CSO Ada Ankara, 'Yeşilçam Şarkıları-Türkan Şoray Film Şarkıları Konseri' ile Türk sinemasının unutulmaz melodilerini sanatseverlerle buluşturdu. Gecede, Türk sinemasının önemli ismi Türkan Şoray da izleyicilerle bir araya geldi.
Kanun virtüözü Ahmet Baran'ın şefliğindeki 'İyilik Korosu', 'Yeşilçam Şarkıları-Türkan Şoray Film Şarkıları Konseri'ni Türk sinemasının önemli ismi Türkan Şoray ile birlikte Ankara'da CSO Ada'da gerçekleştirdi.
Koroya, Türk sinemasının önemli ismi Türkan Şoray da burada sanatseverler ile buluştu.
Gecede Türkan Şoray'ın oynadığı filmlerden kesitler sunulurken, koro tarafından 'Alyazmalım, Hasretinle Yandı Gönlüm, Duydum Ki Unutmuşsun' isimli eserlerin de yer aldığı 22 parça seslendirildi.
"ANKARA GELİNİYİM"
Türkan Şoray, sahnede yaptığı konuşmada, "Şu an bir rüya alemindeyim, rüya görüyor gibiyim. Bu havada dışarısı çok soğuk ama sizler buradasınız, sıcacık sevginizi gönderiyorsunuz bana. Ne mutlu bana, çok teşekkür ediyorum. Ankara'ya her gelişimde, çok özel ve güzel duygular yaşarım. Öncelikle Ata'mız burada olduğu için ve ben kızım Yağmur'u Hacettepe Üniversitesi Hastanesi'nde kucağıma aldım, yani Ankara geliniyim. Onun için her gelişimde anılarım tazelenir. Bu akşam dışarısı çok soğuk ama içimizi çok ısıtan, değerli kanun ustası ve virtüöz Ahmet Baran ile çok güzel bir gece olacağına inanıyorum" dedi.
"BANA ÇOĞUNLUKLA ŞARKICI ROLLERİ TEKLİF EDİLİRDİ"
Bugüne kadar 200'ün üzerinde filmde rol aldığını ifade eden Şoray, "Sinema, çeşitli renkleri içinde barındıran bir sanat dalı. Komedi, dram, sosyal içerikli ya da şarkılı filmler, ben toplumsal içerikli filmler yapmak istesem de bana çoğunlukla şarkıcı rolleri teklif edilirdi. 'Sahneye yakışıyorsunuz ne yapalım' diyorlardı, ben de şarkı söylemeyi sevdiğim için ve sahne kıyafetleri çok hoş olduğu için genellikle kabul ederdim. Ama bazı filmlerin hakkını yemeyeyim. Dövüş filminde yönetmenlik yaptım, Almanya'ya giden iş gücünü anlatan çok gerçekçi bir hikayeydi. O film için 'Hasretinle Yandı Gönlüm' şarkısı yapıldı. Vesikalı Yarim filmi için de 'Kalbimi Kıra Kıra' bestelendi. Bu akşam bunları birlikte dinleyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Yeşilçam'ın efsane ismi Türkan Şoray, geceye kırmızı elbisesiyle adeta damga vurdu.
İşte sizler için derlediğimiz Yeşilçam'ın ünlü isimlerinin hayat hikayeleri!
6 Haziran 1956'da İstanbul'da Diyarbakırlı bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen Zeren, çocuk yaşta başladığı sahne hayatıyla hem sinemaya hem müziğe adını altın harflerle yazdırdı. Zorluklar içinde geçen çocukluk yıllarına rağmen ilkokulu İstanbul'da tamamladı.
Ortaokulu yarıda bırakarak henüz 13 yaşındayken sahnelere çıkıp şarkıcılığa başladı. Dönemin ünlü yönetmenleri Atıf Yılmaz ve Memduh Ün tarafından keşfedilmesiyle sinema macerası başladı.
