Kadir İnanır'ın vasiyetinin açıklanacağı dava, bazı mirasçılara tebligat ulaştırılamaması nedeniyle 17 Aralık'a ertelendi. Duruşma sonrası konuşan yeğeni Levent İnanır, "Dayım bir kol saati, bir kravat bile bırakmamış" sözleriyle dikkat çekti.
Türk sinemasının efsane isimlerinden Kadir İnanır, 27 Haziran'da 77 yaşında hayata veda etti. Uzun süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden usta oyuncunun vefatı, sanat dünyasını ve onu yıllardır büyük bir sevgiyle takip eden milyonları derin bir yasa boğdu.
MİRASINDA GELİŞME YAŞANMIŞTI!
Vefatın ardından gözler usta sanatçının geride bıraktığı mirasa çevrilirken, hukuki süreçte dikkat çeken detaylar gün yüzüne çıkmıştı.
Yaşamı boyunca üç ayrı vasiyetname hazırlayan usta sanatçının, ilk vasiyetini 2015 yılında kaleme aldığı, 2022 yılında ise noter huzurunda iki vasiyet daha düzenlediği öğrenilmişti.
VASİYET KARARI ERTELENDİ!
Kadir İnanır'ın vasiyetnamesinin okunması beklenen duruşmada erteleme kararı çıktı.
Beykoz Adliyesi önünde açıklama yapan dava avukatı, üç mirasçıya resmi tebligat ulaşmadığı gerekçesiyle vasiyetin açıklanmasının 17 Aralık tarihine ertelendiğini duyurdu.
Açıklama yapan avukat Hikmet Altun Kalem, "28 mirasçı var" dedi. Levent İnanır, "Adres değişikliği ve tatilde olanlar var. Bize katılmama sebebi değil bu durum... Herkes onun yeğeni, tamamlanacaktır. 17 Aralık'ta katılım sağlanacak. Bulunmayanı da bulacağız. Dayımıza son görevimiz olacak. Vekalet vermeleri gerekir. Bazılarına tebligat ulaşmamış çünkü... Türkiye'nin hukuku Allah'ın adaleti var" ifadelerini kullandı.
"DAYIM BIRAKIN BİR KOL SAATİNİ, BİR KRAVAT DAHİ BIRAKMAMIŞ BİZE"
Beykoz Adliyesi'nde görülen duruşmanın ardından İnanır'ın yeğeni Levent İnanır'ın açıklamaları dikkat çekti.
Levent İnanır, gazeteci Nurettin Soydan'a yaptığı açıklamada da dikkat çeken ifadeler kullandı. İnanır, "Dayım bırakın bir kol saatini, bir kravat dahi bırakmamış bize. Bunu yapacağına asla ihtimal vermem. Sağlıklıyken verdiği bir karar değil, rahatsızlığı döneminde yenilenmiş vasiyeti. Bütün filmlerinin teliflerini, hatta dedemden kalan bazı miras paylarını bile Jülide Kural'a devretmiş" dedi.
İnanır, "Elbette Jülide Hanım'a bir şeyler bırakması bizi üzmez ama aile bağlarını önde tutan Kadir İnanır'ın tüm soy geçmişine bir kravat dahi bırakmaması dünya görüşüne uygun değil. Ekonomik mirasta da değiliz, ailenin tamamen bertaraf edilmesine kızgınız. Dolayısıyla hukuki yollara başvuracağız" ifadelerini kullandı.
"KADİR İNANIR'IN İRADE SORUNU VARDI"
Yeşilçam oyuncusunun 2015'te hazırladığı vasiyetin neden değiştiğine ilişkin "O da bir soru işareti." diyerek durumun kafa karıştırıcı olduğunu vurgulayan Levent İnanır ayrıca, "Sevgili Kadir dayımın irade sorunu vardı. Açıklanacak vasiyetnamenin içeriği de çok önemli değil. Vasiyetini üç kez değiştirmiş. Neden değiştirdi? Kafa karışıklığı var, irade sorunu var." açıklamasında bulunmuştu.
