Yeşilçam'ın yüzlerce filminde rol alarak Türk sinemasına damga vuran usta oyuncu Coşkun Göğen, son yıllarda ardı ardına yaşadığı büyük kayıplarla sarsıldı. Önce kızı Dünya'yı kanser nedeniyle, ardından da hayat arkadaşı Anjelika'yı kaybeden 80 yaşındaki sanatçı, yaşadığı derin acıların üzerine bir de KOAH ve kalp rahatsızlıklarıyla mücadele etmeye başlamıştı. Uzun bir aradan sonra sosyal medyada paylaşılan görüntüsüyle gündeme gelen dev ismin aşırı zayıflamış hali yürekleri dağladı...
Türk sinemasına uzun yıllar emek veren ve 400'ün üzerinde projede yer alarak Yeşilçam'ın unutulmaz simalarından biri haline gelen Coşkun Göğen, canlandırdığı tiplemelerle geniş kitlelerin hafızasında yer edindi.
Beyaz perdede sergilediği performanslar ve Türk sinema tarihine damga vuran karakterleriyle tanınan usta oyuncu, uzun süredir gözlerden uzak bir yaşam sürdürüyordu.
PEŞ PEŞE GELEN AİLEVİ TRAJEDİLER
Sinema kariyerinin ardından yaşamını Antalya'da sürdüren usta sanatçı, son yıllarda ağır ailevi kayıplarla sarsıldı.
CİDDİ SAĞLIK SORUNLARIYLA MÜCADELE ETTİ
Ekranlardan uzakta kaldığı bu dönemde usta oyuncunun ağır sağlık problemleriyle boğuştuğu ortaya çıkmıştı.
Geçtiğimiz yıldan bu yana zatürre ve KOAH tedavisi gören Coşkun Göğen, ardından kalp damar servisinde tedavi altına alınmıştı.
Yaşadığı zorlu süreci ve sağlık durumunu paylaşan ünlü oyuncu, kalbiyle ilgili de tedavi gördüğünü belirterek hastaneye kaldırılmadan önce 16-17 kilo verdiğini ve tansiyonunun bir noktada 19'a kadar çıktığını açıklamıştı.
HAYAT HİKAYESİYLE YÜREK BURKAN BİR DİĞER İSİM MESUT ENGİN OLMUŞTU...
Yeşilçam'ın bir dönemine damga vuran, ışıltılı sahnelerin aranan yüzü Mesut Engin'in hayat hikayesi, başarıdan en dibe uzanan trajik bir yolculuğun özeti gibi.
1973 yılında Ses Dergisi'nin açtığı yarışmada birçok rakibini geride bırakarak birinci seçilen ve sanat dünyasına hızlı bir giriş yapan ünlü aktör, ne yazık ki son yıllarını sokaklarda, hastalıklarla boğuşarak geçirdi.
YARIŞMA BİRİNCİLİĞİNDEN BAŞROLLERE UZANAN KARİYER
Gerçek adı Mesut Kundak olan sanatçı, kariyerine başladığı 1970'li yıllarda Dert Bende, Yedi Evlat İki Damat, Özleyiş ve Gecelerin Ötesi gibi yapımlarla izleyicinin gönlünde taht kurdu.
Kısa sürede jönler arasına adını yazdıran Engin, Sevmek, Yazık Oldu Yarınlara, Ah Bu Gençlik ve Deli Kız filmleriyle popülerliğini pekiştirdi. Sadece sinemada değil, mankenlik ve fotomodellik dünyasında da fırtınalar estirdi.
HAYATINI ALTÜST EDEN O KAZA
1976 yılında geçirdiği feci trafik kazası, Mesut Engin için sonun başlangıcı oldu. Sağ el bileğinin sinirlerinin kesilmesiyle büyük bir yıkım yaşayan sanatçı, içine girdiği bunalımı aşmakta zorlandı. Bu süreçten sonra yer aldığı Lekeli Kadın, Ve Recep Ve Zehra Ve Ayşe, Kaşık Düşmanı ve Sonsuz Sokaklar gibi filmlere rağmen eski günlerine dönmekte zorluk çekti.
1980'li ve 90'lı yıllarda Kara Para, Ay Işığı Operasyonu, Zavallı Kız ve Kanlı Para gibi projelerde boy gösterse de talihsizlikler yakasını bırakmadı.
"DEDE" LAKABIYLA SOKAKLARDA BİR YAŞAM MÜCADELESİ
Özel hayatında ardı ardına gelen felaketler, Mesut Engin'i evsiz bıraktı. İş hayatındaki başarısızlıklar, boşanma ve ardından evinde çıkan yangınla her şeyini kaybeden efsane isim, sokaklarda yaşamaya başladı.
Çevredeki esnafın "Dede" diyerek yardım ettiği sanatçı, uzun yıllar boyunca açlık ve soğuğun yanı sıra ciddi hastalıklarla da pençeleşti. Düşler de Ölür, Kara Gün ve Son Defa gibi filmleriyle hafızalarda kalan jönün sokaklardaki hali, onu Taksim'de bitkin halde bulan tiyatrocu dostlarının yardımıyla son buldu.
GEÇİRDİĞİ KAZAYLA HAYATI ALTÜST OLAN BİR DİĞER YEŞİLÇAM OYUNCUSU: FERİDUN ŞAVLI
Türk sinemasının gelmiş geçmiş en sevilen serilerinden biri olan Hababam Sınıfı, bize sadece kahkahayı değil, her biri ayrı birer değer olan "güzel insanları" da miras bıraktı.
Rıfat Ilgaz'ın ölümsüz eserinden beyaz perdeye uyarlanan seride, o meşhur siyah önlüğü, haylaz gülüşü ve saf kalbiyle tanıdığımız bir isim vardı: Domdom Ali.
Peki, hafızalarımıza kazınan o sevimli karakteri canlandıran Feridun Şavlı'nın, kameralar kapandıktan sonra nasıl bir hayat mücadelesi verdiğini biliyor muydunuz? İşte Burdur'dan Yeşilçam'a uzanan, başarı ve talihsizliklerle dolu o hikaye...
YEŞİLÇAM'IN BURDUR'DAN GELEN GÜLEN YÜZÜ
6 Ağustos 1953'te Burdur'da dünyaya gelen Feridun Şavlı, sinema kariyerine sadece Hababam Sınıfı'nı sığdırmadı. 1970'li yılların o samimi atmosferinde; "Ah Nerede", "Yüz Numaralı Adam", "Neşeli Günler" ve "Sınıfta Şenlik Var" gibi dönemin en popüler yapımlarında rol alarak izleyicinin sevgisini kazandı.