1971 yılında, Bülent Oran'ın senaryosunu yazdığı, Yılmaz Köksal'ın başrolünde yer aldığı Önce Sev Sonra Vur filmiyle oyunculuğa adım atan Meral Zeren, rol alabilmek için yaşını dört yıl büyütmek zorunda kaldı. Kıvrak zekâsı, etkileyici güzelliği ve doğal yeteneğiyle kısa sürede Yeşilçam'ın aranan isimlerinden biri oldu.
Selami Şahin'den Türk Sanat Müziği eğitimi aldı ve gazinolarda solist olarak sahneye döndü. Zeki Müren ve Ajda Pekkan gibi dev isimlerle sahne alarak sahne kariyerinin zirvesine ulaştı.
1979'da Kalbinden Atma Beni / Hercai adlı 45'liği çıkaran sanatçı, 1980 yapımı Banker Bilo ile Yeşilçam'daki son büyük çıkışını yaptı. 80'li yıllarda Kanlı Nigar ve Evet mi Hayır mı müzikallerinde rol alan Zeren, tiyatro sahnelerinde deneyim kazandıktan sonra 1985'te Duvardaki Kan dizisiyle televizyon ekranlarına güçlü bir dönüş gerçekleştirdi.
1986'da assolistlik kariyerine yeniden başlayan Meral Zeren, 90'lı yıllara kadar gazinolarda fırtına gibi esmeye devam etti. Ardından televizyon filmleri ve dizilerinde rol alarak sanat yaşamını sürdürdü.
Bugün 69 yaşında olan Meral Zeren, son görüntüleriyle sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.
SAKAR ŞAİR'İN GARDIROP FUAT'ININ OĞLU DA ÜNLÜYMÜŞ!
Yeşilçam sinemasının unutulmaz yardımcı oyuncularından Ünal Gürel, özellikle Kemal Sunal ile birlikte rol aldığı komedi filmlerindeki performansıyla hafızalara kazındı.
BAKIN NERELİYMİŞ…
9 Mayıs 1935'te Adapazarı'nda dünyaya gelen Gürel, sanat hayatına tiyatro ile adım attı. Hacettepe Üniversitesi Şan Bölümü'ne başlayan sanatçı, ailesinin İstanbul'a taşınmasının ardından eğitimini sürdürürken, üniversitenin ikinci sınıfında babasının vefatı üzerine İstanbul'a dönmek zorunda kaldı.
Tiyatronun kapılarını aralayan Ünal Gürel, 1960 ve 1961 sezonlarında Ankara Şehir Tiyatrosu'nda oyuncu olarak görev yaptı. Tiyatro dışında sinema filmlerinde de boy gösteren Gürel, 1964 yılında kamera karşısına geçti. İzleyiciler onu, "Yedi Bela Hüsnü"deki Karamürselli Deli Hamdi, "Sakar Şakir"deki Gardırop Fuat, "Tokatçı"daki Karbonat Erol ve "Dokunmayın Şabanıma"daki Fatsalı/Pastacı Osman rolleriyle hatırlıyor.
Ünal Gürel sadece oyuncu değil, aynı zamanda yetenekli bir yazardı. 1974 yılında "Boşver Arkadaş" filmiyle senaristliğe adım attı.
Bir yıl sonra "Minik Cadı"nı kaleme aldı ve 1983 yılında Kemal Sunal ile Nevra Serezli'nin başrolünü paylaştığı "Kılıbık" filmiyle Yeşilçam'a unutulmaz eserler kazandırdı. 1992 yılında ise televizyon dizisi "Mahallenin Muhtarları"nda berber rolüyle ekranlarda yer aldı.
USTA OYUNCUNUN OĞLU DA OYUNCUYMUŞ MEĞER! İŞTE O İSİM…
Usta oyuncu Ünal Gürel'in oğlu Rüçhan Gürel, babasının adını taşıyan tiyatro okulunda eğitmen olarak görev yaptı. Hem oyunculuk kariyeri hem de eğitmenliğiyle sanat dünyasında kendi izini bırakıyor.
Rüçhan Gürel'in babasına olan benzerliği ise görenlerin dikkatinden kaçmıyor. İzleyiciler onu, bir dönemin sevilen dizisi Kavak Yelleri'nde sergilediği performansıyla da hatırlayabilir.