ESKİ EŞTEN AÇIKLAMA GELDİ!
Bu açıklamanın ardından Levent İnanır'ın eski eşi Neslihan Acar'dan da konuyla ilgili bir açıklama geldi.
ZEHİR ZEMBEREK AÇIKLAMA
'İrade sorunu vardı' cümlesi sonrası Neslihan Acar, zehir zemberek sözler kullandı. Sosyal medya üzerinden bir açıklama yapan Acar, açıklamasıyla adeta gündeme oturdu.
"İRADE SAHİBİ OLARAK DA HAFIZALARA KAZINMIŞTIR"
Acar sosyal medyada yaptığı açıklamada, "Bir oyuncu olarak söylüyorum; Kadir İnanır, yolumuza ışık tutan çok kıymetli bir sinema emekçisidir. Bu ülke için ve çevresindeki tüm insanlar için bıraktığı en büyük miras, barış, adalet ve eşitlik adına yaşanacağını göstermektir. İnandığı değerlerden vazgeçmeyen, şartlar ne kadar ağırlaşırsa ağırlaşsın iradesini koruyan, sözüyle duruşu arasındaki bağı hiç koparmayan bir insandır. Hayatı boyunca gösterdiği kararlılık, cesaret ve direnç, onu yalnızca büyük bir sanatçı olarak değil, güçlü bir vicdan ve irade sahibi olarak da hafızalara kazımıştır. Hayattayken de sevgisini, emeğini ve dayanışmasını eksik etmemiştir."
"MİNNETTARIM BİZE İRADELİ VE DOĞRU İNSAN OLMANIN KODLARINI AKTARDIĞI İÇİN"
Açıklamasına devam eden Acar, "Bir sinema emekçisidir. Bu ülke için ve çevresindeki tüm insanlar için bıraktığı en büyük miras, barış, adalet ve eşitlik adına yaşanacağını göstermektir. İnandığı değerlerden vazgeçmeyen, şartlar ne kadar ağırlaşırsa ağırlaşsın iradesini koruyan, sözüyle duruşu arasındaki bağı hiç koparmayan bir insandır. Hayatı boyunca gösterdiği kararlılık, cesaret ve direnç, onu yalnızca büyük bir sanatçı olarak değil, güçlü bir vicdan ve irade sahibi olarak da hafızalara kazımıştır. Hayattayken de sevgisini, emeğini ve dayanışmasını eksik etmemiştir. Bana ve evladıma kattıkları için minnettarım. Bize iradeli ve doğru insan olmanın kodlarını aktardığı için"
"HAKLARINDA DESTEKSİZ ATMAK GAFLET VE DALALETTİR!"
Son olarak Acar, "Ünlü insanların hayatlarının büyük kısmı kayıt altında geçer,yemek yese,yürüse,konuşsa, sussa görüntülenir. Bu yüzden haklarında desteksiz atmak gaflet ve dalalettir! Cehaletle birleştiğinden, birgün adalet ayağıma dolanır diye düşünmezler! En yakınlarına da utanç kalır! Yazık!" şeklinde bir açıklama yaptı.
"KAN BAĞININ YÜKÜNDEN BÜTÜNÜYLE SIYRILMAK KOLAY OLMUYOR!"
Kadir İnanır için "irade sorunu" vardı diyen Levent Arıca'ya bir tepki de kızı Öykü Arıca'dan geldi. Öykü Arıca "Maalesef yaşadığımız kültürde kan bağının yükünden bütünüyle sıyrılmak kolay olmuyor! Benim için konu zaten kapanmıştır, tarafım da tavrım da bellidir. Benim Annem de babam da Neslihan'dır, bu hep böyle oldu böyle olacak işimize bakalım" dedi.
DEV SERVETTE ASLAN PAYI HAYAT ARKADAŞINA MI GİDİYOR?
