlığı arasında yalnızca gayrimenkul ve banka hesapları değil, yıllar içinde oluşturduğu özel koleksiyonlar da bulunuyor. Usta oyuncunun yaklaşık 25 adet lüks saatinin yanı sıra ağırlıklı olarak S.T. Dupont, Cartier, Dunhill ve Zippo marka altın kaplama çakmaklardan oluşan koleksiyonu ile özel işlemeli yüzükleri de dikkat çekiyor.
Yarım asrı aşan sanat yaşamına 180'i aşkın film ve çok sayıda televizyon dizisi sığdıran İnanır, canlandırdığı unutulmaz karakterlerle kuşakların ortak hafızasında silinmez bir yer edindi. Her rolüne kattığı derinlik ve güçlü oyunculuğuyla Türk sinemasına damga vuran usta isim, ardında unutulmayacak bir miras bıraktı.
İŞTE KADİR İNANIR'IN HAFIZALARA KAZINAN UNUTULMAZ ROLLERİ…
DÖNÜŞ
Türkan Şoray'ın yönetmen koltuğunda oturduğu ilk yapım olan Dönüş filminde, Almanya'da çalışmak üzere köyünden ayrılan İbrahim'in, zamanla yaşadığı çevreye yabancılaşması ve köyde bıraktığı eşi Gülcan'la olan kırılgan ilişkisi konu edilir. Filmde İbrahim karakterine güçlü performansıyla Kadir İnanır hayat verir.
Köyde adı dedikodulara karışan Gülcan yüzünden itibarını geri kazanmayı kendine bir görev edinen İbrahim, yıllar sonra köyüne dönmeye karar verir. Ancak bu süreçte Almanya'da yeni bir hayat kurmuş, bir Alman kadınla evlenmiş ve bir çocuğu olmuştur.
Geçmişle bugün arasında sıkışan İbrahim'in köye dönüşü, hem kendi iç hesaplaşmasını hem de köydeki dengeleri derinden sarsar.
DEVLERİN AŞKI
1976 yapımı Türk sinemasının unutulmaz romantik dram filmlerinden biri olarak Osman F. Seden yönetmenliğinde izleyiciyle buluştu. Yapımcılığını İrfan Ünal'ın üstlendiği filmde başrolleri Türkan Şoray ve Kadir İnanır paylaştı.
Hikâye, büyük bir iş insanı olan Süreyya Bey'in hayatını kurtaran genç adam Tarık'ı yanına almasıyla başlar. Zamanla güvenini kazanan Tarık, Süreyya'nın en yakın adamı haline gelirken, ikilinin arasındaki dostluk beklenmedik bir aşk yüzünden sınanır. Tarık'ın geçmişinde unutamadığı sevgilisi Türkan'ın, Süreyya'nın hayatında ortaya çıkmasıyla olaylar içinden çıkılmaz bir hal alır ve aşk, kıskançlık ile ihanetin gölgesinde büyük bir çatışmaya dönüşür.
KARA GÖZLÜM
1970 yılında usta yönetmen Atıf Yılmaz imzasıyla beyaz perdeye taşındı ve Türkan Şoray ile Kadir İnanır'ı ilk kez aynı filmde buluşturdu.
Balıkçı Azize ile "Şopen" lakabıyla tanınan genç bir bestecinin dokunaklı aşkını konu alan yapım, yıllar geçmesine rağmen etkisini korumayı başardı. Türkan Şoray'ın canlandırdığı Azize'nin balık satarken söylediği neşeli türkü ise filmin en unutulmaz sahneleri arasında yer alarak izleyicilerin hafızasına kazındı.
SELVİ BOYLUM AL YAZMALIM
Türk sinemasının en özel aşk filmlerinden biri olarak yıllara meydan okumaya devam ediyor. Cengiz Aytmatov'un Kırmızı Eşarp adlı eserinden uyarlanan filmde Atıf Yılmaz yönetmen koltuğunda otururken, başrolleri Türkan Şoray, Kadir İnanır ve Ahmet Mekin paylaştı.
Kamyon şoförü İlyas ile Asya'nın tutkulu aşkıyla başlayan hikâye, yaşanan ihanetin ardından bambaşka bir yöne evrilir. Hayatına Cemşit ile devam etmeye çalışan Asya'nın, yıllar sonra geri dönen İlyas karşısında verdiği karar; "Sevgi emektir" sözüyle birlikte Türk sinemasının en unutulmaz finallerinden biri olarak hafızalara kazındı.
TATAR RAMAZAN
1990 yılında vizyona girerek Kadir İnanır'ın kariyerindeki en unutulmaz yapımlardan biri oldu. Kerim Korcan'ın aynı adlı eserinden uyarlanan ve Melih Gülgen'in yönetmenliğini üstlendiği film, adaletsizliğe boyun eğmeyen cesur bir Kırım Tatarı'nın mücadelesini konu alıyor.
Kadir İnanır'ın hayat verdiği Ramazan karakteri, haksızlıklara karşı dimdik duran tavrıyla izleyicinin hafızasında yer etti ve usta oyuncuyla özdeşleşen rollerden biri haline geldi. Büyük ilgi gören yapımın hikâyesi, 1992 yılında gösterime giren Tatar Ramazan Sürgünde filmiyle devam etti.
YILANLARIN ÖCÜ
Fakir Baykurt'un aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan ve toplumsal gerçekçi yapısıyla dikkat çeken önemli filmler arasında yer aldı. Şerif Gören'in yönetmenliğini üstlendiği yapımda Fatma Girik, Kadir İnanır, Erdal Özyağcılar, Serpil Çakmaklı ve Nur Sürer başrolleri paylaştı.
Köyde bir ev ve arazi meselesi yüzünden iki aile arasında büyüyen çatışmayı anlatan film, dönemin sosyal sorunlarını çarpıcı bir dille beyaz perdeye taşıdı. Kadir İnanır'ın canlandırdığı Kara Bayram karakteri ise güçlü duruşu ve adalet arayışıyla hafızalara kazınan performanslarından biri oldu.
Orhan Aksoy'un yönetmenliğini, Safa Önal'ın ise senaryosunu üstlendiği film; eşini bir kan davası nedeniyle kaybeden Dila'nın, katil olduğunu bilmeden Karadağlı Rıza'ya âşık olmasını konu alıyor. Dram ve aşkı ustalıkla harmanlayan yapım, Kadir İnanır'ın en çok hatırlanan performansları arasında gösteriliyor.
72. KOĞUŞ
Orhan Kemal'in aynı adlı hikâyesinden sinemaya uyarlanan ve Erdoğan Tokatlı'nın yönetmenliğini üstlendiği çarpıcı bir yapım olarak öne çıktı. Filmde Kadir İnanır, genç, cesur ve saf bir Karadeniz delikanlısı olan Ahmet Kaptan karakterine hayat verdi.
İkinci Dünya Savaşı yıllarında hapishaneye düşen Ahmet Kaptan'ın yokluk içindeki yaşamı, koğuş arkadaşlarıyla kurduğu ilişkiler ve annesinin gönderdiği para sonrası değişen dengeler, hikâyenin temelini oluşturur. Güçlü dram yapısıyla dikkat çeken film, İnanır'ın en etkileyici performanslarından biri olarak Türk sinema tarihinde yerini aldı.