Hürriyet'te yer alan habere göre, usta oyuncunun son vasiyetnamesinde mal varlığının büyük bir kısmını 27 yıllık hayat arkadaşı Jülide Kural'a bıraktığı öne sürüldü. Belgede ayrıca Kural'ın vefat etmesi ihtimaline karşı, servetin insan hakları dernekleri ile eğitim kurumları arasında paylaştırılmasının istendiği iddia edildi.
Söz konusu iddiaların ardından gözler usta sanatçının ailesine çevrildi. İnanır'ın 11 kardeşinden yalnızca birinin hayatta olduğu ve toplam yasal mirasçı sayısının 28'i bulduğu ifade edilirken, yeğenlerin hukuki süreç başlatıp vasiyetnameye itiraz etmeye hazırlandığı öne sürüldü.
"HERKES KENDİ KARARINI VERİYOR"
Yaşanan tartışmaların ardından sessizliğini korumak istediğini belirten Jülide Kural ise acısını yaşadığını ifade ederek, "Kadir çok gönlü zengin bir insandı. Ömür boyu ailesine çok fazla destek oldu. Herkes kendi kararını kendi veriyor, kendisi bir vasiyetname hazırlamış ve buna saygı duymak lazım. Zaten hukuk devreye girecektir. Kadir'e yakışır bir dili hiçbir zaman kaybetmeyelim" değerlendirmesinde bulundu.
KADİR İNANIR'IN MAL VARLIĞI NE KADAR?
İnanır'ın vefatının ardından en çok konuşulan başlıklardan biri de geride bıraktığı mal varlığı oldu. Bankalarda yüklü miktarda parası ve çok sayıda gayrimenkulü bulunduğu belirtilen sanatçının mirasının nasıl paylaşılacağı, vasiyetlerin açıklanmasıyla birlikte kesinlik kazanacak.
Kadir İnanır'ın mal varlığı arasında yalnızca gayrimenkul ve banka hesapları değil, yıllar içinde oluşturduğu özel koleksiyonlar da bulunuyor. Usta oyuncunun yaklaşık 25 adet lüks saatinin yanı sıra ağırlıklı olarak S.T. Dupont, Cartier, Dunhill ve Zippo marka altın kaplama çakmaklardan oluşan koleksiyonu ile özel işlemeli yüzükleri de dikkat çekiyor.
3 BİN KURBAĞA FİGÜRÜ
Kurbağalara olan ilgisiyle tanınan İnanır'ın, dünyanın farklı ülkelerinden topladığı yaklaşık 3 bin kurbağa figürü de koleksiyonunun önemli parçaları arasında yer alıyor.
Yarım asrı aşan sanat yaşamına 180'i aşkın film ve çok sayıda televizyon dizisi sığdıran İnanır, canlandırdığı unutulmaz karakterlerle kuşakların ortak hafızasında silinmez bir yer edindi. Her rolüne kattığı derinlik ve güçlü oyunculuğuyla Türk sinemasına damga vuran usta isim, ardında unutulmayacak bir miras bıraktı.
İŞTE KADİR İNANIR'IN HAFIZALARA KAZINAN UNUTULMAZ ROLLERİ…
DÖNÜŞ
Türkan Şoray'ın yönetmen koltuğunda oturduğu ilk yapım olan Dönüş filminde, Almanya'da çalışmak üzere köyünden ayrılan İbrahim'in, zamanla yaşadığı çevreye yabancılaşması ve köyde bıraktığı eşi Gülcan'la olan kırılgan ilişkisi konu edilir. Filmde İbrahim karakterine güçlü performansıyla Kadir İnanır hayat verir.
Köyde adı dedikodulara karışan Gülcan yüzünden itibarını geri kazanmayı kendine bir görev edinen İbrahim, yıllar sonra köyüne dönmeye karar verir. Ancak bu süreçte Almanya'da yeni bir hayat kurmuş, bir Alman kadınla evlenmiş ve bir çocuğu olmuştur.
Geçmişle bugün arasında sıkışan İbrahim'in köye dönüşü, hem kendi iç hesaplaşmasını hem de köydeki dengeleri derinden sarsar.